Sıfır kilometre alınan aracın kısa sürede ortaya çıkan motor ve yağ kaçırma gibi gizli ayıpları nedeniyle ayıpsız misliyle değişim talebinin haklı bulunması.
Özet: Sıfır kilometre olarak alınan bir aracın kısa süre içerisinde motorunda yağ kaçakları, eksantrik mili ve motor bloğu problemleri gibi gizli ayıpların ortaya çıkması ve birden fazla onarım girişimine rağmen sorunların giderilememesi üzerine, tüketici ayıplı aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiş; yapılan bilirkişi incelemesiyle arızaların gizli ayıp olduğu ve aracın beklenen menfaati sağlamadığı sabit görülerek, hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri tarafından aracın misliyle değiştirilmesi yönünde karar verilmiş, davalı şirket ise arızaların basit terleme ve onarım ile giderilebilir nitelikte olduğunu ileri sürerek bu kararları temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Hukuk (Tüketici) MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete bağlı hizmet veren Antalya ... Bayisinden 07.01.2021 tarihinde ... marka ... 2021 model sıfır aracı satın aldığını, müvekkilinin yetkili servise defalarca gittiğini ve her gittiğinde aracın farklı sıkıntısının olduğunu öğrendiğini, aracın sensör lambasının tamirinden kısa bir süre sonra motor arıza lambasının yandığını, servis tarafından onarım yapılmasına rağmen herhangi bir belge verilmediğini, aracın ön sağ çamurlukta bulunması gerekli olan yağmur kanalının yerinde olmadığını, bilahare araç motorunun yağ kaçırmaya başlaması üzerine aracın motor kapağının söküldüğünü ve motorda bulunan birden fazla parçanın isteği dışında değiştirildiğini öğrendiğini, müvekkilinin aracını teslim aldıktan 3 gün sonra aracın tekrar yağ kaçırdığını, aracın serviste 21 gün kalmasının ardından müvekkiline sorunun ve yapılan işlemin neler olduğu açıklanmadan aracın teslim edildiğini, ancak aracın yağ kaçırmaya devam etmesi üzerine 21.09.2021 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı şirketin teklif ettiği değer kaybı bedelinin çok düşük olduğunu ve kendisine ibraname imzalatılmak istenildiğini, halen devam etmekte olan yağ kaçırma hatası neticesinde de müvekkilinin onamı alınmadan motor kapağının açıldığını ve birden fazla parçanın değiştirildiğini ileri sürerek; dava konusu ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir ayıbın olmadığını, somut olayda iddia edildiğinin aksine motor parçalarının birleşim yerlerinde bir miktar terleme şeklinde yağlanma görülmesinin ayıp olarak kabul edilemeyeceğini, bahsi geçen sorunların araçtan faydalanmaya olumsuz etki edecek bir durum yaratmadığını, ayıbı kabul anlamına gelmemekle birlikte onarımla giderilebilecek nitelikteki sorunlar için misli ile değişimine karar verilemeyeceğini, aracın tramer kaydının sorgulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda, belirtilen ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, yeni alınmış düşük km araçta bu arızaların meydana gelmesinin olağan bir durum olmadığı, tüketicinin garanti şartlarına uygun şekilde davrandığı ve garantinin bozulmadığının tespit edildiği, aracın en önemli aksamlarından olan motor içerisinde eksantrik mili ve motor bloğunda bulunan yağ kaçakları, terleme ve arızaların gizli ayıp olduğu, araçtan beklenen menfaat ve konforun sağlanmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile, dava konusu ... marka ... 20 20... .5 Dizel, Sedan, beyaz renkli, otomatik, titanium aracın davacı tarafından takyidatlardan ari bir şekilde davalılara iadesi ile söz konusu aracın davalı tarafından aynı özellikte ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalıya ait bayiden sıfır kilometre olarak aldığı aracın kısa bir süre sonra arızalandığı, denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında aracın ayıplı olduğu, bu ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu, arızaların kullanımdan kaynaklanmadığı, ilk bakışta yapılacak kontrolle tespitinin mümkün olmadığı, bu ayıp nedeniyle davacının söz konusu araçtan beklenen konfor ve performansı elde edemediği gibi defatle arıza veren araç nedeniyle araçtan kesintisiz olarak faydalanamadığı, aracın satın alındıktan kısa bir