Yargıtay 6. Ceza Dairesi, mala zarar verme suçunda silahla tehditten beraat sonrası uzlaşma uygulanmaması ve gerekçe çelişkisi nedeniyle yerel mahkeme kararını kanun yararına bozmuştur.
Özet: Sanığın silahla tehdit suçundan beraat etmesiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırma engelinin ortadan kalkmasına rağmen uzlaştırma hükümlerinin uygulanmaması ve mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen gerekçede suçun sabit olmadığının belirtilmesiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki yaratılması nedeniyle yerel mahkeme kararı, kanun yararına bozma yoluyla hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

Mala zarar verme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62... /2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararını karşı, Adalet Bakanlığı'nın 28.10.2025 gün ve 94660652-105-09-19053-2025-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.11.2025 gün ve ███████████ sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;Dosya kapsamına göre,1- Sanık hakkında silahla tehdit ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda silahla tehdit suçundan sanığın beraatine karar verildiği, bu durumda sanık hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel olan silahla tehdit suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, mala zarar verme suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile mala zarar verme suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,2-Kabule göre,Sanık hakkında mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, gerekçeli kararın delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe bölümünde sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinin belirtilmesini müteakip, gerekçenin devamında ''... yüklenen mala zarar verme suçunun katılan sanık ... tarafından işlendiği sabit olmadığından bu suçtan beraatine ''... karar verildiği belirtilerek hüküm fıkrası ve gerekçe arasında çelişkiye yol açılmasında, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2025 tarihli ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.