Haksız İcra Satışı Nedeniyle Taşınmazın Düşük Bedelle Satışından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat Talepli Davanın Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf İncelemesi.
Özet: Davacı, davalı tarafından başlatılan icra takibi sonucunda taşınmazının piyasa değerinin altında satılması ve tahliyesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesi taşınmaz satış bedeli farkı ve kira kayıpları için kısmen tazminata hükmederken, davalının istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, haksız hacizden doğan tazminat davasının daha önce eksik inceleme gerekçesiyle bozularak geri gönderildiğini ve özellikle düşük bedelle satılan taşınmazdan kaynaklanan maddi zarar iddialarının yeniden değerlendirilmekte olduğunu belirtmiştir.

T.C. ...BAM ... HUKUK DAİRESİ
T.C. ...A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : KARAR NO : █████████BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .KARAR NO :.KARAR TARİHİ :.İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :.DAVACI : .VEKİLİ : Av. ... -.DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ... - .DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : .KARAR YAZIM TARİHİ :.Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, davalı şirket tarafından ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından müvekkili şirket aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirkete ait işyeri olan ... taşınmaz üzerindeki dükkanın icra yolu ile 2. satış günü olan 22.10.2012 tarihinde davalı şirket tarafından alacağına mahsuben 123.000,00.-TL bedel ile satın alındığını, .... ATM...sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davasında, taşınmazın değerinin satış tarihinde 300.000,00.-TL olduğunu, müvekkili şirkete ait taşınmazın mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu satışın gerçekleştiği tarihteki gerçek değerinin belirlenmesiyle, davalı şirketin 123.000,00.-TL bedel ile satışı gerçekleştirmesi nedeniyle uğradığı maddi zararın tespit edilmesini, müvekkili şirketin uğradığı zarar olarak şimdilik 50.000,00.-TL'nin satış tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, taşınmazı haksız olarak elinden çıkan müvekkili şirketin tahliye edilmesi nedeniyle müvekkili şirketin ödediği kira bedelleri olarak şimdilik 25.000,00.-TL'nin tahliyenin gerçekleştiği 30.10.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, müvekkili şirketin itibarının zedelenmesi nedeniyle 10.000,00.-TL manevi tazminatın satış tarihi olan 22.10.2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, başlatılan icra takibinin yasal süresinde kesinleştiğini, kesinleşme üzerine de davacıya ait bir kısım gayrimenkul mallar üzerine haciz konularak satış işlemlerine başlandığını, davacı ile davalı arasında bir akdi ilişkinin farklı farklı şekillerde yorumlanmasından doğan ihtilafın kesin hüküm ile çözümlenmiş olup, müvekkilinin iddiasında haklı çıktığını, müvekkilinin kötü niyeti yahut zarar verme kastı olmadığını, mahcuz malın yürürlükte olan yasaların emrettiği tüm kural ve kaidelere uygun bir şekilde satıldığını, satış aşamasında vaki olan hem bedele hem de ihaleye yönelik tüm itirazların reddedildiğini, menfi tespite ilişkin hükmün kesinleşmesi ile müvekkilinin takip alacaklısı olduğu ,, esas sayılı dosyaya müracaat ederek kendisine yapılan fazla ödemenin hesaplanmasını istediğini, müvekkilinin mezkur parayı icra müdürlüğüne ödediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 177.000,00.-TL taşınmaz satış sebebiyle uğranılan zarara ilişkin alacağın 22.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 83.265,00.-TL toplam kira bedelinin alacağının, 30.000,00.-TL kısmının 01.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 32.310,00.-TL kısmının 01.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 20.955,00.-TL kısmının 01.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazla kira bedeli alacağı ve manevi tazminata yönelik alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, kaldırma kararında gerek dükkan satışı nedeniyle uğranılan zarar kaleminden gerekse de kira tazminatı kaleminden tespit edilecek uygun bir miktarda müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği hüküm altına alınmasına rağmen mahkemece bu hususta hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerde gerçek zarar ilkelerine aykırı davranıldığını, reddolunan manevi tazminat yönünden lehlerine ayrı bir vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, haciz işleminin haksız olmadığını, karşı tarafın borcunu ödemeyerek hacze sebebiyet verdiğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Dava, haksız haciz sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Dairemiz ... K sayılı ilamıyla eksik incelemeye işaret edilerek kaldırma kararı verilmiştir. Davacının maddi tazminat talebi, davacı adına kayıtlı taşınmazın gerçek bedelinden çok düşük bir bedelle satılmış olması nedeniyle uğranılan zarar ve haksız tahliye sonucu satışa konu taşınmazın davacının iş yeri olması sebebiyle ödenen kira bedelleri sebebiyle zarar olmak üzere iki kalemden oluşmaktadır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... K sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü cihetine gidildiği, icra takibine konu ... İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyasında taşınmazın █████/2012 tarihindeki değerinin bilirkişilerce 300.000,00 TL olarak tespit edildiği ve değere karşı da itiraz edilmediğinden, bu değerin tarafları bağlayacağından bahisle, 300.000,00 TL taşınmaz değerinden, satış bedeli olan 123.000,00 TL nin mahsubu ile kalan 177.000,00 TL bedel üzerinden hüküm kurulduğu, kıymet takdirine itirazda bulunulmadığı, icra takibinde belirlenen bedelin benimsendiği, taşınmazın satış tarihindeki değeri yeniden belirlenerek zararın