süre sonra ayıbın ortaya çıkması sebebiyle aracın yenisiyle değiştirilmesi talebinin hakkaniyete aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; iddia edildiğinin aksine motor parçalarının birleşim yerlerinde bir miktar terleme şeklinde yağlanma görülmesinin ayıp olarak kabul edilemeyeceğini, bahsi geçen sorunların araçtan faydalanmaya olumsuz etki edecek bir durum yaratmadığını, dava konusu şikayetin onarımla değer kaybına yol açmaksızın giderilebileceğinin tespit edildiğini, araçta teknik anlamında giderilmesi mümkün olmayan bir durum tespitinin de yapılmadığını, dava konusu aracın ayıplı olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere, taraflar arasındaki menfaat dengesi göz önüne alınarak seçimlik haklar arasında değerlendirme yapılması gerektiğini, tüketicinin kendisine tanınan seçimlik hakları objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanması gerektiğini, seçimlik haklar objektif iyiniyet kuralları çerçevesinde kullanılması gerektiğinden misli ile değişime karar verilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi hükmüne göre; çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.Aynı Kanunun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilecekleri; Mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır.Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. 2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu araçta gizli ayıp olup olmadığı konusunda makine mühendisinden 13.09.2022 havale tarihli bilirkişi raporu alındığı, Mahkemece hükme esas alınan işbu raporda; 28.07.2021 tarihli iş emrinde, dava konusu aracın motorunda terleme olduğundan contasının değiştirildiği, 16.08.2021 tarihli iş emrinde, aracın motorunda yağ kaçağı olduğundan eksantrik milinin değiştirildiği, 04.10.2021 tarihli iş emrinde, dava konusu aracın motorunda yağ kaçağı olduğu, blok ile yağ arasında terleme olduğu ancak müşteri isteği ile yapılmadığının anlaşıldığı, henüz 15 bin km'de olan aracın yağ kaçırmak suretiyle motor arızası vermesi ve giderilememesinin olağan bir durum olmadığı, az kullanılmasına rağmen aracın sürekli arıza vermesinin teknik yönden kabul edilebilir olmadığı, bu tür olağan ve sık tekrarlamayan arızaların yetkili servis tarafından orijinal yedek parça kullanılarak satıcı garantisi altında yapılmakla aracın orijinalliğini kaybetmeyeceği ve bir değer kaybına uğramayacağı, ancak aynı arızaların devam etmesi veya aracın sürekli farklı arızalar vererek maldan yararlanmanın kesintiye uğraması durumunda araçtan beklenen faydaların elde edilemeyeceği, ortaya çıkan arızaların teknik yönden hayatın olağan akışına aykırı olduğu, belirtilen nedenlerle dava konusu aracın gizli ayıplı nitelikte olduğunun belirtildiği, raporun hangi bilimsel ve teknik gerekçelerle dava konusu aracın imalattan kaynaklı gizli ayıplı olduğu sonucuna varıldığı konusunda bir açıklık içermediği, bu hali ile bilirkişi raporunun serviste yapılan işlemler üzerinden kanaat bildirdiği, araç üzerinde bir inceleme ve araştırma yapılmadan ayıplı olduğu görüşünü bildirdiği ve Mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verildiği, raporun bu haliyle denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Mahkemece bilirkişi raporuna yapılan itirazlar giderilmeden hüküm tesisi yoluna gidildiği görülmüştür. Hal böyle olunca, Mahkemece teknik üniversiteden makine ve otomotiv alanında uzman 3'lü bilirkişi heyetinden, dosyaya sunulan tüm evraklar, bilirkişi raporu ve bilirkişi raporuna yapılan itirazlar da dikkate alınarak, özellikle araç üzerinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu araçtaki arızanın tespit edilip, bu arızanın araç motorundaki terleme nedeniyle mi yoksa motordaki yağ kaçağı sebebiyle mi meydana geldiği, bu arıza tespit edildikten sonra onarım yapılması durumunda değer kaybı olup olmayacağı, değer kaybı meydana geleceği tespit edilirse "nispi metod" yöntemine değer kaybı hesabı yapılıp, araçta meydana gelen arızanın imalat aşamasındaki üretim hatasından mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığını da belirtir, iddia ve savunmaları kapsayan taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.