Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, banka mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, e-ticaret şirketinin haksız bloke iddialarını inceleyerek görevsizlik kararı verdiği gerekçeli karar.
Özet: Bu hukuki evrak, internet e-ticaret hizmetleri sunan davacının banka hesabına 5549 sayılı Kanuna dayanarak haksız bloke konulduğu ve 2.000.000 TL tutarındaki mevduat bakiyesinin ödenmediği iddiasıyla açtığı, banka mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin bir gerekçeli karar olup; mahkeme, davalı tarafın henüz cevap vermediği yargılamanın bu erken aşamasında, kamu düzeninden sayılan ve resen incelenmesi gereken görev kurallarını, özellikle asliye ticaret mahkemelerinin görev alanını detaylıca değerlendirerek, davanın kendi yetki alanında olup olmadığını irdelemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AYargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C.ANKARA7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████KARAR NO : ████████...DAVA : Alacak (Banka Mevduat Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Banka Mevduat Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin internet üzerinden her türlü mal alım satımı yapmak ve buna aracılık etmek vs. e-ticaret hizmetlerinin ticaretini yapmak amacıyla █████/2024 tarihinde kurulduğu, kuruluş işlemlerinin ardından ... numaralı ticari mevduat hesabı açtığı ve hesabı kullandığı; Ocak ayı sonunda internet bankacılığı işlemleri yapmak istediğinde hesabının kısıtlı olduğunu öğrendiği ve akabinde, banka şubesi ilgili temsilcisi tarafından hesabında bloke olduğunun bildirildiği; █████/2025 tarihinde I... Şubesine başvuruda bulunulduğu; şube tarafından başvurularının kabul edilmediği ve hesabındaki kısıtlamanın kaldırılması için davalı banka ile yapılan görüşmeler sonucunda hesabın şuan açılmayacağı ve kısıtlamaların kaldırılmayacağının açıkça bildirildiği; 2.000.000,00.-TL tutarlı hesap bakiyesinin müvekkiline ödenmekten imtina edildiği, banka görevlileri tarafından 5549 sayılı Kanunun m. 19/A hükmü ile... tarafından yapılan bankacılık işlemlerinin maddede belirtilen kapsamda suç teşkil edip etmediği konusunda 7 günlük süreyle inceleme yapılması hususunun hüküm altına alındığı, bu konuda Masak veya ... tarafından derdest bir incelemenin bulunmadığı; davalı bankanın hukuka aykırı davranarak aylardır hesap bakiyesi üzerine kısıtlama koyduğu beyan edilmiş olup; müvekkiline ait davalı nezdinde bulunan ve haksız ve hukuka aykırı şekilde ödenmeyen mevduat bakiyesine ilişkin şimdilik 1.000,00.-TL'nin bilirkişi raporu alındıktan sonra ıslah edilmek üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan azami faizi ile birlikte tahsiline; mevduatın haksız şekilde engellenmesi nedeniyle müvekkilinin mahrum kaldığı faiz vs. bakiyenin nemalandırılmasına ilişkin zararının şimdilik 1.000,00.-TL'sinin bilirkişi raporu aldırıldıktan sonra ıslah edilmek üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan azami faizi ile birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.II) CEVAP :Mahkememizce verilen görevsizlik kararının, tensiben verilmiş olması nedeniyle; davalı tarafa bu aşamada dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. III) DELİLLER :... Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı, ... Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.... Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarihli Cevabi Yazı.IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı.... ("davalı" olarak anılacaktır) arasındaki "Banka Mevduat Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Davası" olduğu anlaşılmaktadır.Uyuşmazlığın konusunun; davacıya ait mevduat hesabı üzerine uygulanan blokenin hukuki bir dayanağının olup olmadığı; davalı bankanın 5549 sayılı Kanun m. 19/A kapsamındaki inceleme süresini aşarak haksız bakiye tutup tutmadığı ve davacının mevduatın engellenmesi nedeniyle bir zarara (nema/faiz kaybı) uğrayıp uğramadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.b) Genel Hukuki Tasnif :6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda; gerek yasal mevzuat, gerek Yüksek Yargı içtihatları ve gerekse Doktrin incelemeleri dikkate alındığında; "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanmasının, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu unsurlardan olduğu ve bu doğrultuda gerek tarafların talebi üzerine ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği hususu izahtan varestedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, .... Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.Asliye Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanı :6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.(2) ...(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.