Organize Sanayi Bölgesinin enerji nakil hattı ve protokolü kapsamında elektrik dağıtım bedeli talep hakkına dair uyuşmazlığın, harç eksikliği nedeniyle temyiz incelemesi sonucu bozulması.
Özet: Organize Sanayi Bölgesinin bir katılımcıdan enerji nakil hattının aidiyet tespiti ve protokol kapsamında ödenmesi gereken dağıtım bedellerinin tahsilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi davayı kabul etmiştir; ancak Yargıtay, davanın esasına ilişkin inceleme yapmadan önce davacıdan Harçlar Kanununa göre maktu başvuru ve nispi peşin harçların tahsil edilmesi gerektiği, bu usul eksikliği giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 12/e bendi gereğince su, elektrik ve doğalgaz, sosyal tesis arıtma ve benzeri işletme gelirlerini davacının elde edebileceğini, Kanun'un 20. maddesine göre sanayi bölgelerinin ihtiyacı olan elektrik tesislerinin işletilmesi, kamu ve özel kuruluşlardan satın alınarak dağıtım ve satışının yapılması, üretim tesislerinin kurulması ve işletme hakkının sadece organize sanayi bölgelerinin yetki ve sorumluluğunda olduğunu, EPDK’dan 12.11.2008 tarihli EPDK lisansı aldığını, 20.07.2009 protokol ile davalının ihtiyacı olan organize sanayi bölgesi sınırları içindeki trafo merkezi ile tesis arasındaki 34,5 KV'lık enerji nakil hattını davacı müvekkili adına inşa ederek enerjinin teminini sağlayıp, geçici kabul sonrasında bu enerji nakil hattını müvekkiline devretmesi ve dağıtım bedeli ödemeye başlamasının ve davalının yaptığı inşa maliyetlerinin de bu dağıtım bedelinden mahsup edilerek hesaplaşılmasının kararlaştırıldığını, davalının protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalı tarafından inşa edilen enerji nakil hattının davacıya ait olduğunun tespitini, bu aidiyet nedeniyle 10.01.2011 tarihinden itibaren davacının, davalıya tahakkuk ettirmesi gereken ve tutarı belirsiz dağıtım bedeli ve KDV'sinden oluşan asgari 100.000,00 TL olan alacağın tespiti ve KDV'si ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep tutarını 910.086,43 TL'ye çıkararak bu bedelin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; imzalanan protokolde sadece ██████,5 KV trafo merkezinden müvekkilinin fabrikasına kadar olan 34,5 KV hattın davacı ... bölgesine devrinin öngörüldüğünü, bu devir işleminin EPDK mevzuatı gereği kamu düzeniyle ilgili olduğundan ifasının imkansız hale geldiğini, BK'nın 1 17... . maddeleri gereğince batıl olduğunu, davacının bu durumu bilmesine rağmen müvekkilinin kendi imkanlarıyla sağladığı elektrik sarfiyatı üzerinden dağıtım bedeli almaya çalıştığını, organize sanayi bölgesinin TEİAŞ ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşması imzalayarak söz konusu trafo merkezinin OG seviyesinde abonelik tesis edilmesi ve ... A.Ş.'nin de tüketim tesisi girişinden organize sanayi bölgesi abonesi olması halinde organize sanayi bölgesinin ... A.Ş.'den organize sanayi bölgesi dağıtım bedeli almasının mümkün olacağını, bu nedenle sözleşmenin buna ilişkin hükmünün uygulanmasının imkansız hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararı ile karşılıklı akitlerde kural olarak borcun aynı anda ifa edilmesi gerektiği, sözleşmede önce ifaya ilişkin bir madde yoksa taraflardan birinin karşı tarafın edimini ifasını talep edebilmesi için kendisinin, borcunu ifa etmiş ya da ifasını teklif etmiş olması gerektiği, somut olayda, devir ve sözleşme imzalanması koşulları gerçekleşmediğinden (davacı tesis ve hattı devralmadığından ve devralmayı teklif dahi etmediğinden) dağıtım bedeli talep hakkı bulunmadığı, OSB'lerin dağıtım bedeli alma hakkının dağıtım lisansı almalarına (EPK'nın 13/2) ve dağıtım lisansı sahibi olarak diğer mevzuat hükümlerini yerine getirmesi şartına bağlı bulunduğu, salt lisans sahibi olmanın dağıtım bedeli talep hakkı vermeyeceğinden kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen OSB'nin EPK'nın 13/2. maddesinde belirtildiği şekilde dağıtım lisansına dayanan haklarını (dağıtım bedeli talebi) OSB katılımcısına karşı ileri süremeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: dava açılırken maktu başvuru harcı ile dava değerine göre 1/4 peşin nispi harcın yatırılması zorunlu olduğundan mahkemece bu harçlar davacı tarafa yatırtıldıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi, yatırılmaması halinde, Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri ve HMK'nın 150. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken harç alınmaksızın davaya devamla sonuçlandırılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki protokolde trafo merkezinin organize sanayi bölgesine devri öngörülmeyip, sadece enerji nakil hattının devrinin kararlaştırıldığı, trafo merkezinin TEİAŞ'a devrinin de mümkün olduğu, davacı tarafın devralmaya zorlanamayacağının EPDK'nın yazılarından anlaşıldığı, EPDK yazıları ve elektrik piyasası faaliyetlerine ilişkin yönetmelik hükümleri gereğince Dilovası OSB'nin faliyet sahası içerisinde EPDK'nın verdiği lisans yetkisine istinaden elektrik dağıtım yapma yetkisinin bulunduğu, bu durumda, davacının eldeki davayı açma ve nakil hattının kendisine devrini talep etmekte haklı olduğu, enerji nakil hattını devri sonrasında Dilovası OSB tarafından TEİAŞ ile iletim sistemi kullanım anlaşması yapılabileceğinin dosyaya gelen yazı cevaplarından anlaşıldığı, dosyaya celp edilen EPDK ve TEİAŞ yazı cevaplarına göre bölgesinde lisans verilen davacı OSB tarafından mevzuat gereğince enerji nakil hattı kullanımına ilişkin sözleşme yapılmasının mümkün olduğu, bu durumda, enerji nakil hattının devri halinde TEİAŞ ile nakil hattı sözleşmesi imzalanabilecek olup, davalı tarafça nakil hattının davacıya devri yapılmadığından davacı ile TEİAŞ arasında sözleşme imzalanmadığı, bu nedenle mahkemenin hukuki şart ve imkansızlık şeklindeki nitelendirmesinin ve protokolün uygulanamayacağına yönelik gerekçesinin hatalı olduğu, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince TBK'nın 136/1 maddesi kapsamında, davacının protokol öncesi enerji nakil sözleşmesi yapılmamış olmasının geçici hukuki imkansızlık oluşturduğu, bu durumda aynen ifa borcunun sona ermediği, ancak hukuki engel var olduğu sürece erteleneceği, bu sebeple hukuki imkansızlık durumu ortadan kalkmadığı sürece davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemece hukuki imkansızlık ve hukuki şart olarak kabul edilen hususun davalının protokol kapsamında devir edimini yerine getirerek nakil hattını davacı tarafa devretmesi halinde ortadan kalkacağının açık olduğu, bu durumda, davacının taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca nakil hattının devrini talep etmekte haklı olduğundan ve davacı taraf kendisine nakil hattı devredilmeden sözleşme imzalayamayacağından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 20.07.2009 tarihli protokol uyarınca tesis edilmiş olan Enerji Nakil Hattının işletme hakkının davacıya ait olduğunun tespitine, 1.045.608,84 TL dağıtım bedelinden taleple bağlı kalınarak ve davacının ıslahı gözetilerek 771.259,69 TL + KDV = 910.086,43 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının EPDK tarafından öngörülen gerekli koşulları sağlamadığı müddetçe protokoldeki edimi olan tesisi işletmesi mümkün olmayacağından protokolün mevcut durumla ifasının imkansız olduğunu, baştan itibaren yoklukla malul olduğunu, mevzuat gereği protokoldeki edimin ifasının mümkün olmadığını,
b. 8 ayrı heyetten alınan ve tamamında davacının dava konusu dağıtım bedelini isteyemeyeceğini belirten bilirkişi raporlarına itibar edilmeme nedeni ve raporların neden eksik veya yetersiz olduğunun belirtilmediğini, karara dayanak yaptığı EPDK yazılarına göre davanın reddi gerektiğini,
c.Tesis edilen kararın icra edilebilir durumda olmadığını, 34.5 KV’lik enerji nakil hattı bir dağıtım hattı değil, iletim hattı olduğundan Trafo Merkezi devri olmadan herhangi bir enerji dağıtımı yapamayacağını,
d. Enerj nakil hattı davacıya devredilse bile müvekkili ile abonelik sözleşmesi imzalayamayacağından dağıtım bedeli talep edemeyeceğini, müvekkilinin ██████.5 KV'lik TM ve 10 metrelik 34.5. KV’lik hattı devretmeyi teklif ettiğini, davacının Trafo Merkezini, TEİAŞ haricinde bir kişinin işletmesi ve devralmasının yasak olduğunu belirttiğini, oysa EPDK görüşünde ve Organize Sanati Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik’in 14/1-a fıkrasına göre mümkün olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalı tarafça inşa edilen enerji nakil hattının davacıya ait olduğunun tespiti ve bu aidiyet nedeniyle davalıya tahakkuk ettirilmesi gereken dağıtım bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!