Sıra cetveline itiraz davasında muvazaa iddiasıyla bono alacağının geçersizliği, mirasçı tarafından doldurulan senedin ispat yükü ve davalıların hukuki yararının değerlendirilmesi.
Özet: Bir alacaklı, vefat eden borçlunun oğlu tarafından alacaklıları engellemek amacıyla düzenlendiğini iddia ettiği bonoya dayalı icra takibine ve bunun sonucunda oluşturulan sıra cetveline itiraz etmiş; ilk derece mahkemesi, davalının alacağın gerçekliğini ve borçlu ile arasındaki alt ilişkiyi ispat edememesi nedeniyle davayı kabul etmiştir. İstinaf mahkemesi, davalı alacağının, bononun tek başına ispat için yeterli olmadığı ve davacı alacağının öncelikli olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını onamış, diğer davalı hakkındaki davayı ise hukuki menfaat yokluğundan reddetmiş; bunun üzerine ilk davalı, tebligat usulsüzlüğü iddiasıyla temyiz yoluna gitmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : █████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu ...’in vefat etmesi üzerine mirası reddetmeyen ... aleyhine açtıkları davanın kabul edildiğini, davaya bakan mahkemeden alınan ihtiyati haciz kararı ile başlatıkları takiple borçlu taşınmazlarına haciz konulduğunu, taşınmazların satışından elde edilen bedelin vergi dairesi ile davalı ... arasında paylaştırıldığını, borçlunun vefatı üzerine çok miktarda borcu bulunduğunu bilen oğlu...’in asıl alacaklıların alacağını tahsil etmesini engellemek için murisin muhtemelen daha önce imzaladığı boş senetleri doldurarak bono haline getirdiğini, bu bonolardan bir tanesini de davalı ...’a verdiğini, ödeme emrinin haciz sırasında elden tebliğ edildiğini, bononun her zaman düzenlenebilecek belgelerden olup bononun dayanağını davalı ...’ın ispatlaması gerektiğini, muvazaa bulunduğunu ileri sürerek, Konya 13. İcra Dairesi tarafından düzenlenen sıra cetvelinde 1. sıra ve 2. sırada yer alan dosyaların sıra cetvelinden çıkarılarak bu dosyalara ayrılan payın müvekkiline verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetveline itiraz davasında ispat yükünün davalıda olduğu, davalılar tarafından senede dayalı icra takibi yapıldığı, davalıların alacaklarının gerçek bir alacak olduğunu, takipten önce düzenlenmiş üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte birbirini doğrulayan yazılı delillerle ispatla mükellef olduğu, davalının, alacağını ve borçlu ile arasındaki alt ilişkiyi ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın istinaf talebinin incelenmesinde dava dilekçesi ve duruşma günü davalı ...'ın kendisine tebliğ edilmiş ise de yargılama devam ederken davalı vekilinin yargılamadan haberdar olup dosyaya vekaletname ibraz ettiği ve davayı takip ettiği, bu sebeple davalı vekilinin artık savunma ve delillerini İlk Derece Mahkemesine sunabileceğinden başlangıçta kendisine tebliğ yapılmadığı savunmasının yerinde görülmediği, davalı ...'ın alacaklı olduğu bonoyu en son düzenleyebileceği tarihin bono borçlusu ...’in vefat ettiği 29.08.2022 tarihi olduğu, davacı alacağının ise mahkeme ilamına dayalı olup vefat eden ... tarafından imzalanan adi yazılı belgelere dayanarak 26.11.2022 tarihinde dava açtığı ve alacağın hüküm altına alındığı, davada esas alınan adi yazılı belgelerin en sonunun 20.04.2022 düzenleme tarihli olduğu, buna göre davacının alacağının daha önce doğduğu, bu durumda davalının, alacağının varlığını ve miktarını takipten önce düzenlenmiş ve üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek nitelikte olan usule uygun ve birbirini doğrulayan yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bononun alacağın varlığını ispata tek başına yeterli olmadığı, davalı ... alacağını ve alacağının davacı alacağından önce doğduğunu ispatlayamadığından davanın bu davalı yönünden kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'in istinaf talebi yönünden ise İİK’nın 142/1. maddesindeki “alakadarlar” ifadesinin sıra cetvelinde kendisine pay ayrılan ve dava sonucunda etkilenecek olan alacakları ifade ettiği, somut olayda sıra cetvelinde davalı ... davacıdan önce yer almışsa da kendisine pay ayrılmadığı, bu sebeple davacının adı geçen davalıya yönelik itirazına hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulü ile sıra cetvelinde 1. sırada yer alan ... dosyasına ayrılan payın öncelikle davacının alacaklı olduğu dosyanın alacak ve ferilerinin ödenmesine, davanın davalı ... yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde;a.Sıra cetveline itiraz davalarında tebligatın vekile yapılması gerekirken asile yapılmış olmasının hatalı olduğunu, müvekkiline savunma ve delil sunma imkânı tanınmadığını,b.Müvekkili alacağının geçerli bir bonoya dayandığını, davacının alacağının kartvizit üzerine yazılan borç ikrarına dayandığının değerlendirilmediğini, c.Davacı senetlerin boş imzalı olarak doldurulduğu yönünde iddiada bulunmuş ise de buna ilişkin somut dayanak sunmadığını, ek iddiada bulunduğu için ispat yükünün artık davacıda olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.