Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, alt yüklenicinin fazla imalat, eksik hak ediş ve munzam zarar talepleri ile ana yüklenicinin savunması.
Özet: Bu dava, bir alt yüklenicinin, ana yükleniciye karşı, eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği istinat ve iksa duvarı ile taş dolgu işlerinde, sözleşme dışı fazla imalatlar gerçekleştirmesine ve hakedişlerde yapılan haksız taş kesintilerine rağmen eksik ödeme yapıldığı, idareden tahsil edilen fazla imalat bedellerinin kendisine aktarılmadığı iddiasıyla alacak ve geç ödemeler nedeniyle oluşan munzam zararın tazminini talep etmesi; ana yüklenicinin ise, fazla imalat taleplerini reddetmesi, ödemelerin sözleşmeye uygun yapıldığını ve davacının kendi hazırladığı hakedişlerin ödendiğini savunarak munzam zarar iddiasının mesnetsiz olduğunu belirtmesi üzerine açılmıştır.

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZMA TARİHİ : █████/2026
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı şirketin, ... ile imzalamış olduğu █████/2017 tarihli ana sözleşmesi ile "..." işini üstlendiğini, davalı şirketin işin bir kısmı olarak tabir edilebilecek, ocak taşı ile istinat ve iksa duvarlarının yapılması ve istifsiz taş dolgu yapılması işlerini, █████/2019 tarihli ... Sözleşmesi ile sözleşmede belirlenen bedel ile alt yüklenici sıfatıyla müvekkiline yaptırmak üzere anlaşma sağlandığını, alt yüklenici sıfatıyla işe zamanında başlayan müvekkilinin sözleşme kapsamında üstlendiği edimleri harfiyen yerine getirdiğini ve işi zamanında teslim ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamı dışında fazla imalat yapmak zorunda bırakıldığını, sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca yapılan yapılarda taş miktarı oranında m3 birimi üzerinden hak edişlerinde taş kesintisi yapılacağı kararlaştırılmasına rağmen taş miktarından fazla kesinti yapılarak eksik ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından emir ve talimatların zamanında harfiyen yerine getirilmesine rağmen maliyet açısından ek külfet oluşturan söz konusu fazla imalatlar ve sözleşmedeki miktardan fazla taş kesintisi yapılarak hak edişleri eksik ödendiğini, hakediş ödemeleri sırasında fazla imalat bedellerinin kendisine ödenmediğini fark eden müvekkilinin, davalı şirket yetkililerine bu durumu bildirdiğini, yetkililer tarafından kendisine, kurumdan tahsil etmedikleri fazla imalatlara ilişkin metrajların ödenmeyeceğinin belirtildiğini, fazla imalata ilişkin bedelleri idareden tahsil etmesine rağmen müvekkilinin hak edişlerine bu durumu yansıtmadığını. Paranın satın alma gücünün zamanla azaldığı ekonomik düzenlerde temerrüt faizi ile karşılanamayan zararlar ortaya çıkardığını, temerrüt faizi ile karşılanamayan bu zararlar da aşkın (munzam) zarar olarak nitelendirildiğini, konuya ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini. Müvekkilin fazla imalat bedellerinin hesaplanarak, davalının temerrüde düştüğü tarihten işbu dava tarihine kadar meydana gelen munzam zararının da ayrıca hesaplanarak müvekkiline ödenmesini gerektiğini. Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yapılan eksik ödemelere ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00.TL alacağın TTK. 1530.maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Söz konusu alacağın faizi aşan kısmı yönüyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 10.000,00.TL munzam zararın tazminine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yana tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE; Davacı ile müvekkilİ şirket arasında delil sözleşmesi imzalandığını, 01.07.2019 tarihli sözleşmenin "Delil Sözleşmesi" başlıklı 23. Maddesine göre taraflar arasındaki ihtilaflarda İşveren kayıt ve ticari defterleri tek ve kesin delil olarak kabul edileceğini, davacı, müvekkili şirketin sözlü talebi doğrultusunda fazladan imalat yapıldığını iddia