Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde incelenen, ortak yazarlı eserden isminin çıkarılması, diğer eserlerde intihal ve tazminat taleplerine ilişkin fikri haklar uyuşmazlığı.
Özet: Davacı, davalı ile birlikte kaleme aldıkları bir eserden adının haksız yere çıkarıldığını ve davalının yayımladığı diğer iktisat kitaplarında kendi eserlerinden geniş çaplı intihal yaptığını iddia ederek fikri ve sınai haklara tecavüzün önlenmesini, eser sahipliği hakkının ihlali ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle şimdilik toplamda belirli miktarda maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmektedir; davalı ise tüm iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kendi eserlerinin özgün olduğunu ve intihal iddialarının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2023
NUMARASI : ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU : Tecavüzün Refi, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılında hazırlamaya başladığı "..." isimli eserin, daha sonra ... Üniversitesi'nde yüksek lisans yaparken aldığı iktisat derslerinde öğretim görevlisi olan davalı ...'ın katkılarıyla 1999 yılında iki yazarlı olarak ilk baskısını yaptığını, sonraki yıllarda da eserin çok sayıda baskının yapıldığını, müvekkilinin yurt dışında olması nedeniyle gerekli veri güncellemelerini yapacak durumda bulunmadığını, davalının da bu işi yapmaması nedeniyle eserin güncellemelerini yapan ...'in eserin yazarları arasına 2006 yılında eklendiğini, doktora çalışmaları için ABD'ye giden müvekkilinin ve davalının muvafakati ile esere üçüncü yazar olarak ...'in eklenmesiyle 2006 yılındaki 5.baskıdan, Ağustos 2016 yılındaki 13.baskıya kadar üç yazarlı olarak eserin basıldığını, müvekkilinin çalışmış olduğu Merkez Bankası'ndan asılsız iddialar ile ihracı üzerine davalı ...'ın, müvekkilinin adını "..." adlı eserin 14. baskısından çıkardığını, kendisini eserin editörü konumuna getirdiğini, oğlu ... ile aralarında akrabalık bağı olmayan ...'ı yazar kadrosuna eklediğini, davalı yanın söz konusu eylemleri dolayısıyla müvekkili tarafından Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasının ikame edildiğini, söz konusu davanın derdest olduğunu, müvekkilinin, kendisinin ihracı üzerine davalının kötü niyetle hareket ederek ismini iştirak halinde yazdıkları kitaptan çıkarması üzerine davalının diğer eserlerini inceleme gereği duyduğunu, Ankara'daki sahaflardan davalı ...'ın yazarı olarak göründüğü makro ekonomiyle ilişkili kitapları satın aldığını, eserleri incelemesi neticesinde davalının, iştirak halinde eser sahibi oldukları "..." adlı eserden çok büyük miktarlarda intihalde ve yolsuz iktisapta bulunduğunu tespit ettiğini, davalı ... ...'ın müvekkili ile iştirak halinde eser sahibi olduğu "..." isimli kitaptan yaptığı alıntıların intihal niteliğini haiz olduğunu ileri sürerek, ... Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan... Yayınları tarafından yayımlanan ...adlı eserler bakımından saldırı halen devam ettiğinden tecavüzün ref'ine ve FSEK m.68 uyarınca şimdilik 5.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanan İktisat Teorisi isimli eser için FSEK m.68 uyarınca şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin ayrıca kişilik hakkının ihlal edilmesi nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının intihal iddialarının hiçbir hukuki ve mantıki mesnedi olmadığını, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı geçtikten sonra açıldığını, zorunlu dava arkadaşlığı dikkate alınmadan açılan davanın, eksik husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava konusu edilen tüm kitap ve eserlerinin, tamamen kendi özgün fikirlerini yansıttığını, intihal yaparak kitaplar yazdığı iddiasının hukuki ve inandırıcı olmadığını, davacının dava konusu "makro iktisat" adlı kitabın kendine ait olduğunu iddia etmesinin gayri ciddi bulunduğunu, "..." kitabının ilk baskısından itibaren müellifinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin kendi eserinden intihal yaptığı iddiasının hukuken izah edilemeyeceğini, intihal yapıldığı iddia edilen "..." kitabı ile dava konusu diğer eserlerin ders kitabı niteliğinde bulunduğunu, temel başlıklar ve işlenen konuların her ders kitabında aynı olması gerektiğinden davacının subjektif intihal iddiasının mesnetsiz kaldığını, davacının soyut intihal iddialarının değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece davacıdan