İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, davalının önceki kullanımına ve tarafların ticari amaç gütmeyen dernek olmasına dayanarak reddedilen marka tecavüzü ve haksız rekabet davası istinaf kararı.
Özet: Bir derneğin tescilli "..." ve "..." ibareli markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabet iddiasıyla açtığı maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi, davalının "..." ibaresini davacının markasını tescil ettirdiği 2018 yılından çok daha önce, 2005 yılından itibaren kullanmaya başladığını, bu durumun tescilsiz önceki kullanım hakkı doğurduğunu ve marka tecavüzü iddiasını hükümsüz kıldığını; ayrıca her iki tarafın da ticari amaç gütmeyen yardım dernekleri olması sebebiyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığını belirterek, tüm tazminat taleplerini reddetmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:███████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:Markaya Tecavüzden Kaynaklanan maddi Tazminat İstemliKARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde;davalı tarafın Samsun (3) Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D.İş dosyası nezdinde tespit edilen “...” ibareleri markasal kullanımlarının; müvekkilinin ... numaralı “...”, ... ve...numaralı “...” ibareli markaları bakımından marka ihlali ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürerek markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitine; bu faaliyetin önlenmesine ve durdurulmasına; davalı tarafın ... internet sitesi ile “...” isimli Instagram ve Twitter, “...” isimli Facebook ve “...” isimli YouTube kanalı hesaplarında dava konusu marka altında yürüttüğü tüm tanıtım faaliyetinin durdurulmasına, karara riayet edilmediği takdirde markanın kullanıldığı internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine; masrafı davalılardan alınmak sureti ile; marka ihlali teşkil eden ürünlere, basılı yayınlara, tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konulmasına; el konulan bu ürün, tanıtım vasıtası ve tabelaların imha edilmesine, kararın gazetede ilan edilmesine; marka ihlali ve haksız rekabet nedeni ile 20.000 TL manevi, SMK’nın 151/2 maddesi (b) bendine göre hesaplanacak 10.000 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;█████/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacı yanın markaları ile davalı yanın markası bütün olarak değerlendirildiğinde markaların benzer olmadığını, tüketiciler nezdinde iltibas ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı tespit edildiği, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"... çelişki üzerine aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise markaların benzer olduğu fakat ticari bir kullanım olmadığı ayrıca davalının kullanımlarının davacıdan önceki tarihe dayandığı belirtilerek tecavüz olmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre de davacıların tescilli markalarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalılarca yapılan kullanımlarında...Derneği şeklinde olup... Derneği ibarelerinin tanımlayıcı ibare olduğu esas unsurun ... ibaresi olduğu bu yönüyle marka kullanımlarının benzer olduğu, fakat hem davacı derneğin hemde davalı derneğin kuruluş ve faaliyetine ilişkin belgeler celp edilip incelendiğinde davacı dernekçe ... ibaresinin tüzük değişikliği sonrası ilk olarak █████/2018 tarihinde kullanıldığı, davalı derneğin ise 2005 yılında Samsun ilinde kurulduğu, ilk kuruluşundan itibaren ... ibaresinin kullanıldığının tespit edildiği, buna göre de ... ibaresinin davalı dernekçe daha önce kullanıldığının tespit edildiği, buna göre de davacının tescilli marka sahibi olsa da tescilsiz önceki kullanımlara yönelik tecavüz iddiasında bulunamayacağı gibi tarafların yardım derneği olduğu, davacı ve davalı gerçek şahsın da bu derneklerin yöneticisi oldukları ticari amaç gütmeksizin yardım amacı ile faaliyet gösteren dernekler olması sebebiyle tacir olmadıklarından haksız rekabet yönünden de talepte bulunamayacakları, kaldı ki bulunulsa dahi davalının önceye dayalı kullanımı sebebiyle haksız rekabetin de oluşmadığı, bu