Kadastro sonrası orman vasfıyla hazine adına tescillenen taşınmazda miras ve zilyetlik iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil ve 2/B talepli davanın hak düşürücü süre ve aktif husumet yokluğu nedenleriyle reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Davacıların kadastro sırasında orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazın bir bölümünün miras ve zamanaşımı zilyetliği yoluyla kendileri adına tescili ya da 2/b vasfıyla orman dışına çıkarılarak zilyetliklerinin tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle asıl talebi, bölge adliye mahkemesinin ise aktif husumet yokluğu nedeniyle ikincil talebi usulden reddetme kararlarının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.
8. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ermenek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 3 02... parsel sayılı 5.697.639,38 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yaylak vasfıyla tespit edildikten sonra, .. Kadastro Mahkemesinin 07.04.2011 tarihinde kesinleşen kararıyla hükmen orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; miras yoluyla intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebeplerine dayanarak, 3 02... parsel sayılı taşınmazın içerisinde evleri, bahçeleri ve ahırları olduğunu ve ihtilafsız bir şekilde vergi borçlarını ödediklerini, 50-60 yıldır kullandıkları bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde söz konusu alanın 2/B vasfıyla orman dışına çıkarılarak davacıların zilyetliğinin ve muhdesatların davacıya ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, hak düşürücü sürelerin mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "... kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddeki uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davacının asıl davasının reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön bulunmadığı ancak davacının ikincil talebi yönünden de, 2/B çalışması ve 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu yapılmadığı anlaşılan çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılması için Orman İdaresini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı ..." gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davaya konu edilen taşınmaz bölümünün orman vasfında olup olmadığı ve bu bölümün davacının kullanımında bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!