hüküm altına alınamayacağı (Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam), taşınmazın gerçek bedelinden daha düşük bir bedelle satılmış olması nedeniyle uğranılan zararın, kıymet takdirinde belirlenen bedel ile satış bedeli arasındaki fark olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı tarafça, davacı hakkında ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya ile 100.000,00 TL bedelli bonoya istinaden takip başlatıldığı, davacı tarafından yapılan mal tesliminin iade amaçlı olup, iade bedelinin taraflar arasındaki alacaktan düşülmesi gerektiği, takibe konu bononun davalıya ödeme amaçlı verildiğinden bahisle menfi tespit davasında karar verildiği, iadesi istenilen trafo bedelinin düşülmesi sonucu, davacının borçlu olmadığı miktarın belirlendiği, davacının borçlu olmadığını iddia ettiği kısım dışında kalan borç yönünden de ödeme yapmadığı göz önüne alındığında, hükmedilecek bedelden 6098 sayılı TBK 52 maddesi kapsamında (müterafik kusur) uygun bir indirim yapılması gerektiğine işaret edildiği, mahkemece bu hususun göz ardı edildiği, taşınmazın satışı sebebiyle uğranılan zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Davacının maddi tazminat talebinin ikinci kalemini, haksız tahliye sonucu satışa konu taşınmazın davacının iş yeri olması sebebiyle ödenen kira bedellerinin tahsili talebi oluşturmaktadır. █████/2023 tarihli bilirkişi raporu ve █████/2023 tarihli ek raporda davacının ticari faaliyetini sürdürmek için █████/2013 tarihinden dava tarihine kadar ödenmesi gereken kira bedelinin tespiti hususunda yöntemince rapor alındığı, kira bedelinin 120.818,15 TL'ye tekabül ettiği, kaldırma kararında işaret edildiği üzere hükmedilecek bedelden 6098 sayılı TBK 52 maddesi kapsamında müterafik kusur indirimi yapılmasının gerekeceği, %20 oranında yapılacak indirimin somut olayın özelliklerine uygun düştüğü, böylelikle davacının kira bedeli kapsamında zarar miktarının 96.654,52 TL olacağı, ancak davanın kismi dava olarak açılıp █████/2018 tarihinde bu kalem yönünden talebin 83.265,00 TL olarak ıslah edildiği, █████/2023 tarihili ıslah dilekçesi ile (ikinci ıslah dilekçesi) talebin 116.363,40 TL 'ye çıkarıldığı, HMK 176/2 maddesi kapsamında █████/2023 tarihli (ikinci) ıslah dilekçesine kıymet verilmeyerek 83.265,00 TL üzerinden ve kira ilişkisine uygun dönem sonu belirlenip faiz işletilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kira alacağı talebi yönünden istinaf sebebi yerinde değildir. Davada maddi tazminat talebinin 318.363,40 TL olduğu, taşınmazın satışı sebebiyle uğranılan zararın müterafik kusur indirimi sonucunda 141.600,00 TL; kira bedeli alacağının 83.265,00 TL olarak belirlendiği, böylelikle maddi tazminat talebi yönünden 224.865,00 TL yönünden kabul, 93.498,40 TL yönünden red kararı verildiği, AAÜT 13 maddesi gereği kabul edilen ve reddedilen kısmlar yönünden taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin gerektiği, ancak 6098 sayılı TBK 51 ve 52 maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için diğer taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemeyecek olup (Yargıtay 4 HD █████████ E-██████████ K sayılı ilam), kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine fazla miktarda vekalet ücreti takdiri isabetsiz olmuştur. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Davanın maddi ve manevi tazminat talebine yönelik olduğu, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddi cihetine gidildiği, AAÜT 10 maddesi gereği davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması isabetsiz olmuştur. Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...sayılı kararı hakkındaki davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2- HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, a) 141.600,00.-TL taşınmaz satış sebebiyle uğranılan zarara ilişkin alacağın █████/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) 83.265,00.-TL toplam kira bedelinin alacağının, 30.000,00.-TL kısmının █████/2014 tarihinden; 32.310,00.-TL kısmının █████/2015 tarihinden; 20.955,00.-TL kısmının █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı tarafın kira bedeli alacağının fazlaya ilişkin kısmının ve manevi tazminata yönelik alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine, d) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.360,53.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.451,59.-TL'nin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 5.009,91.-TL'nin mahsubu ile bakiye 8.899,03.-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, e) Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 8.000,00.-TL, posta, talimat ve tebligat gideri 659,30.-TL olmak üzere toplam 8.659,30.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranlarına göre hesaplanan 5.888,32.-TL yargılama gideri ve 1.451,59.-TL peşin harç, 5.009,91.-TL ıslah harcı, 31,40.-TL başvuru harcı toplamı olmak üzere toplam 12.381,22.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f) Davalı tarafından yapılan 64,38.-TL yargılama giderinden davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 20,60.-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, g) Maddi tazminat yönünden, davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereği 35.729,75.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, h) Maddi tazminat yönünden, davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereği 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ı) Manevi tazminat yönünden davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereği 10.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, i) Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine,4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile █████/2024 tarihinde karar verildi. ...Başkan......Üye......Üye......Katip...