7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçunda, Tarım ve Orman Bakanlığının katılan sıfatının hukuka aykırılığını ve TCK 53 ile yargılama gideri hatalarını düzelterek mahkûmiyet hükmünü onadı.
Özet: Kaçakçılık suçuyla ilgili mahkumiyet hükmünü inceleyen Yargıtay, Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan doğrudan zarar görmediği için davaya katılma ve temyiz yetkisinin bulunmadığına hükmetmiş; sanığın temyizinde ise temel hükmün usul ve esasa uygun olduğunu belirterek onamış, ancak Türk Ceza Kanununun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının güncel mevzuata göre yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve sanık lehine bozma sonrası oluşan yargılama giderlerinin sanığa yüklenemeyeceği yönündeki hukuka aykırılıkları dosya üzerinden düzelterek kararı düzeltilerek onamıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I-Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın ... kaçağı sigara olmasına göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II-Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının kamu davasında katılan sıfatı bulunmadığı ve bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve daha ağır ceza içeren Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında verilen 1 yıl hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken yazılı ilamın tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının gerekçeli karar başlığında ''Katılan" olarak gösterilmesi ile sanığın gözaltı süresinin gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
2.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükümden hak yoksunluklarına ilişkin (12) numaralı bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un
53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması," ifadesinin eklenmesi, hükümden yargılama giderlerine ilişkin (16) numaralı bendin çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 233,29 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!