Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davacının rızası dışındaki araç rehninin kaldırılması ve kötüniyet tazminatı talepli menfi tespit davasında görevli mahkeme tespiti süreci.
Özet: Bir davacı, kendisine ait aracına bilgisi ve iradesi dışında davalı tarafından haksız yere rehin konulduğunu, aralarında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını ve davalının kötü niyetli hareket ettiğini belirterek rehnin kaldırılması ve kötü niyet tazminatı talebiyle menfi tespit davası açmıştır. Davacı, zararlarını önlemek amacıyla rehin bedelini ödeme teklifinde bulunmuş ancak davalının IBAN bilgisi paylaşmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, davanın esasına geçmeden ve davalı savunması alınmadan önce, tensiben görevsizlik kararı vererek davanın kendi yetki alanına girmediğini belirtmiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; tarafına ait olan ....plaka sayılı aracının üzerine █████/2021 tarihinde davalı tarafından rehin konulduğu; rehin işleminin kendi bilgi ve iradesi dışında yapıldığı; davalı tarafın kendisinden hiçbir alacağı olmadığı, bir rehin belgesinin herhangi bir alacağa bağlı olması gerektiği; davalının ortağı ve kardeşi olan ... plakalı aracı ile takas işlemi yapıldığı; bu işlem dışında davalı ile ne takas tarihinde ne de takas tarihi öncesine veya sonrasında hiçbir alışveriş, hiçbir borç-alacak ilişkisi ve ticari temasının bulunmadığı; aracının üzerindeki rehinin ivedilikle kalması ve daha fazla zarara uğramaması amacıyla rehin bedeli olan 150.000,00 TL'yi ivedi olarak ödeyeceğini davalıya beyan ettiği ve bu ödemeyi yapabilmesi için davalıdan IBAN numarası istemiş olmasına rağmen davalının IBAN numarasını paylaşmadığını beyan ederek; ... plaka sayılı araç üzerine davalı tarafından konulan rehinin kaldırılmasına; rehin bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II) CEVAP :
Mahkememizce, tensiben görevsizlik kararı verilmiş olması nedeniyle; davalı tarafa bu aşamada dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
III) DELİLLER :
.... Esas Sayılı Dosyası.
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
... Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.
...Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.
... Tarafından Gönderilen Bila Tarihli Cevabi Yazı.
...Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.
...Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı .... ("davalı" olarak anılacaktır) arasındaki "Menfi Tespit Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; ... arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar ...Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu satım sözleşmesinin, ticari niteliği bulunmadığı hususu dikkate alındığında, Mahkememiz nezdinde ikame olunan işbu davanın, "mutlak ticari dava" niteliği bulunmadığı anlaşılmış olup; işbu davanın "nispi ticari dava" niteliği bulunup bulunmadığının tetkiki kapsamında ise tarafların "tacir sıfatının bulunup bulunmadığı" hususu araştırılmıştır.
İşbu davanın "nispi ticari dava" niteliği bulunup bulunmadığının tetkiki kapsamında ise; Mahkememizce, ilgili ... müzekkere yazılmış; .... tarafından sunulan █████/2025 tarihli yazı kapsamında, davalının "esnaf kaydının bulunduğunun" bildirildiği; .... tarafından sunulan █████/2025 tarihli yazı kapsamında, davalının "ticaret sicil kaydının bulunmadığının" belirtildiği; anılan hususların yanı sıra,... Başkanlığı Uygulama ve ... tarafından sunulan █████/2025 tarih ve 73979 sayılı cevabi yazı kapsamında da, davacının "...faaliyetinin işletme hesabı esasına göre tacir boyutunda olmadığının değerlendirildiği...", bununla birlikte davalının da basit usule tâbi bulunduğu hususlarının bildirildiği göz önünde bulundurulduğunda, işbu davanın "nispi ticari dava" niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Belirtilen işbu hususlar doğrultusunda; Mahkememiz nezdinde açılan davanın "mutlak ticari dava" ve/veya "nispi ticari dava" niteliği bulunmadığı hususu dikkate alınarak; Mahkememizin görevsizliğine ve ... Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin,... Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
Gerekçeli Karar

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!