Ticari defterler için zayi belgesi talepli davanın, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin mahkeme kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, şirkete ait defterlerin 2023 Kahramanmaraş depreminde zayi olduğunu iddia eden davacının, genel kurul toplantı ve müzakere karar defteri ile pay defterlerinin noterden tastik ettirilebilmesi için zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir; ancak mahkeme, davayı gerçek kişinin kendi adına açması ve şirketin yetkili müdürü olsa dahi şirketin değil kendi aktif husumetiyle hareket etmesi nedeniyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : █████/2026
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kazım Karabekir Mh. ... Sok. No:.. Gaziosmanpaşa/İSTANBUL adresinde bulunan, ...Limited Şirketi'nin 27.12.2021 tarihinde kurulduğunu, şirketin kuruluş tarihinden 4-5 ay sonrası gibi bir süreçte eşi ile şiddetli tartışmalar meydana geldiğini, kendisinin ise Hatay İskenderun da olan ailesinin yanına yerleştiğini, 2023 yılında boşanmasının gerçekleştiğini, 06.02.2023 Tarihli Kahramanmaraş bölgeli deprem afet olduğunu, şirkete ait olan defterlerin bulunamadığını belirterek davanın kabulü ile Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Karar Defteri ile Pay defterlerinin Noterden tastik ettirilebilmesi için izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:
Dava, 6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK m. 82/7 hükmüne göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.
Öte yandan uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kullanılmaktadır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, █████/2021, E. 2017/1-1270, K. ████████ , §§16-17).
Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararında "... davacı gerçek kişi kendi adına dava açmıştır. Bu durumda davacı bu davada aktif dava ehliyetine haiz değildir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin █████/2017 tarih ██████████ esas █████████ karar sayılı ilamı) Davacının, dava konusu şirkette hırsızlık olayı olduğu ve pay defterlerinin hırsızlandığı gerekçesiyle pay defterleri için zayi belgesi verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesi ekindeki imza sirküsü ve incelenen ticaret sicil gazetesine göre davacının talebe konu şirketin yetkili müdürü ise de davacı eldeki davayı şirket adına değil kendi adına açmış olup bu hali ile eldeki davada aktif husumeti bulunmadığından mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek davanın reddedilmesi isabetsiz olmuştur. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; dosyamız davacısının huzurdaki davayı kendi adına açtığı ve dava dışı şirkete ait defterlerin zayine karar verilmesi isteminde bulunduğu, yukarıda yer verilen emsal nitelikteki istinaf ilamı da dikkate alındığında davacının huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harç dava açılırken peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığını,
3-) Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!