şekilde tecavüz ve haksız rekabetin oluşmaması sebebiyle tazminat taleplerinin de reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından Davanın REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf isteminde özetle;Müvekkili ...'nun kurucusu olduğu derneğin 2006 yılından bu yana fasılasız bir şekilde hizmet gösterdiğini, reklam kampanyalarında ise yoğun bir şekilde "..." ibaresini taşıyan figüratif unsurlu markanın tanıtımı yapılmakta olup marka oldukça yoğun bir bilinirliğe ulaştırmış olduğunu, ... numaralı “...” ibareli markasının 45. sınıfta “...” emtiasında koruma altına alınmdığını...numaralı “... ...” markası 16, 41, 44, 45 nolu sınıfta tescilli olduğunu, “...” ibaresi asli unsur olduğunu, en alt kısmında “...” ifadesinin slogan niteliğinde kullanıldığını, ...numaralı marka tescili de bulunduğunu, Müvekkilinin şikâyete dayanak olan markasının aynı zamanda Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) nezdinde de tescilli olduğunu,Davalının kullanımına ilişkin görselin sunulduğunu, “...” ibaresinin başında “samsun” eki olmadan da doğrudan kullanıldığını, sosyal medya hesaplarında da bu markasal kullanımın yoğun bir şekilde gerçekleştirildiğini, 14.04.2021 tarihinde davalı derneğin merkez adresinde delil tespiti yapılması talep edildiğini, Marka tesciline dayanarak SMK’nın 149. maddesindeki taleplerin ileri sürülebilmesi için marka sahibinin tacir olması, ticari faaliyetinin bulunmasının gerekli olmadığını, raporda kullanımın markaya benzer olduğunun tespit edildiğini, müvekkili dernek yetkililerinin davalı tarafı birçok ikaz etmiş olması sebebiyle ve ihtilaf konusu kullanımlara kötü niyetle devam edilmiş olması nedeniyle davalılar hakkında marka ihlali ve haksız rekabet nedenleriyle Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ██████████ Sor. numaralı dosyası üzerinden şikâyette bulunulduğunu, müvekkilinin uzun yıllar boyunca emek vererek bilinir haline getirdiği marka hakkının davalılar tarafından tesadüfen ya da iyi niyetle kullanılmadığını, davalıların bilinçli ve kötü niyetli bir şekilde müvekkili ile aynı marka ibaresini kullanmakta ve derneğin Samsun’da bulunan şubesi gibi izlenim sergilemekte olduğunu, marka ihlali ve haksız rekabetin sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi ve tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece aşamalarda üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup çelişkiyi giderici nitelikteki son bilirkişi raporunda; davalı derneğin 2005 yılında kurulduğu, davacı derneğin ise ... ismi ile kurulmuşken isminin █████/2011 tarihinde ... olarak değiştirildiği, ... isminin ise █████/2018 tarihindeki değişiklikle gerçekleştiği, davacının en eski tarihli ... markasının koruma tarihinin █████/2018 olduğu, davalının markasal kullanımlarının davacı markasından önce olduğunun tespit edilmiştir. UYAP'ta mevcut Samsun İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü yazısına göre; davalı derneğin 2005 yılında değil, 2015 yılında kurulduğu görülmekte ise de, davacı derneğin isim değişikliğinin █████/2018 tarihli olduğu, en eski tarihli marka başvurusunun ise █████/2018 Tarih olduğu dikkate alındığında maddi hataya dayalı bu husus sonuca etkili görülmemiştir. Son bilirkişi heyeti raporunun yeterli ve hükme elverişli nitelikte olduğu, davalının instagram hesabını 10.12.2016 tarihi itibariyle aktif olarak kullanıldığı, Twitter hesabını Aralık 2016 tarihinde oluşturduğu, Youtube hesabının Kasım 2015 tarihinde oluşturulduğu, ... adlı instagram hesabındaki ilk markasal kullanımın 10.12.2016 tarihli olduğu, 2017 tarihli ... içerikli markasal kullanımlara da rapora yer verildiği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince davalının tescilsiz önceki kullanımları dikkate alınarak davanın reddine karar vermesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00TL harçtan, peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,-Davalıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 330TL istinaf masrafının davacılardan alınarak davalılara verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026