Orman vasfı taşıyan arazinin imar-ihya ve zilyetlikle iktisap edildiği iddiasıyla tapu tescili talebinin, kadastro, hava fotoğrafları ve haritalarla orman olduğunun tespiti üzerine reddi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, 1955te taşlık olarak tescil dışı bırakılıp 2004te orman olarak kesinleşen iki parça taşınmazı babasının imar-ihya ederek uzun süre zilyetliğinde bulundurduğu iddiasıyla adına tescilini talep etmiş; davalılar Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü ise arazinin orman niteliği ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporları, hava fotoğrafları ve haritalara dayanarak taşınmazların orman niteliğinde olduğunu belirterek davayı reddetmiş ve taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Dava konusu taşınmazlar 1955 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında "taşlık" alanda kaldığından tescil harici bırakıldığı, 2001 yılında .. köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastro çalışmaları ile 2/B uygulama çalışmaları 79 numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığınca yapılmış, 22.03.2004 tarihinde askı ilanına çıkarılmak suretiyle kesinleşmiştir. 04.11.2019 tarihli rapora ekli krokide 1 numaralı 9.637,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının orman tahdidinin içinde olduğu, taşınmazın diğer kısımları ve 2 numaralı 2.004,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise orman sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ..'nin .. ili .. köyü hudutlar içinde bulunan 9.6 37... .306 metrekarelik tarıma elverişli olmayan yan yana iki parça taşınmazı imar-ihya ederek tarıma elverişli taşınmaz haline getirdiğini, önce üzüm bağı dikerek bilahare zeytinciliğin önem kazanması sebebi ile üzüm bağlarını sökerek zeytin diktiğini, içine 100 tonluk betondan su havuzu yaptığını, aralıksız, davasız, nizasız malik sıfatı ile 2007 yılına kadar sürdürdüğünü ileri sürerek, dava konusu taşınmazların müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin zilyetlik, imar ve ihyaya dayanarak zamanaşımı suretiyle kazanılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun yapıldığını ve kesinleştiğini, dava açmak yada hak iddia etmek için 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava ikame ederek tescil talep etmeyen davacının davasının öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, yargılama aşamasında ortaya çıkacak başka nedenlerle kanuna, usule ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tespiti ve tescili mümkün ise Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, açılan davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tescilini talep ettiği dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu taşınmazların arazi meyil ortalamasının %20-22 olduğu, fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen kısmın 22.03.2004 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman olarak tespit edildiği, taşınmazların tamamının orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, toprağının orman olması, mevcut ormanların devamı niteliğinde olması, mevcut hali ile orman bütünlüğünü bozması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmesi, 1948, 1973, 1992 yılı uçuşlu hava fotoğraflarında maki bitki örtüsü ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesi, 1956, 19 76... yılı basımlı memleket haritasında maki bitki örtüsü ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesi, kısmen de üzerinde orman örtüsü bulunmayan orman alanı olarak gözükmesi nedeniyle orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu .. ili .. ilçesi .. köyünde bulunan fen bilirkişileri ... .. .. ve .. .. tarafından düzenlenen 04.11.2019 havale tarihli rapor ve ekli krokisinde 1. taşınmaz olarak (A) harfiyle gösterilen 1.011,92 metrekare, (B) harfiyle gösterilen 2.907,55 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 1.371,70 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 104,11 metrekarelik alanlardan oluşan toplam 9.637,48 metrekarelik yerin ve 2. taşınmaz olarak (E) harfi ile gösterilen 321,77 metrekare, (F) harfi ile gösterilen 441,52 metrekare, (G) harfi ile gösterilen 1.240,81 metrekare alanlardan oluşan toplam 2.004,10 metrekarelik yerlerin yeni parsel numarası verilmek sureti ile Orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemenin delilleri yanlış değerlendirdiğini, taşınmazın imar yolu ve yapı yasağı alanı içinde olmasının imar ihya ve zilyetlikle iktisaba engel olmadığını, dava konusu taşınmazın 2/B uygulama çalışmalarına konu edilmediğini, orman kadastrosunun 2004 yılında kesinleştiğini, bu tescil davasının 2018 yılında açıldığını, İlk Derece Mahkemesinin bilirkişilerce alınan yanlış raporlara ve gerekçelere dayalı usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman olup olmadığı, taşınmazlar üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.