etmekte ise de bu iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirketin davacıdan sözleşme kapsamında yer almayan herhangi bir talepte bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya sözleşme kapsamı içerisinde yer almayan herhangi bir iş için bedel ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kaldı ki sözleşmeye göre müvekkili şirketin sözleşme kapsamına dahil bile olsa İdare tarafından kendisine ödenmeyen hiçbir bedeli davacıya ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacıya eksik hak ediş ödemesi yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, hak edişlerin davacı tarafından hazırlandığını ve sözleşmede belirtilen usule göre müvekkili şirket tarafından ödemesinin yapıldığını, davacının munzam zarar iddiasının da asılsız ve mesnetsiz olduğunu, aşkın zararın somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini. Enflasyondaki hareketlilik ile döviz kurunda meydana gelen artışların tek başına zararın meydana geldiğini ispatlamadığını. Davacının parayı ne şekilde kullanacağı yahut ne gibi bir zarara uğradığını somut olarak ispat etmemiş olduğundan munzam zararın varlığından söz edilemeyeceğini. Haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin tenis ara kararı ile ... müzekkere yazılarak KM5+710-5+840, KM 5+080-5+300 aralıklarındaki ocak taşı istinat, iksa duvarları ve istifsiz taş dolgu işine ilişkin ... arasındaki yol yapımına ilişkin ihale dosyası, ara ve kesin hakedişler, fazla imalatlara ilişkin tutanaklar, geçici/kesin kabul tutanakları, itiraz edilmiş ise itirazı kayıtları içeren belgelerin suretlerinin istenilmesine, Davacının tacir olup olmadığına ilişkin ... ve ... müzekkere yazılmış gelen yazı ve belgeler dosya içerisine konulmuştur.
Mahkememiz tarafından davacının kayıtlı olduğu ... müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı sorulmuş olup verilen █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde: Dairelerinin sicil kayıtlarının tetkikinde ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın 10.06.2016 tarihinden itibaren faal olarak "ikamet amaçlı binaların inşaatı (müstakil konutlar, birden çok ailenin oturduğu binalar, gökdelenler vb.nin İnşaatı) (ahşap binaların inşaatı hariç)" işiyle iştigal ettiği tespit edildiğini. İlgilinin vermiş olduğu beyannamelerde de görüldüğü üzere bilanço esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiş olduğunu. VUK'un 177. maddesinin 6. fıkrasında "İhtiyari olarak bilanço esasına göre defter tutmayı tercih edenler." 1'inci sınıf tüccar olarak sayılmış olduğu belirtmiştir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya İnşaat Mühendisi bilirkişi ..., Muhasebe Finansman ..., Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ...''a tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli raporda: İşveren sıfatıyla .......A.Ş. ile taşeron sıfatıyla ... İnş. Mühendislik ... arasında █████/2019 tarihinde taşeronluk sözleşmesi akdedi █████/2020 1 nolu ve █████/2020 tarihli 2 nolu kesin hakedişin çekince belirtilmeden imzalanmış olduğu, hakedişlerdeki kesintilerin taşeron sözleşmesi ile uyumlu hesaplanmış olduğu, Dosya kapsamında bulunan dokümanlarda sözleşme konusu imalatlarla ile ilgili KM bazında İMZALI metraj bulunmadığı, teknik değerlendirme bölümünde açıklandığı üzere KM 54710 - ... ve KM 54080 - ... aralıklarındaki ocak taşı ile istinat, iksa duvarları ve istifsiz taş dolgu işinde fazla imalat yapılıp yapılmadığı konusunda dosya kapsamında tespit yapılamadığı, █████/2020 tarihli 1 no.lu hakedişten kesilen taş kesintisi bedelinin birim fiyatının sözleşme ile uyumlu olduğu, kesinti oranın ... nolu taş duvar metrajına uygun hesaplandığı, █████/2020 1 nolu ve █████/2020 tarihli 2 nolu kesin hakedişe göre yükleniciye ödenecek net tutarın 217.808,27 TL olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Rapora itiraz üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli EK raporlarında özetle: İşveren sıfatıyla ...