Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan kur farkı alacağı ihtilafında itirazın iptali davasına ilişkin istinaf incelemesi yapmıştır.
Özet: Davacı, davalıya yapılan ticari satış sözleşmesinden kaynaklanan boru ve ekleme parçalarının bedeli için tahsil edilen çeklerin ödeme tarihlerindeki Amerikan doları kur farkı alacağı olan 701.825,21 TLnin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 kötüniyet tazminatı talep etmektedir; zira taraflar arasındaki yazılı sözleşmede kur farkının ödenmesi kararlaştırılmıştır. Davalı ise davacı tarafından ileri sürülen yazılı sözleşmeden haberdar olmadığını, sadece sözlü bir ticari anlaşma yaptıklarını ve çeklerle ödemenin tam olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemektedir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas ve ████████ Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki █████/2021 tarihli satış sözleşmesi ile müvekkilince davalı ... kurumu nezdindeki inşaat işine ilişkin olarak davalı tarafından talep edilen ve sözleşmede özellikleri belirtilen boru ve ekleme parçaları satışının yapıldığını, aynı sözleşme uyarınca davalıya satışı yapılan ürünlerin toplam tutarı karşılıklı olarak 318.600,00 USD olarak belirlendiğini, sözleşmede davalının müvekkiline vereceği Türk lirası çeklerinin keşide günlerindeki Amerikan doları/Türk lirası kur karşılığı esas alınacağını, bu itibarla Amerikan dolarına ilişkin kur farkının da Türk lirasına çevrilerek ayrıca müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu hususunda taraflar arasında karşılıklı olarak anlaşmaya varıldığını, müvekkili şirketin sözleşme mucibince üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından keşide edilen her biri 110.000,00.TL meblağlı 2 Adet █████/2021, 2 Adet █████/2021, 2 Adet █████/2021, 3 Adet █████/2021, 5 Adet █████/2021, 5 Adet █████/2021 ve 6 Adet █████/2022 keşide tarihli toplam 25 adet ve yalnızca toplam 2.750.000,00.TL tutarında çeklerin muhtelif zamanlarda müvekkiline verilerek bu çeklerin belirtilen keşide tarihlerinde müvekkilince ilgili bankadan doğal olarak Türk Lirası olarak tahsil olunduğunu ve bu itibarla davalının sözleşmeye göre çeklerin tahsil tarihlerindeki USD kuru karşılığı ile kısmi ödeme yapmış olduğunu, bu itibarla davalının çeklerin tahsil olduğu güne ilişkin T.C. Merkez Bankası Amerikan Doları Efektif Satış Kuruna göre davalının müvekkiline verdiği çeklerin keşide gününde müvekkilince Türk Lirası olarak ilgili bankadan tahsil edilmesinden sonra geriye kalan müvekkilinin davalıdan olan USD kur farkı alacağı hesaplanıp yine sözleşme mucibince USD/TL kuruna göre Türk Lirasına çevrilerek 701.825,21.TL olarak bulunduğunu, bu alacağın ödenmesine ilişkin davalı şirket ile olan tüm şifahi görüşmeler ile davalıya gönderilen ihtarnamenin de sonuçsuz ve yanıtsız kaldığını, bunun üzerine sözleşme konusundaki itilaflar için davalı tacir ile ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri için yetki sözleşmesi de yapılmış olduğunu, davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ████████ E. Sayılı dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatılmış ise de ödeme emrini tebellüğ eden davalı icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile borca ve ferilerine itirazda bulunduğunu ve sözü edilen icra takibinin durduğunu, davalının yapmış olduğu itiraza ilişkin olarak taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin taraflar arasında anlaşamama olarak sonlandırıldığını, bu nedenlerle; davalının ... İcra Müdürlüğünün ████████ E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma ile müvekkili şirketin boru alım satımı hususunda aralarında anlaştıklarını, taraflarca kararlaştırılan sözlü ticari akit uyarınca müvekkili firmanın davacıya çekler keşide ettiğini, davacının kabulüyle de sabit olan 25 adet çekin davacı tarafça defaten teslim alındığını, müvekkili şirket ile davacı firma arasında dava dilekçesi ekinde ileri sürülen bir sözleşme konuşulmadığını, böyle bir sözleşmenin müvekkiline ulaşmadığını ve incelemesine sunulmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafla yalnızca yapılacak alışverişi, teslim süresini, meblağını ve ödeme şartlarını konuştuklarını, müvekkilinin