7. Ceza Dairesi, 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü hukuka aykırı arama ve gizli soruşturmacı usulsüzlüğü nedeniyle bozarak beraat gerekliliğini vurguladı.
Özet: Yargıtay, 7258 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü bozarak, olayda usulüne uygun mahkeme kararı veya Cumhuriyet savcısı emri olmaksızın yapılan arama sonucu elde edilen bilgisayar kasası ve kupon yazıcısı ile suç tarihinde yürürlükte olmayan veya kanuna aykırı şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı tarafından elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereği bu tür yasak delillerle mahkûmiyet hükmü kurulamayacağını ve başkaca şüpheden uzak kesin delil de bulunmadığını belirterek sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : 7258 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen bilgisayar kasası ve kupon yazıcısının yasak delil niteliğinde olduğu, öte yandan gizli soruşturmacı görevlendirilmesine imkan tanıyan 7258 sayılı Kanun'un 5. maddesine 01.02.2018 tarihinde eklenen ek fıkra suç tarihinde yürürlükte olmadığı gibi bu suçun gizli soruşturmacı görevlendirilmesinin usul ve esaslarının düzenlendiği 5271 sayılı Kanun'un 139/7. maddesinde gizli soruşturmacı görevlendirilebilecek suçlar arasında da yer almadığı, ayrıca bahsi geçen maddede öngörülen usule de uyulmadığı, bu itibarla hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmayan kolluk görevlilerinin bu suretle elde ettiği deliller de hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, başkaca da sanığın atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak
kesin delil bulunmadığı nazara alındığında, Anayasanın 38/2, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!