….A.Ş. ile taşeron sıfatıyla ... İnş. Mühendislik ... arasında 01.07.2019 tarihinde taşeronluk sözleşmesi akdedildiği, 31.01.2020 1 no.lu ve 08.10.2020 tarihli 2 no.lu kesin hakedişin çekince belirtilmeden imzalanmış olduğu, hakedişlerdeki kesintilerin taşeron sözleşmesi ile uyumlu hesaplanmış olduğu, Dosya kapsamında bulunan dokümanlarda sözleşme konusu imalatlarla ile ilgili KM bazında İMZALI metraj bulunmadığı, dava dışı idare ile dava dışı ana yüklenici firma arasında düzenlenen ... nolu son hakediş raporunda dava konusu imalatlara ait KM bazında metraj yazmadığı, Dava dışı ... İnşaat... A.Ş. ile davalı .......A.Ş. arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesi kapsamında dava konusu 5+710 - 5+840 KM ve 5+080 - 5+300 KM aralıklarında davalı firmanın ne kadar imalat yaptığı konusunda düzenlenmiş hakediş raporları dosya kapsamında bulunmadığı, 31.01.2020 tarihli 1 no.lu hakedişten kesilen taş kesintisi bedelinin birim fiyatının sözleşme ile uyumlu olduğu, kesinti oranın 1 ve 2 no.lu taş duvar metrajına uygun hesaplandığı, 31.01.2020 1 no.lu ve 08.10.2020 tarihli 2 no.lu kesin hakedişe göre yükleniciye ödenecek net tutarın 217.808,27 TL olduğu, görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce ...'ne █████/2025 tarihinde müzekkere yazılarak, Dava konusu olan "KM 5+710-5+840, KM 5+080-5+300 aralıklarındaki ocak taşı istinat, iksa duvarları ve istifsiz taş dolgu işine ilişkin ... arasındaki yol yapımına ilişkin ihale dosyasından dolayı, KM 5+710-5+840, KM 5+080-5+300 kontrol kesim levha aralıklarındaki olan ocak taşı ile istinat ve iksa duvarlarının yapılması ve istifsiz taş dolgu yapılarındaki imalatlara ait ödemeler ile KM bazında duvar imalatı metrajları istenilmiş gelen belgeler dosya içerisine alınmıştır.
...'nden eksik ihale belgeleri temin edildikten sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli EK raporlarında: 1.Ek Rapordan sonra dosyaya kazandırılan tüm bilgi ve belgelerden sonra ve özellikle ...'nün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile sonrası 1. Ek Raporda varmış olduğumuz "... tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen 07.03.2023 ve 10.04.2023 tarihli yazıların ekinde bulunan, dava dışı idare ile yüklenici ... İnşaat….A.Ş. arasında 09.02.2023 tarihinde düzenlenen ... numaralı hakedişte S10 iş kalemi 64.294,97 m³, S11 iş kalemi 60.337.522 m³’tür. ... numaralı hakedişte yüklenici firma ... İnş.....A.Ş. tarafından yapılan dava konusu işlere ait KM bazında duvar imalatı metrajları bulunmamaktadır. Dava dışı ... İnşaat...A.Ş. ile davalı .......A.Ş. arasında düzenlenmiş hakediş raporları dosya kapsamında bulunmadığından, davacı firmanın dava dilekçesinde belirttiği 5+710 - 5+840 KM ve 5+080 - 5+300 KM'lerinde eksik ödeme alıp almadığı konusunda değerlendirme yapılmamıştır." şeklindeki görüş ve kanaatten ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı, Davacı vekilinin eksikliklerin tamamlanması sonrasında halen hesaplama yapılamadığının belirtilmesi halinde uyuşmazlığın aydınlatılabilmesi adına; mahallinde keşif icra edilerek davacının yaptığı imalatlara nazaran ne kadar eksik ödeme aldığı ve kendisinden ne kadar fazladan taş parası kesildiği konularının aydınlatılması ve eksik ödemelerin sözleşme kapsamında ne kadarlık meblağa ulaştığının hesap edilmesi gerektiği yönündeki talebinin Mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Bilirkişi heyetinin raporundaki eksik hususlar giderildikten sonara bilirkişi heyetinin düzenlediği █████/2025 tarihli Ek raporlarında: 1. Ek Rapordan sonra dosyaya kazandırılan tüm bilgi ve belgelerden sonra ve özellikle ...'nün █████/2025 tarihli cevabi yazısı ile sonrası 1. ve 2. Ek Raporda varmış olduğumuz "... tarafından Sayın Mahkemeye gönderilen 07.03.2023 ve 10.04.2023 tarihli yazıların ekinde bulunan, dava dışı idare ile yüklenici ... İnşaat….A.