böyle bir sözleşme ve içeriğinden hiçbir şekilde haberi olmadığını, müvekkili tarafından bilinmeyen sözleşme hükümlerine dayanılarak çek ödemesinde kur farkı faturası tanzim edilmişse de müvekkili şirket tarafından da bu faturaya doğal olarak itiraz edildiğini, bu nedenle şirket yetkilisinin bilgisi dışında tezahür eden sözleşme ve hükümlerinin müvekkili yönünden bağlayıcı olmayacağını, müvekkili firmaca çeklerin defaten verilmiş ve muhataba ibraz sonucu tahsil edilmiş olması nedeniyle taraflar arasında bir borç ilişkisinin söz konusu olmadığını, müvekkili firmaca bütün ödemeler çek ile defaten yapıldığı halde davacı firmanın taraflar arasındaki alışverişe konu faturaları, çekleri teslim aldığı tarihten yaklaşık 1 ay sonra tanzim ettiğini ve tanzim tarihindeki dolar kurunun esas alındığını, davacının zaten kur farkını müvekkiline yansıttığını ve tahsil ettiğini, davacı tarafından tanzim edilen ticarete konu esas fatura bedellerinin henüz ödeme vadesi dahi dolmadan kur farkı faturası düzenlenerek icra takibi başlatılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, taraflar arasında kararlaştırılan iş gereği müvekkili şirket tarafından 25 adet çekin davalı firmaya █████/2021 tarihinde teslim edilmiş olup █████/2021 tarihindeki TCMB kayıtları uyarınca 1 USD 8,6486.TL'ye tekabül ettiğini, bu tarihten itibaren davacı firmanın 1 ay içerisinde henüz dolar kuru üzerinde fahiş dalgalanmalar meydana gelmeden kararlaştırılan malları █████/2021, █████/2021, █████/2021, █████/2021, █████/2021, █████/2021, █████/2021, █████/2021 olmak üzere toplam 8 partide teslim ettiğini, davacının kurda meydana gelen yüksek dalgalanmaya maruz kalmadan ürünlerini satın aldığını ve müvekkiline karşı yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bu değişen şartların öngörülemez bir nitelik taşımakta ve değişen durumdan kaynaklı müvekkilinin kusur bulunmadığını, sözleşmenin ifası sırasında hal ve şartların değişmesi durumunda doğruluk ve dürüstlük kuralı gereği sözleşmenin ve ifanın yeni koşullara göre uyarlanması gerekeceğini, bu nedenlerle; davanın esastan reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacı üzerinde bırakılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafça hesaplanan kur farkı faturasının Dolar/TL paritesinde meydana gelen öngörülemez fahiş yükselmeler nedeniyle müvekkiline atfı mümkün kusur bulunmadığı da dikkate alındığında davacı tarafında talep edilen bedel üzerinden mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davalı şirket çalışanının temsil yetkisinin sınırlarını aştığını, sözleşme imzalamaya yetkili olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığını, davalı şirketin sözleşmeye ve kur farkı faturasına onay vermemesi nedeniyle davalı şirketi bağlayamayacağını, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini ve MK. 2. Maddesi kapsamında iyiniyetli olup olmamasının sonuca etkili olmadığını, kur farkı faturasına ilişkin davalı defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle ticari defter kayıtlarının birbirini teyit etmediğini ve kur farkı faturasından sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine gerekçe olarak raporlar arasında çelişki olduğunu belirttiğini, bu tespitin yanlış ve hatalı olduğunu, yerel mahkemece "ancak mahkemenizce ödemelerin TL olarak değerlendirilmesinin gerektiğinin kabulü halinde ise davacı alacağının 7.580,53 TL olduğu" şeklindeki beyandan yola çıkarak ve sanki bu beyan bir tespitmiş gibi yerel mahkemece bu beyanın kabul görerek "ticari defterlerin birbirini teyit etmediği" yönündeki gerekçesinin ve hükmünün usul ve yasalara aykırı, yanlış ve hatalı olduğunu, davalının itiraz ettiği bir faturanın defterlerinde yer almaması ile "defterler birbirini tutmuyor" gerekçesi ile davanın reddi yoluna gidilemeyeceğini, davalının yalnızca 7.580,72.TL borcu olduğu şeklindeki hususa itiraz ettiğini ve kabul etmediğini, davalının 694.244,64.TL tutarlı kur farkı faturasını defterlerine herhangi bir şekilde ve usul ve yasalara aykırı olarak işlememiş olması davalının aynı kur farkı alacağından olan ve doğan 7.580,72.TL'ye ve buna ilişkin faturayı ticari defterlerine kayıt etmiş olmaları ve içinde bulunduğu faturanın içeriklerine