Yargıtay 11. Ceza Dairesinden bankacılık dolandırıcılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarında beraat, zamanaşımı ve eksik soruşturma değerlendirmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken kredi ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükmündeki vekalet ücreti eksikliğini düzelterek onamış, aynı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle bozarak davanın düşmesine karar vermiştir; ayrıca, bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak sanık savunması, çeklerin niteliği ve taraflar arası yüzleştirme yapılmaması gibi önemli eksiklikleri ve iddiaları değerlendirmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.SUÇLAR : Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, bankaca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzeltilerek onamaSanık ... müdafiinin temyiz isteminin münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A) Sanık ... Hakkında Bankaca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilgili yerine “3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ...'e verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,B) Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü YönündenSanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,C) Sanık ... Hakkında Bankanın Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden... İletişim Elektronik İçecek Dağ. Paz. San. Ltd. Şti.nin yetkilisi olan sanığın, suça konu (49.142,00 TL, 48.110,00 TL, 30.000,00 TL, 49.251,00 TL, 45.658,00 TL, 46.851,00 TL, 45.845,00 TL, 41.430,00 TL, 43.340,00 TL, 42.413,00 TL bedelli) toplam on adet çalıntı çeki ciro ederek aldığı mal karşılığında ... İletişim Sis. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.ne verdiği, çeklerdeki keşideci imzalarının sanığa ait olduğunun belirlendiği, böylece bankanın maddi varlıklarından olan çekleri sahte olarak düzenleyip piyasaya sürerek menfaat temin etmek suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda,1.Her ne kadar atılı suçu işleyenin sanık olduğu sonucuna varılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanık aşamalarda ortaya koyduğu savunmasında, cep telefonu ve kontör alım satım işi yaptığını, suça konu çekleri sattığı kontörler karşılığında kendisiyle aynı işi yapan ...'dan aldığını, sonra toptancı olan ... İletişim Sis. Paz. ve Tic. Ltd. Şti.(nin yetkilisi olan ve atılı suçlardan hakkında beraat hükmü kurulan ...'a) verdiğini, çeklerin sahte olduğunu bilmediğini ve sahte çek keşide etmediğini savunmuş olup çeklerin sahte olduğunu öğrendikten sonra suç şikâyetinde bulunduğunu beyan ederek ...ile olan hukuki ilişkisine dair faturalar ve tahsilat makbuzlarını sunduğu, temyiz dışı sanık ... savunmasında, cep telefonu ithalatı ve toptan satış işi yaptığını, ...'yı tanımadığını, sanık ...'i tanıdığını ve bayilerinden biri olduğunu, sanığın aldığı çekleri kendilerine faksladığını ve sağlam olup olmadığını bankalardan sorduklarını beyan ettiği, suça konu tüm çeklerin lehtarı ve birinci cirantasının "... İletişim Hizmetleri-... " olduğu, yine, dosya arasına alınan farklı mahkeme kararlarında atılı suçlardan hakkında beraat hükmü kurulan temyiz dışı sanık ...'ın kimlik bilgileri kullanılarak çek hesabı açtırılması gibi çeşitli bankacılık işlemleri yapıldığına ilişkin tespitler bulunduğu, yargılamanın 04.11.2009 tarihli celsesinde sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'nın yüzleştirilmesine ilişkin ara karar verildiği halde bunun gereği yerine getirilmediği gibi ara karardan usulen de dönülmemiş ise de (temyiz dışı sanık ... hakkındaki) Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamına konu olan İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sırasına kayıtlı davanın yargılaması sırasında, sanığın kendisine çekleri veren kişinin temyiz dışı sanık ... olmadığına dair teşhiste bulunduğunun belirlendiği, öte yandan, Mahkemenin kabulünün aksine, suça konu çeklere ilişkin olarak alınan yazı-imza inceleme raporlarında keşideci imzalarının sanık ...'e ait olduğuna yönelik herhangi bir tespitin bulunmadığı, ayrıca, sanık hakkında Vergi Usul Kanununa muhalefet etmekten (sahte fatura düzenleme-kullanma) kesinleşmiş ya da derdest kovuşturma dosyalarının bulunduğu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile UYAP ortamından yapılan incelemeden anlaşılmış olup maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakamayacak şekilde ortaya konulması bakımından; sanığın şikâyetinin akıbeti araştırılarak neticesinin belirlenmesi, çekleri kendisinden aldığı ve ismini ... olarak bildiği kişinin belirlenmesine yönelik olmak üzere, farklı mahkemelerce temyiz dışı sanık ... ile ilgili olarak bankacılık işlemlerinde kullanılan kimlik bilgilerindeki fotoğraf ile adı geçenin fotoğrafının farklı olduğuna dair tespitlerle birlikte gerçek faillerin belirlenmesi için suç duyurularında bulunulmasına nazaran, anılan suç duyurularının akıbetlerinin araştırılması, bankacılık işlemlerinde kullanılan kimlik bilgilerindeki fotoğrafın temin edilmesi ve sanığa gösterilerek çekleri aldığını savunduğu kişi olup olmadığına dair beyanının alınması, yine, çeklerin ön yüzündeki yazılar ve keşideci imzalarının sanığa aidiyetine dair önceki bilirkişiden farklı ve alanında uzman bir bilirkişiden yahut Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması, ayrıca, savunmasında sunduğu faturalara dair Vergi Usul Kanununa muhalefet etmekten hakkında cezai işlem yapılıp yapılmadığı belirlenerek ilgili kayıtların dosya arasına getirtilerek incelenmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,2.Gerekçeli karar başlığındaki suç tarihinin "█████/2007" yerine "2007-█████/2008-█████/2007" olarak ve suç adının da "Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" yerine "Dolandırıcılık" olarak gösterilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,01.04.2026 tarihinde karar verildi.