Ş. arasında 09.02.2023 tarihinde düzenlenen ... numaralı hakedişte S10 iş kalemi 64.294,97 m³, S11 iş kalemi 60.337.522 m³’tür. ... numaralı hakedişte yüklenici firma ... İnş.....A.Ş. tarafından yapılan dava konusu işlere ait KM bazında duvar imalatı metrajları bulunmamaktadır. Dava dışı ... İnşaat...A.Ş. ile davalı .......A.Ş. arasında düzenlenmiş hakediş raporları dosya kapsamında bulunmadığından, davacı firmanın dava dilekçesinde belirttiği 5+710 - 5+840 KM ve 5+080 - 5+300 KM'lerinde eksik ödeme alıp almadığı konusunda değerlendirme yapılmamıştır." şeklindeki görüş ve kanaatten ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı, Heyetimiz tarafından 2. Ek Raporda varılan sonuç ve kanaatten işbu 3. Ek Raporda ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı değerlendirilmekle birlikte Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise; Dava konusu ... ... ile ... İnşaat Taahhüt A.Ş. arasında imzalanan █████/2019 tarihli sözleşme sonrasında düzenlenen hakedişlerden █████/2020 tarihinde düzenlenen 1 numaralı hakedişte yapılan işler listesinde; Ocak taşı ile istinat ve iksa duvar yapımı 4.399,16 m³, harçlı pere yapılması işinin 2.755,67 m², █████/2020 tarihinde düzenlenen 2 numaralı hakedişte Yapılan işler listesi; Ocak taşı ile istinat ve iksa duvar yapımı 2.409,24 m³, Harçlı pere yapılması 306,19 m², derz yapılması 1.530,86 m² olarak hesaplandığı, netice itibariyle Ocak taşı ile istinat ve iksa duvar yapımı ... nolu hakediş metrajı 4.399,16 + 2.409,24 = 6.808,40 m³ olduğu, ...'nün █████/2025 tarihli müzekkere cevabı ile davacının toplamda 8.492,80 m³ imalat yaptığının kabulü halinde; ... nolu hakedişler uyarınca 6.808,40 m³ üzerinden ödeme aldığı ve 8.492,80 - 6.808,40 = 1.684,40 m³ imalatının karşılığını alamadığı, bu durumda teklif birim fiyatın 56,00 TL olduğu dikkate alındığında 56,00 x 6,808,40 = 381.270,40 TL (+KDV) olarak hesaplanabileceği sonuç ve kanaati belirtilmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile HMK. 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiş oldukları davada Dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda, hatalı hesaplama yapılarak müvekkile ödenmeyen tutarın 381.270,40.TL olarak hesaplandığı, ancak gerçekte ödenmeyen tutarın 94.326,40.TL olduğunu, ilgili tutarın müvekkil tarafından talep edilebilir hale geldiği ve somutlaştırılmış olduğu tespit edilmiş olduğundan, dava dilekçemizde 10.000,00.TL talep etmiş oldukları alacağın, 84.326,40.TL arttırılarak dava değerini 94.326,40.TL'ye yükseltiklerini, 94.326,40 TL alacağın TTK. 1530.maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini beyan etmiştir.
... █████/2023 tarihli ... sayılı içtihadında: " ...Bir kişinin başkasının işini görebilmesi için, o kişinin kural olarak kendisine vekalet vermiş olması gerekir. Eğer vekaleti olmadan bir başkası hesabına bir iş görülürse buna vekaletsiz iş görme veya vekaleti olmadan iş görme denilir (...). Mülga 818 sayılı B.K'nun (BK) 14. Babında yer alan “Vekaleti Olmadan Başkası Hesabına Tasarruf” başlıklı 410. maddesinde:
“Vekaleti olmaksızın başkasının hesabına tasarrufta bulunan kimse, o işi sahibinin menfaatine ve tahmin olunan maksadına göre yapmaya mecburdur.” hükmü yer almaktadır.
Vekaletsiz iş görmeyi düzenleyen bu maddeye göre, vekaletsiz iş görmenin unsurları; iş görme, işin başkasına ait olması, vekaletin bulunmaması ve iş görme iradesinin varlığıdır.
İş görmek, insanın herhangi bir ihtiyacını karşılamak üzere hukuk düzeni içinde yapılabilen her çeşit iş görme veya yönetmedir. Bunun için iş sahibinin yetki vermesi söz konusu değildir. Genel olarak iş sahibinin yararları kapsamına giren işlerin görülmüş olması bu tarifin içine girer. Buna karşılık işin niteliği, bir yetkinin varlığını gerektiren işlerde bir başkasının hesabına iş görme söz konusu olamaz (...).
