3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davasında, hak düşürücü süre nedeniyle verilen red kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlıkta davacı, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında yapılan uygulama kadastrosu sonucu kendi adına kayıtlı taşınmazın bir kısmının Hazine adına orman vasfıyla tescilli parsele eklendiğini ileri sürerek taşınmazının iadesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, kadastro tespitinin kesinleşmesi ile dava açılışı arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı esastan onamış, davacının davanın 22/a yenileme kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü süreye tabi olmadığını belirterek yaptığı temyiz başvurusu ise, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle Yüksek Mahkeme tarafından reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazarcık 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. .. ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 3 88... parsel sayılı 20.554,81 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 9 56... parsel numarasıyla ve 20.390,89 m² yüölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Aynı çalışma alanında bulunan 9 56... parsel (eski 3 88... parsel) sayılı 558.755,03 m² yüzölçümündeki taşınmaz, .. Kadastro Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla hükmen orman vasfıyla Hazine adına 30.01.1997 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde bulunan 9 56... (eski 3 88... ) parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan kadastro çalışması neticesinde müvekkilinin kullanımında olan ve dava dilekçesi ekindeki krokide gösterilen 14.531 m² lik yerin Hazine adına orman vasfıyla kayıtlı olan 9 56... parsel (eski 3 88... ) sayılı taşınmazına eklendiğini ileri sürerek, davalı taşınmaz içinde yer alan yerin müvekkilinin taşınmazına eklenmesi talep etmiştir.II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "ilk tesis kadastrosunun 30.07.1996 yılında, 3402 sayılı Kanun'un 22/a yenileme çalışmalarının 02.03.2022 tarihinde yapıldığı, dava dilekçesi ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 14531,63 m²lik alanın tesis kadastro paftasında da orman sınırları içinde kaldığı; tesis kadastro sınırları ile 22/2-a güncelleme kadastro sınırlarının çakıştırılmasına göre dava konusu edilen 14531,63 m²'lik alanda güncelleme çalışması ile bir sınır değişikliği yapılmadığı; dava konusu edilen taşınmazların sınırlarının ve konumlarının da tesis kadastrosu ile oluşturulduğu, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olduğu, çekişmeli taşınmaza ait ilk tesis kadastrosunun 1997 yılında kesinleştiği, eldeki davanın ise 23.12.2021 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin hak düşürücü süre nedeni ile davanın usulden reddine karar vermesi kanuna açıkça aykırılık teşkil etmiş olup, gerekçesinde de dosya kapsamında kadastro öncesi hiç bir nedene dayanılmamasına rağmen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil olarak değerlendirme yapması, bunun akabinde hak düşürücü sürenin dolduğuna kanaat getirmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, söz konusu davanın 22/a yenileme kadastrosuna itiraz davası olduğunu, mülkiyete ilişkin herhangi bir iddianın söz konusu olmadığını ve bu nedenle hak düşürücü süreye dayanacak herhangi bir hususun da bulunmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.