Yargıtay, mala zarar verme suçunda yargılama sırasında şikayetten vazgeçildiğinden, HAGB yerine düşme kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü kanun yararına bozdu.
Özet: Müştekinin şikayetini geri çekmesi ve sanığın bu vazgeçmeyi kabul etmesine rağmen, şikayete bağlı mala zarar verme suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur; zira bu durumda kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesi gerekmekteydi, bu nedenle kanun yararına bozma talebi doğrultusunda, hukuka aykırı karar bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle düşürülmesine hükmedilmiştir.

Mala zarar verme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29, 168/2, 62... /2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 10.11.2025 gün ve 94660652-105-38-6088-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.11.2025 gün ve ███████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya aslının, hakaret ve tehdit suçları yönünden verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderildiği anlaşılmakla onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2018 tarihli ve ███████-487 esas, ████████ sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,Dosya kapsamına göre, sanığın müştekinin aracına zarar vermesi sebebiyle mala zarar verme suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin █████/2024 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçtiklerini beyan etmesi ve sanığın da aynı oturumda alınan savunması sırasında şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğini beyan etmesi karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dosya kapsamına göre, mağdurun █████/2024 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan ettiği, sanığın da aynı celsede şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73/4. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri gereğince, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ceza tayin olunması nedeniyle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile mala zarar verme suçundan sanık ... hakkında Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2024 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, karardaki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.