hangi kitapta, hangi bölüm, sayfa, paragraf, grafik sembolleri, rakam vb. ilişkin intihal yapıldığını tek tek açıklamasını kısaca davasını somutlaştırmasının istenmesini talep ettiklerini, davacının tazminat taleplerinin de yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., davacı vekilince 17.02.2022 tarihli basit bir dilekçe ile adı geçen kişilerin davaya dahil edilmesi yönünde dilekçe verilmiş olduğunu ve bu kişilere tebligat çıkarıldığını, tarafına dahili dava dilekçesi gönderilmesinin yanlış olduğu gibi dahili davalı olarak davaya dahil edilmesinin hatalı bulunduğunu, dahili davalı olarak davacının hiçbir iddiasını kabul etmediğini, tarafına açılan davada, Ankara mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., dahili davalı olarak aynı dosyadan tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin yetkisiz bulunduğunu, davanın hak düşürücü ve zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve hiçbir iddiayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., dahili davalı olarak tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin yetkisiz bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., dahili davalı olarak tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin yetkisiz bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., editörlüğünü Prof.Dr. ...'ın yaptığı 20 bölümden oluşan "...” isimli kitaba katkıda bulunması için Prof.Dr. ... tarafından şifahen davet edildildiğini, Prof.Dr. ...'ın İktisat Teorisi alanında duayen bir isim olması hasebiyle bu davete icabet ettiğini, “..." isimli kitabın sadece 6. Bölümüne (Üretim ve Maliyetler Bölümüne) katkıda bulunduğunu, 6. bölüm dışındaki kısımlarda herhangi bir katkısı ve dahli olmadığını, bu bağlamda davacının intihal iddiasında bulunduğu bölümlerin hiçbirinin ne yazarı ne de katkı sağlayıcısı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., iktibas ve intihale yönelik olarak iddia edilen ifadelerin tümünün yurt içi ve yurt dışı lisans ve lisansüstü iktisat kitaplarında bulunan genel geçer ifadeler olduğunu, davaya esas eserlerin tümünün çoğunlukla kaynakçada yer alan kitaplardan çevrildiğini, verilerle, grafiklerle, özellikle Türkiye ekonomisinden uyarlamalarla vücuda getirildiğini, dolayısıyla birbirine benzer bu ifadeler üzerinde hak iddia etmenin mümkün olmadığını, davaya konu tüm kitapların fikir babasının ... olduğunu, ortak yazar olarak yer aldığı eserlerin hiçbirine ait telif sözleşmesinde imzasının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., dahili davalı olarak tarafına tebligat çıkarılmasının usule aykırı olduğunu, tarafına açılan davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin yetkisiz bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen hiçbir iddiayı kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ..., yazarları arasında olduğu Makro ... ve ... kitaplarının editörünün, kitapların üzerinde belirtildiği gibi Prof.Dr. ... olduğunu, editörlüğünü Prof.Dr. ...'ın yaptığı ...kitaplarına kalkınma ve yoksulla mücadele konusunda katkıda bulunması için Prof.Dr. ... tarafından sözlü olarak davet edildiğini, Prof.Dr. ...'ın İktisat Teorisi alanında duayen ve önde gelen isimlerden biri olması nedeniyle bu davete icabet ettiğini, adı geçen kitaplara akademik kaygılarla belirttiği spesifik alanda katkıda bulunduğunu, davacının intihal iddiasında bulunduğu bölümlerin hiçbirinin ne yazarı ne de katkı sağlayıcısı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, somut olayda ilk olarak sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun irdelendiği, zira bu hususun bir ön sorun olup sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşulunun oluşması halinde başkaca bir tahkikat işlemine gerek kalmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekeceği, sessiz kalma yoluyla hak kaybında, hak genel olarak sona ermemekte, sadece bu haktan eylemine sessiz kalınan kişi ya da kişilerin yararlanmasına katlanıldığı, sessiz kalma nedeniyle dava açılamayacağı yönündeki savunmanın bir def’i olmayıp itiraz olduğu, zira sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesinin dayanağının TMK’nın 2. maddesi olduğuna göre dava açılması, açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve bu durum dava dosyasından ortaya konulabiliyorsa, sessiz kalma yoluyla hak kaybının bir itiraz olarak kabul edilip hâkim tarafından resen dikkate alınması gerektiği, dava konusu "..." isimli kitabın ilk kez 2003 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 18 yıl bulunduğu, dava konusu "..." isimli kitabın ilk kez 2013 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 8 yıl bulunduğu, dava konusu "..." isimli kitabın ilk kez 2012 yılında basımının yapıldığı, ilk basım tarihi ile dava tarihi arasında 9 yıl bulunduğu, dava konusu "..." ve " ..." isimli kitapların 2009 yılında basımının yapıldığı, söz konusu basım tarihi ile dava tarihi arasında 12 yıl bulunduğu, davacı tarafından ibraz edilen █████/2021 tarihli delil dilekçesi ekinde yer alan ve 11.09.2020 tarihinde davacının, dava dışı ...'a gönderdiği e-postada, davalı ...'ın, işbu davaya mesnet "..." kitap içeriğini kendisinden izinsiz olarak 1999 tarihinden beri farklı başlıklar taşıyan kitaplar dahil pek çok yerde kullandığını, kendisinin, aralarında olduğunu vehmettiği dostluktan dolayı bu duruma tahammül ettiğini belirttiği, davacının dava dışı kimseye gönderdiği mail yazışmaları ve işbu davaya konu edilen kitapların tespit edilebilen ilk basım tarihleri ile dava tarihi arasında geçen süre birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'ın yazarlarından olduğu işbu davaya konu kitapları uzun yıllar önce yayınlamaya başladığı, davacının bu faaliyetlerden haberdar olmasına rağmen davalı ... ile arasındaki ikili münasebet nedeniyle herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı, Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dava dosyasına konu "..." isimli kitabın 14. baskısında davacının yazar olarak adına yer verilmemesi eyleminden sonra davacının, daha önceden yayımlandığını bildiği işbu davaya konu kitapları mesnet göstererek eldeki davayı açtığı, ancak davacının, daha önceden yayımlandığını bildiği bu kitapların, yayımlandığı şekli ile kendi eser sahipliğinden kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğine yönelik uzun yıllara sari şekilde hukuki aksiyonda bulunmadığı, bu haliyle davaya konu kitaplar bakımından sessiz kalma yolu ile hak kaybı koşullarının oluştuğu, ayrıca davacının yukarıda tespit edilen davranış biçiminin "çelişkili davranma yasağı" kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, KVKK kapsamına aykırı şekilde elde dilmiş bir delil ile müvekkili aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı bir kişiye gönderildiği belirtilen mail içeriğini, kendilerinin delil olarak sunmadığını, mailin muhatabının da davalı olmadığını, o halde, kimden ve nasıl elde edildiği belli olmayan bu delilin hem de fikri sinai haklar mahkemesinde geçerli bir delilmiş gibi tüm içeriği ile doğru kabul edilmesinin hatalı bulunduğunu, kaldı ki mail tarihinin, müvekkilinin intihali öğrendiği tarih ile ardışık olduğu gözetildiğinde, müvekkilinin intihali bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerektiğini, mail içeriğinden hareketle müvekkilinin intihali çok önceden öğrendiğinin kabul edilmesinin de yerinde bulunmadığını, intihalin mevcut olduğunu ve sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceğini, mahkemenin doğrudan sessiz kalma yoluyla hak kaybı hususunu irdelemesinin, hakkın varlığını ve intihalin mevcut olduğunu kabul etmesi anlamı taşıdığını, marka hukukunda uygulama alanı bulan sesiz kalma yoluyla hak kaybı müessesesinin, eser/telif hukukunda uygulanamayacağını, hele ki sonucu cezai müeyyideye bağlanmış olan intihalde, intihal edenin en baştan var olan kötü niyeti aşikar ve davaya sebebiyet veren bir eylem olduğundan, davacının sessiz kalarak hakkını kaybettiğine ilişkin bir kabulün, bu kötü niyetin himayesi olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı tecavüzün refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı tarafça, davacı ile birlikte eser sahibi olduğu kitaptan, davalılarca usulsüz alıntılar yapıldığı ileri sürülerek eldeki dava açılmış, ilk derece mahkemesince de intihal yapıldığı ileri sürülen kitapların ilk baskıları ile dava tarihi arasında 8 ile 18 yıl arasında değişen sürelerin geçtiği, davacının dava dışı kişiye gönderdiği 11.09.2020 tarihli e-posta içeriğinden ve dava konusu kitapların ilk basım tarihleri ile dava tarihi arasında süreden, davacının bu kitapların uzun yıllar önce yayınlamaya başladığını bildiği, buna rağmen herhangi bir hukuki eylemde bulunmadığı, bu haliyle davaya konu kitaplar bakımından sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan bu değerlendirmeye, Dairemizce iştirak edilmemiştir.