(4) ..."Yukarıda belirtilen TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanı :6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Tüketici Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen, "Tüketici Mahkemeleri" başlıklı 73/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."Anılan Kanun hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere Tüketici Mahkemelerinin görev alanı; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklar" olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının incelenmesinde, öncelikle "tüketici" ve "tüketici işlemi" kavramlarının detaylı olarak tetkik edilmesi önem arz etmektedir.6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici" tanımını düzenleyen (k) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ... ifade eder."6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ... ifade eder."Yukarıda belirtilen 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesi kapsamında da açıkça belirtilmiş olduğu üzere tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi"; tüketici işlemi ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan "tüketici gerçek veya tüzel kişilere yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar" ile "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemden doğan uyuşmazlıklar" olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemelerinin Görev Sınırları :Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve sair açıklamalar kapsamında da belirtilmekte olduğu üzere; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Tüketici Mahkemeleri arasındaki görev sınırının belirlenmesinde, öncelikle dava konusu uyuşmazlığın niteliğinin ("ticari iş" veya "tüketici işlemi" olarak) tespiti gerekmekte olup; bununla birlikte dava konusu uyuşmazlık taraflarının "tacir" veya "tüketici" sıfatlarının da belirlenmesi ayrıca önem arz etmektedir.Bu doğrultuda; uyuşmazlık konusunun "ticari iş" olması ve/veya uyuşmazlık taraflarının "tacir sıfatını haiz" bulunduklarının anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte uyuşmazlık konusunun "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.Bu noktada uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması ihtimallerine münhasıran belirtilmesi önem arz eden diğer bir husus ise; TKHK.'nın 3. maddesinin (tüketici işlemini tanımlayan) (l) bendinde belirtilen "sigorta sözleşmelerinden" ve "bankacılık sözleşmelerinden" doğan uyuşmazlıklarda görevli Mahkemenin tespitinde (anılan sözleşmelerin münferit nitelikleri doğrultusunda uyuşmazlıkların çözümünün, Asliye Hukuk Mahkemelerinin veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yahut Tüketici Mahkemelerinin görev alanlarına girebilecekleri hususu dikkate alındığında) söz konusu sigorta sözleşmesinin veya bankacılık sözleşmesinin "tüketici işlemi" olarak tanımlanıp tanımlanamadıklarının tespiti gerektiği hususudur. Belirtilen açıklamalardan hareketle, uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması halinde; söz konusu sigorta veya bankacılık sözleşmesinin, "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte anılan sözleşmelerin "tüketici işlemi" olarak tanımlanmasının mümkün bulunmadığı hallerde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması ("ticari iş" olarak tanımlanması veya tanımlanamaması ihtimallerine münhasıran) Asliye Ticaret Mahkemelerinin veya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanlarına girmektedir.c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; davacı gerçek kişinin "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunun araştırma yapılması amacıyla.... müzekkere yazılmış olup; .... sunulan █████/2025 tarih ve 5513 sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının ... Sicil Kaydının bulunmadığının bildirildiği;.... tarafından sunulan █████/2025 tarih ve ....sayılı cevabi yazı kapsamında, davacının Ticaret Odası kaydının bulunmadığının bildirildiği ve son olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Mahkememize sunulan █████/2025 tarih ve .... sayılı cevabi yazı kapsamında da davacının vergi mükellefiyetini / ticareti terk etmiş olduğunun bildirildiği anlaşıldığından; davacının "tacir sıfatının" bulunmadığı ve bu nedenle huzurdaki davanın, "nispi ticari dava" olarak nitelendirilmesi imkanının bulunmadığı; bunun yanı sıra davacı tarafın "tacir" sıfatının bulunmaması nedeniyle, davacı ve davalı banka arasındaki ilişkinin "ticari iş" olarak nitelendirilemeyeceği ve bu doğrultuda huzurdaki davanın, "mutlak ticari dava" olarak nitelendirilmesinin de mümkün bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Anılan hususlar doğrultusunda; dava konusu bankacılık işleminin 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesinde ifadesini bulan "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu ve bu doğrultuda davacının da aynı Kanun hükmü kapsamında ifadesini bulan "tüketici" sıfatını haiz bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesinde belirtilen "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın.... GÖNDERİLMESİNE;4) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;Dair, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025... Gerekçeli Karar