herhangi bir itirazının bulunmaması doğrultusunda toplam borcun 701.825,37.TL tutarın davalının bilgisi dahilinde olduğunu, davalının bir bütün olan alacağın bir kısmını kabul edip bir kısmını kabul etmemesinin müvekkilinin davadaki haklılığını gösterdiğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarih ve ████████ E. ████████ K. sayılı usul ve yasalara aykırı davanın reddine dair karara karşı istinaf başvurusunun kabulüne, hüküm kesinleşinceye kadar Tehir-i İcraya karar verilmesini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi kararının müvekkil lehine duruşmalı olarak kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince davaya konu faturaya itiraz edildiği ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, kur farkına dayalı alacaklarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşmedeki imzanın davalının ticari mümessiline ait olduğu, davalının itirazlarının TMK m 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, taraflara arasındaki ticari ilişkiyi düzenleyen hususun bizatihi sözlemenin kendisi olduğu, ticari mümessile sözleşme imzalama yetkisi verilmediğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda davalı tarafça davacı ile boru alım satımına ilişkin ticari ilişkinin bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı değil sözlü olarak yapıldığı ve ödemelerin çek ile yapıldığının ve davalı şirketin ...'ı çekleri imzalama konusunda yetkilendirdiğinin kabul edilmesi karşısında, uyuşmazlık taraflar arasında akdedilmiş olan █████/2021 tarihli sözleşme kapsamında davalı adına sözleşmeyi imzalayan kişinin ticari mümessil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve kur farkı alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Takibe konu kur farkı faturasının davalının ticari defterlerine kaydedilmediği, kur farkı alacağına ilişkin ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre 54.989,78 USD (739.409.11-TL) kur farkı bulunduğu, █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre ise 53.510,30 USD (720.639,21-TL) kur farkının olduğu davacı tarafça takip talebinde talep edilen kur farkının ise 701.825,21-TL olduğu anlaşılmıştır.Yargıtay HGK'nın █████/2017 tarih ███████-1149 Esas █████████ Karar sayılı ilamında " .... Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 449. maddesinin birinci fıkrasında ticari mümessilin tanımı; “ticari mümessil, bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese sahibi tarafından işlerini idare ve müessesenin imzasını kullanarak bilvekâle imza vazetmek üzere sarih veya zımni kendisine mezuniyet verilen kimsedir" şeklinde yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 547. maddesinin birinci fıkrasında ise ticari mümessil; “Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.” şeklinde tanımlanmıştır.Ticari mümessillik; bir sözleşme olmayıp, tek taraflı bir hukuki işlemle verilen temsil yetkisini içerir. Buna bağlı olarak, ticari mümessillik işletme sahibinin iradesine dayanır. Dolayısıyla burada söz konusu olan temsil yetkisi kanuni değil, iradi temsil yetkisidir.Ticari mümessilin temsil yetkisinin kapsamı kanunda tam olarak belirlenmiştir. Bu hâliyle ticari mümessillik, sınırı kanunla çizilmiş iradi bir temsil yetkisidir. Ticari mümessil, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili olup açıkça yetkili kılınmadıkça, taşınmazları devredemez veya bir hak ile sınırlandıramaz (BK m.450; TBK m.548).Ticari mümessillik ticaret siciline tescil olunur. Ancak işletme sahibi tescilden önce de temsilcinin yaptığı işlemden sorumludur (BK. m. 449/2; TBK. m. 542/2).Ticari mümessil, işletme sahibini temsile yetkili bir kişi olmanın yanı sıra, aynı zamanda ticari işletmenin belirli yetkilere sahip idarecisi niteliğini de taşır. Örneğin bir bankanın genel müdürü, hukuki bakımdan bankanın ticari mümessilidir; ancak idari bakımdan da, yürütme organının bir parçasıdır. Nitekim ticari mümessilliğin bu yönü, ticari mümessili tarif eden BK m. 449/l'de "...işlerini idare ..." ibaresiyle vurgulanmıştır.Ticari mümessil, bir işletmenin tüm işlerini idare etmekle görevlendirildiğinden, onun, işletmenin hem olağan hem olağanüstü nitelikteki bütün işleri yapmaya yetkisi vardır. Buna karşılık genel yetkili