Teknoloji Geliştirme Bölgesinde ruhsatı iptal edilen öğrenci yurtları inşaatı projesinde, üst hakkı sahibinin kusursuz imkansızlık savunması ile sözleşmeden doğan sorumluluğuna dair temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, davalının teknoloji geliştirme bölgesinde inşa ettikleri öğrenci yurtları için sözleşme ile üstlendiği imar ve ruhsatlandırma sorumluluklarını yerine getirmemesi, üst hakkını ve doluluk garantisini sağlayamaması nedeniyle ruhsat iptali, inşaatın mühürlenmesi ve yurtların düşük bedelle kiralanmasından kaynaklanan milyonlarca dolarlık zararlarının tazminini talep etmiş; davalı, ruhsat iptalinde kusuru olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise sözleşme sonrası bölgenin statüsünün değişmesi ve imar yetkilerinin kayması sonucu davalının edimini kusursuz imkansızlık hali nedeniyle ifa edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti davalı şirketin ortaklarından olan ... Üniversitesi'ne ait ve üniversite tarafından ... Teknoloji Geliştirme Bölgesi olarak tahsis edilen ve davalı şirket lehine 49 yıllığına üst hakkı tesis edilen 29094 ada, 9, 10... numaralı parseller üzerine 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu uyarınca bölgede imar ve parselasyon işlemleri konusunda tek yetkili olan davalı şirketin öğrencilerin barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilk etapta 5000 kişilik olmak üzere toplam 15.000 kişilik öğrenci yurtlarının yapımı işinin ortağı olduğu davacı ... . San. ve Tic. A.Ş. üzerinden gerçekleştirdiğini ve inşaatın yapımı konusunda anlaştığı diğer davacı ...Ticaret A.Ş. ile inşaatları yapacak olan ... . San. ve Ticaret A.Ş'ye, davacı ... San. ve Tic. A.Ş'den hisse devri sağlanmak suretiyle ortaklık ilişkisi kurulduğunu, davacı .... San. ve Tic. A.Ş'nin ortakları davalı şirket ile davacı ... Ticaret A.Ş. ve dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. arasında 15.05.2014 tarihinde imzalanan sözleşmede davalı şirketin, mülkiyeti Hazineye ait olacak yurt binalarının imar ve ruhsat sorunlarının söz konusu olması halinde bu sorunların çözümünü sağlayacağı ve davacı şirkete devrettiği üst hakkının iptal etmeyeceği gibi, üniversitenin de iptalini engelleyeceği ve üniversite içinde yurtlarını kullanımı için her türlü önlemleri alıp, üniversite tarafından verilen %90 oranındaki doluluk garantisinin devamını sağlayacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının hem sözleşmeden, hem de 4961 sayılı Yasa'dan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirket tarafından yapımı tamamlanan yurt binalarının yapı ruhsatının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapı kullanma izin belgesinin alınacağı aşmada iptal edildiğini ve inşaatın mühürlendiğini ve sonrasında da davalının isteği ile yurt binalarının daha düşük bir bedel ile Kredi ve Yurtla Kurumu'na kiraya verilmek ve ek yatırım yapılmak zorunda kalındığını ve davacının zarara uğradıklarını ileri sürerek, gelecek beş yıl için davacıların uğrayacağı zarara karşılık 5.058.008 USD'nin ve başlanmayan yurt projelerinin gecikmesi dolayısıyla ayrıca hesap edilecek tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; ... Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde yer alan taşınmazlara davacı şirket tarafından yapılan yurtlara ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nca verilen ruhsatın daha sonra Bakanlık tarafından iptal edilmesi üzerine, ruhsat iptali işleminin iptali için davalı şirketin idari yargıda dava açtığını, ruhsatın iptal edilmesinde davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddin istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 15.05.2014 tarihli ortaklık sözleşmesinin konusunu teşkil eden taşınmazların ... Üniversitesi'ne ait olduğu, taşınmazlar üzerinde davalıya üst hakkı tesis edildiği, sözleşmenin imzalanmasından sonra bu taşınmazlarla ilgili imar düzenlemesinde değişiklik olduğu, Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde yer alan taşınmazların 13.01.2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Bölge kapsamı dışına çıkarıldığı ve imar mevzuatı bakımından yetkilerin Çankaya Belediye Başkanlığı'na geçtiği, davalının sözleşmenin devamı ve ayakta kalması için idari yargıda dava açtığı, ancak yetkinin değişmesiyle yapı kullanma izin belgesi alamadığı, Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkındaki Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca taşınmazlara belli koşullarda özel tesis yapılabileceği, bunun için taşınmaz malikinin başvurusu gerektiği, davalı şirketin taşınmaz maliki olmayıp, üst hakkı sahibi olduğu, üst hakkı sahibinin imar mevzuatı bakımından yetkisi bulunmadığı gibi ayrı bir tüzel kişiliğe sahip ... Üniversitesi'ni imar değişikliği yapılması yönünde zorlama, onun bu yönde iradesini sağlama mecburiyetinin de bulunmadığı, davalının, gerek sözleşme gerekse mevzuat bakımından üzerine düşeni yaptığı, edimini kendisinden sadır olmayan imar mevzuatındaki değişiklik nedeniyle yerine getiremediği, kusursuz imkansızlık halini doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde elde edilen bilgilere göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, kaldırılan önceki karardaki gerekçelerin aynen korunarak direnme sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davalı şirketin ruhsat sorununu çözümlemek adına Belediye nezdinde gerekli girişimlerde bulunmadığını, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilip sonuçlandırılması gerektiğini, davaya konu alanın dava açıldıktan sonra alınan Bakanlar Kurulu kararı ile Teknoloji Bölgesi Geliştirme Sahası dışına çıkarıldığını, davanın açıldığı tarihte bu alanın Çankaya Belediyesi'nin yetkisinde olmadığını, dava tarihine kadar davalı şirketin imar ve ruhsat sorunlarını çözmesi pekala mümkün iken davalının edimini yerine getirmediğini ve davacıların zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davanın açılmasından sonra yaşanan gelişmeler nazara alınarak kusursuz imkânsızlık hali kabul edilerek davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünün dikkate alınmamasının doğru olmadığını, davalı şirketin hem davadan önce, hem de davadan sonra yükümlülüklerini yerine getirmediğini, temerrüte düştüğünü, davanın açıldığı tarih itibarıyla haklı olan davacılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu parsellerin özel statüsü gereği imar ve ruhsat sorunlarının çözümünün hem mevzuat, hem de sözleşme gereğince davalı tarafından yerinde getirilmesi gerektiğini, davalı şirketin %88 hissesinin Hacettepe Üniversitesi'ne ait olduğunu, davalı şirketin yönetimini üniversitenin atadığı kişilerin yürüttüğünü, davalı şirketin üniversiteden ruhsat sorunlarının giderilmesini istemesinin mümkün olduğunu, üst hakkı sahibi olan davalının üst hakkının niteliği gereği ruhsatla ilgili işlemleri yapma yetkisinin olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, şirket ortaklığı sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.