Ankara Bölge Adliye Mahkemesince incelenen, marka tescil başvurusunun ayırt edicilik ve benzerlik gerekçesiyle kısmen reddedilen kurum kararının iptali istinaf davası.
Özet: Bu hukuki evrak, "..." markasının tescil başvurusunun, kurum tarafından belirli hizmetler (35. ve 36. sınıflar) için soyut ayırt edicilik ve mevcut "Şekil + ..." markasıyla karışıklık olasılığı gerekçeleriyle kısmen reddedilmesi üzerine açılan iptal davasının ilk derece mahkemesince incelenmesini ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurularını ele almaktadır; ilk derece mahkemesi, "..." markasının belirli hizmetler (sınıf 35) için ayırt edici olduğuna ve karışıklık yaratmayacağına hükmederek kurum kararını kısmen iptal etmiş, ancak başka hizmetler (sınıf 36) için ayırt edicilik bulamamıştır; hem davacı tam tescili hem de kurum tam ret kararını talep ederek karara itiraz etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: ████████ - █████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2024 Tarih ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin ███████████ sayılı ... ibareli markanın 35 ve 36. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı şirketlerin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı, malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini içerdiği ve itiraza mesnet ██████████ sayılı "..." markası ile 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" ile 36. sınıftaki "..." ile aynı sınıf kapsamındaki "... hizmetleri" bakımından kısmen reddine, dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-4196 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar ... ... AŞ vekili ile ...AŞ vekili davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibaresinin "..." yönünden somut ayırt edici niteliğinin ve markasal fonksiyon icra etme kabiliyetinin bulunmadığı, bununla birlikte başvurunun reddedildiği "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" doğrudan ... veya ... yapılmasıyla bağlantılı olmadığı ve söz konusu hizmetler için marka başvurusunun somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, itiraza mesnet. "..." ibaresi her iki markada da ortak unsur olmakla birlikte, marka kapsamındaki hizmetler açısından zayıf nitelik taşıdığı, dava konusu "..." markasında ilk kelimenin "..." ve redde mesnet markada şekil unsurunun yanı sıra kelime unsurunun yalnızca "..." ibaresinden oluştuğu, aralarındaki bu farkın markaları benzer olmaktan çıkardığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile "35.sınıf: iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri. 36.sınıf: ... hizmetleri." bakımından 2023-M-4196 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin ayırt ediciliği yüksek olduğundan 36. sınıftaki "..." yönünden somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı değerlendirmesinin doğru olmadığını zira "..." ve "..." kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan ibarenin ... değerlendirmeleri, ... görüşleri anlamlarını ifade ettiğini, 36. sınıf bakımından "..." kelimesinin, bu sınıf altındaki ... bakımından açıklayıcı nitelikte olduğu yorumlanabilirse de, kelimenin devamına getirilen "..." ibaresiyle gerekli ayırt ediciliğin bu sınıf bakımından sağlandığını, ... ve ... ibarelerinden oluşan markanın farklı ve ayırt ediciliği yüksek bir forma büründüğünü, müvekkilinin markası ile davalılardan ... Ltd. Şti.'ye ait "..." markasının hedeflediği kitleler nazarında farklı markalar olarak algılanacaklarını, ... kelimeleri ortak olsa da, bu kelimenin devamında getirilen "..." ve "..." ibarelerinin birbirlerinden son derece farklı olduğunu, dolayısı ile markalar benzer olmadığından davanın tümden kabulünün gerektiğini ve ... kayıtlarında "..." ibaresini içeren çok sayıda marka bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” ibaresi, ... alanında ... sektörü ile ilgili doğrudan ... algısı oluşturduğu ve ... sektörü ile ilgili herkesin yaygın olarak kullanabileceği, hizmetin çeşidini ifade eden, markasal bir algı oluşturmayan bir işaret olarak olarak kabul edilmekle, markada kalan "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" nin aynı kapsamda olup ibarenin bu hizmetler içinde ayırt ediciliğinin bulunmadığını, öte yandan dava konusu "..." ibaresi ile "şekil +..." ibareli itiraza mesnet marka arasında "..." ibaresinin ortaklığından dolayı benzerlik bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b-c maddeleri uyarınca markadan çıkarılan "..." ile 35. sınıftaki "İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri."nin aynı kapsamda bulunduğunu, dolayısı ile 35. sınıftaki bu hizmetler yönünden de davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin ... markasının 35, 36, 41 sınıflarda tescilli olduğunu, bu hizmetler arasında iş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetlerinin de yer aldığını, "..." ibaresi bir bütün olarak değerlendirildiğinde bu markanın oluşturuluş biçimi ve unsurları bir bütün olarak ele alındığında markanın tanımlayıcı olduğunu, kaldı ki marka ile müvekkilinin markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait "..." ibareli markanın içerisinde "... Hizmetlerini" de barındıran 36. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin bu marka altında 1992 yılından beri müşterilerine en üst düzeyde ve güvenilir bir şekilde ... hizmeti sunduğunu, davaya konu "..." ibareli markanın 36. sınıfta "... Hizmetleri" alanında tescil edilmesi halinde müvekkil şirketin markası ile ilişkilendirme/ karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markada yer alan şekil unsurunun markalar arasında yeter ölçüde farklılığa neden olduğu iddiasının hukuki bir dayanağının olmadığını, "..." ibaresinin Türkçe'de karşılığı bulunan bir kelime olması nedeniyle zayıf marka olarak kabulünün doğru olmadığını ve bilirkişi heyeti içerisinde gümrük uzmanının da bulunması gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun'un 5/1-c maddesinde ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olamayacaklarının hüküm altına alındığı, bir işaretin anılan bu madde kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerektiği, somut uyuşmazlıktaki başvuruya konu "..." ibaresinin 36. sınıf "..." yönünden tanımlayıcı nitelikte olduğu, bu nedenle marka olarak algılanmayacağı, SMK 5/1-b ve 5/1-c kapsamında tescil engelinin bulunduğu, buna karşılık 35. Sınıftaki " İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri." yönünden ibarenin ... ile ilişkilendirilebilecek herhangi bir hizmete özgülenmemiş olması karşısında tasviri bir işaret olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı ...A.Ş vekilinin tüm, davalı ... vekili ile davalı ... ... A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2- Davalı ... vekili ile davalı ... ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun incelemesine gelince, davacı şirketin ███████████ sayılı "..." ibareli markanın 35 ve 36. sınıfta tescili başvurusunda bulunduğu, davalı ... ... A.Ş'nin "..." ibareli markalarına ve davalı "...A.Ş" nin "..." markasına dayalı olarak iltibas, gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyete dayalı olarak itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığının her iki itirazında reddine karar verdiği, aynı şirketlerin yeniden inceleme talebinde bulunması üzerine YİDK'in 2023-M-4196 sayılı kararı ile itirazın kısmen kabulü ile sınıf 35:İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri. sınıf 36; .... ... hizmetleri'nin markadan çıkarılmasına karar verildiği, anılan kararın davacı tarafa 24/4/2023 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 14/6/2023 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince davaya konu markanın, ██████████ sayılı "..." ibareli marka ile benzer olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 36. sınıf: ... hizmetleri yönünden YİDK kararının iptaline karar verilmiş olup, davalılar ... vekili ile ... ... AŞ'nin istinaf itirazları gözetildiğinde; uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." markası arasında iltibas bulunup bulunmadığı bulunmadığı noktasındadır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, davaya konu marka "...", davalı şirketin itiraza dayanak "..." ibarelerinden oluşmaktadır. ... ibaresinin davaya konu marka içinde aynen yer alması nedeniyle markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin oluştuğu, ibare davaya konu markada bağımsız niteliğini koruduğundan markaların kavramsal olarak da birbirinden yeterince uzaklaşmadığı, ibarenin finansal ve mali hizmetler yönünden zayıf bir ayırt ediciliğe sahip olduğundan söz edilebilecekse de, uyuşmazlığa konu "... hizmetleri" yönünden yeterli bir ayırt ediciliğinin varlığı ve buna bağlı olarak SMK'nın 6/1 maddesi anlamında markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunun kabulü gerekirken marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı sonucuna varılması doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, ilk derece mahkemesince dosya kapsamına kazandırılan bilirkişi raporundaki markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı yönündeki görüş dikkate alınmamıştır. HMK.'nın 353/1-b.2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ...A.Ş vekilini istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile davalı ... ... A.Ş vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2024 gün ve ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "35.SINIF: İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri" bakımından 2023-M-4196 sayılı YİDK kararının İPTALİNE, 4-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 629,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 320,00-TL tebligat ve posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 6.449,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 3.224,50-TL.'ye, 179,90-TL peşin harç, 179,90-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 3.584,30-TL.'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalılar ...A.Ş ile ...tarafından istinaf aşamasında ayrı ayrı yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına tekabül eden 584,70-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalılara ayrı ayrı verilmesine, bakiyesinin anılan davalılar üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan 180,00-TL posta masrafı ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.349,40-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına tekabül eden 674,70-TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),12-Harçlar Kanunu uyarınca davacı vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinden ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, anılan taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacı ile davalı ...A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,13-Davalı ... ile davalı ... ... A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan taraflara ayrı ayrı iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.