ticari vekil, işletmenin sadece olağan (mutad) işleriyle sınırlı temsil yetkisine sahiptir. Olağanüstü işlemleri yapabilmesi için, işletme sahibinin özel yetkisine ihtiyaç vardır. Belli bir işin ya da işlemin ifasıyla görevlendirilen sınırlı (özel) yetkili vekillerin sahip oldukları temsil yetkilerinin kapsamı ise, kendilerine bırakılan iş ya da işlemin niteliğine göre belirlenir.Ticari vekil, özel yetki verilmedikçe tacir adına ödünç alamaz, kambiyo taahhütlerinde bulunamaz ve davacı veya davalı olarak mahkemelerde taciri temsil edemez (BK. m. 453/2; TBK m. 551/2). Oysa ticari mümessil, bu tür işlemleri dahi yapma yetkisine sahiptir. Nihayet, ticari mümessilin temsil yetkisinin ticaret siciline tescili gerekirken (BK m. 449/II-III); ticari vekilin temsil yetkisi sicile tescil edilemez..." hususunun belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça taraflar arasında sözleşmeyi ...'ın imzalama yetkisinin bulunmadığı yönünde iddialarda bulunulmuş ise de ...'ın yetkili temsilci gibi hareket ettiği, bu kapsamda davacıya boru satışına ilişkin çek keşide ettiği, davacının dava dışı ...'ı yetkili temsilci gibi gördüğü, sözleşme altındaki imzanın ...'a ait olmadığının iddia edilmediği, sözleşme kapsamında boru tesliminin gerçekleştirilmiş olduğu, yine ödemelerin çekler ile yapılmış olduğu, davalı tarafın bu iş ve işlemleri benimseyerek rıza gösterdiği, davalının dava dışı çalışanın şirket adına teslim yetkisinin olmadığına dair savunmasının yerinde olmadığı, dava dışı çalışanın temsil yetkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Aksinin kabulü halinde dahi TBK'nın 46. maddesi gereğince yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu işlemler davalı şirket tarafından zımnen onanmış olduğundan davalı şirketi bağlayacaktır bu haliyle ... tarafından imzalanan sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağı yönündeki savunmanın TMK nun 2 maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı kabul edilerek dairemizce söz konusu sözleşmenin davalı şirket yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilmiş, yetkili temsilci tarafından imzalanan sözleşmenin Ödeme Şekli ve vadelerine ilişkin 5.maddesinin c ve d maddelerine göre davacının kur farkı talep edebileceği, mahkemece alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından talep edilebilecek kur farkı alacağının takipte talep edilen 701.825,21.TL'den fazla olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının kabulüne karar dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:yukarıda açıklanan nedenlerle :1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3)-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,4)-Davanın KABULÜNE,a)-... İcra Müdürlüğünün ████████ Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, b)-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 140.365,04.TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,c)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gerekli 47.941,68.TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 8.476,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 39.465,38.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,d)-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.476,30.TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından peşin yatırılan 80,70.TL başvurma harcı, 115,00.TL posta gideri, 1.500,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1695,70.TL, yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,f)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 111.273,78.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,g)-Arabulucuya ödenen 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-11,13,14 maddesi gereğince davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, h)-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde avans sahibine İADESİNE,İstinaf incelemesi yönünden;1)-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,2)-6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 30,00.TL posta masrafı, 234,00.TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 1.012,00.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile █████/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır