Kanun Yararına Bozma isteminin, sanığın duruşmalardan vareste tutulma talebi olmaksızın yokluğunda hüküm verildiği iddiasına rağmen, hükmün Adalet Bakanlığına tebligat eksikliği nedeniyle henüz kesinleşmediği gerekçesiyle reddi.
Özet: Sanığın duruşmalardan vareste tutulma talebi olmamasına rağmen yokluğunda mahkûmiyet kararı verilerek savunma hakkının kısıtlandığı iddiasıyla Adalet Bakanlığının kamu malına zarar verme suçundan verilen hükme ilişkin kanun yararına bozma talebi; Adalet Bakanlığına usulüne uygun tebligat yapılmadığı için hükmün henüz kesinleşmediği ve kesinleşmeyen kararlar hakkında kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
6. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

KANUN YARARINA BOZMA

Kamu malına zarar verme suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a ve 168/1. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli ve ████████ ESas, ████████ Karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığının 25.11.2025 günlü ve 94660652-105-55-20443-2025-KYB sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2025 günlü ve ███████████ sayılı İhbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) "Sanığın duruşmadan bağışık tutulması" başlıklı 196/1. maddesinde yer alan, "Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenleme ile,
Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2021/6-434 Esas, ████████ sayılı ilâmında yer alan, "Manisa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl Mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık ...’ın, hükmün açıklandığı 05.06.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde Mahkemesince yerine getirilmesine ve ulaşılan bu sonuç karşısında sanığın mala zarar verme suçuna ilişkin cezasının infazının durdurulması ile tahliyesine karar verilmelidir." şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında;
Somut olayda, yargılama aşamasında 10.11.2022 tarihinde sorgusu yapılan sanığın 5271 sayılı Kanun'un 196/1. maddesi uyarınca duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebinin bulunmadığı, Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin incelemeye konu 25.01.2023 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, böylece, anılan karar tarihinde başka suçtan Bafra Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanığın, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Adalet Bakanlığına kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde aynı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle sanık hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen suçtan zarar gören kuruma hükmün tebliği gerektiğinden hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği ve kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2023 tarihli kararının Adalet Bakanlığına usûle uygun olarak tebliğ edilerek kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Bafra 2. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 25.01.20123 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!