Kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmünün, arama kararı eksikliği, hatalı pek hafif değer indirimi ve etkin pişmanlık ihtarında usul hataları nedeniyle bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, sanığın kaçakçılık suçunu işlediği yönündeki mahkeme kabulünü doğru bulsa da, arama kararının dosyaya getirilmemesi, kaçak eşyanın pek hafif değeri için indirim oranının hatalı uygulanması, sanığa etkin pişmanlık hükümleri hakkında eksik ve yanlış bilgi verilerek yanıltılması ve bu nedenle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, erteli hapis cezasında hak yoksunlukları konusunda karar verilmemesi, müsadere kararında yanlış yasa maddesi gösterilmesi ve tek sanıklı davada çoğul ifadeler kullanılması gibi usul ve esas hataları nedeniyle yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, ... İdaresi vekilinin 13.01.2014 tarihli dilekçesindeki katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılama sonlandırılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ... İdaresi vekilinin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca katılma talebinin kabulüyle, davaya katılmasına karar verilerek katılan ... İdaresi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Uludere Sulh Ceza Hâkimliğinin 21.10.2013 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı önleme arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması,2.Suç tarihi itibarıyla dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olduğu gözetilerek; 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca pek hafiflik indirim oranının 1/2'den fazla olmak üzere 2/3 arasında takdir edilmesi gerekirken 1/2 oranında indirim yapılarak kanuni sınırların dışına çıkılmak suretiyle fazla ceza tayini,3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,4.Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,5.Kaçak eşya hakkında müsadere kararı verilirken uygulama maddesi olarak 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gösterilmesi gerekirken, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,6.Dosyada "tek sanık" olduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi uyarınca yapılan ihtarata ilişkin bentlerde "sanıklardan" bahsedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.