FSEK'in 52. maddesi uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şart olup burada öngörülen şekil şartı, geçerlilik şartıdır. Bununla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çeşitli kararlarında, buradaki şekle aykırılığın ileri sürülmesinin, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu kabul edilmiştir. Söz konusu ilamlarda, genellikle eser sahibinin izni ya da muvafakati kapsamında gerçekleşen kullanımlara karşı sonradan yasal yollara başvurulmasının, Medeni Kanunu'n 2. maddesine aykırı olduğu açıklanmıştır. Örneğin, █████████ E.,█████████ K. sayılı ilamda, davacı yazarın gönderdiği yazıların gazetenin yayınlandığı, bu hususta sözlü bir mutabakat bulunduğu, başlangıçta ücret istenmediği ve sessiz kalındığı, sonradan ücret istenmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu kabul edilmiştir. 11. Hukuk Dairesinin 04.06.2008 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı kararında ise gönderdiği yazıların yayınlanmasına 6 yıl 11 ay 25 gün suskun kalan davacının, FSEK.’in 52. maddesine dayanmasının TMK.’nın 2. maddesine aykırı düştüğü açıklanmış, ihlale uzun süre sessiz kalındıktan sonra dava açılması, MK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kurallarına aykırı bulunmuştur. O halde, eser sahibinin uzun süre sessiz kaldığı bir kullanıma karşı sonradan dava açması, MK'nın 2. maddesi kapsamında hukuki himaye görmeyecektir. Ancak bunun için uzun süre sessiz kalma olgusunun açık bir biçimde ortaya konulabilmesi gerekir. Zira, FSEK'in 52. maddesinde öngörülen şekil şartı geçerlilik şartı olup bu hükmün, kötü niyet gerekçesi ile her durumda uygulanmasının önüne geçilmesi doğru olmadığı gibi yorum yapılırken de eser sahibinin haklarının korunmasının esas tutulması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, davacı tarafından dava dışı kişiye gönderilen 11.09.2020 tarihli e-posta içeriğinden, davacının dava konusu ettiği kitaplarda, basıldıkları tarihlerden itibaren kendi eserlerinden usulsüz alıntı yapıldığından haberdar olduğu açık biçimde anlaşılamadığı gibi sırf dava konusu kitapların basım tarihleri ile dava tarihi arasındaki süre gözetilerek, davacının hak kaybına uğradığı sonucuna da ulaşılamaz. Zira, yukarıda belirtildiği gibi varsa intihal konusu kısımların davacı tarafından davalıya gönderilmesinin söz konusu olmadığı, bunun dışında davacıya, kendi eseri ile aynı konularda piyasaya çıkan tüm eserleri takip etme gibi bir yükümlülüğün de yüklenemeyeceği, davalının, davacı ile daha önce birlikte eser sahibi olmasının da bu yönden bir ek sorumluluk getirmeyeceği, dava konusu eserlerdeki iddia olunan usulsüz alıntılardan davacının haberdar olduğunun ya da onun izni ve muvakati ile bu alıntıların yapıldığının da açık bir biçimde ortaya konulmadığı, dolayısıyla davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığının kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. O halde ilk derece mahkemesince, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulması, dava konusu eserlerde, davacı eserinden usulsüz alıntı yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ E. - ████████ K.
sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!