Vekaletsiz iş görmenin ögelerinden biri de yapılan işin başkasına ait olmasıdır. Bu öge, iş görenin yaptığı iş ile başkasının hukuki çerçevesine müdahalede bulunduğunu ifade eder.
Diğer taraftan, vekaletsiz iş görmeden söz edilebilmesi için, iş görenin bu işi yapmaya mezun bulunmaması da gerekir. Nitekim 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 410. maddesinde mevcut olan “vekaleti olmaksızın” tabiri de bunu ifade eder (....).
Bu nedenle vekaletsiz iş görmenin sözkonusu olabilmesi için, başkasına ait işin vekalet olmaksızın yapılması gerekir. Vekaleti olmama, hiç temsil yetkisi verilmemiş olması anlamına geldiği gibi; verilen talimat ya da temsil yetkisinin aşılmış olması da vekaleti olmama kavramı içinde yer alır. Vekaletsiz iş görmenin son unsuru, başkasının işini görme unsurudur. İş görenin başkası menfaatine hareket iradesini taşıması veya işin başkasına ait olduğunu bilerek faaliyette bulunması şart değildir. Onun genel olarak bir iş görme iradesine sahip olması, yani iradesinin işin fiili sonucuna yönelmiş olması yeterlidir (...).
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 410 ve devamı maddelerinde tanımını bulan vekâletsiz iş görme, niteliği gereği, iş sahibinin bilgisi dışında gerçekleşen bir olgudur.
Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 526 ve devamı maddelerinde de benzer düzenlemeler yapılmıştır.
İş sahibinin, vekâletsiz görülen işe muttali olmasından sonra, buna icazet (onay) vermesi mümkündür. Bu icazet, açık veya zımni olabilir.
Aynı Kanunun 415. maddesi hükmü gereğince, iş sahibi, vekâletsiz iş görenin bu işine icazet verdiği takdirde, iş gören ile kendisi arasında vekâlet hükümleri geçerli olur. Böyle bir durumda, başlangıçta vekâletsiz iş görme niteliği taşıyan olgunun, verilen icazetle birlikte, yetkili vekilin müvekkili adına yaptığı bir iş haline dönüşeceği ve bu etkinin, işin yapıldığı andan itibaren doğacağı açıktır.
Vekaletsiz iş görme ile iki taraf arasında oluşan hukuki ilişki, taraflara bazı haklar sağlamakta, aynı zamanda bazı borçlar yüklemektedir. Vekaletsiz iş görmede iş gören, iş sahibinin menfaatine ve tahmin olunan maksadına uygun olarak hareket etmekle yükümlüdür. İş gören her türlü ihmal ve dikkatsizlikten sorumludur. İş sahibi de, iş görenin yaptığı tüm zorunlu ve faydalı masrafları ödemekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, sözleşme dışı imalatın bedeli talep edilmektedir.
Kural olarak, sözleşme dışı yapılan ve/veya yapıldığı iddia olunan imalâtların iş sahibi yararına olması halinde, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 410 ve devamı maddelerinde tanımlanan vekâletsiz iş görme hükümlerine göre, bedelinin iş sahibinden istenmesi mümkündür.
Olayda davacı/yüklenici tarafından yapılan iş idarece benimsenmiş bulunduğundan, vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde bedelinin tahsiline karar verilmelidir.
BK'nın 413. maddesi hükmüne göre iş sahibinin menfaati için yapılmış olan bir işte, yapan kimse hâl ve icabına göre, zaruri ve faydalı bulunan bütün masraflarını faizi ile birlikte istemek hakkına sahiptir. Belirtilmelidir ki, sözleşme dışı veya fazladan imalât gerçekleşmesi durumunda bunların bedeli taraflar arasında kararlaştırılmadığından, 818 sayılı BK’nun 366 (6098 sayılı TBK'nun 481) ve 413. (6098 s. TBK'nun 529) maddeleri uyarınca yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplanmalıdır." şeklinde belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı fazla imalattan kaynaklı alacak ile munzam (aşkın) zarar tazmini davasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı, iddia, savunma, arabuluculuk son tutanağı ile birlikte ... 'nden celp edilen ihale dosyası ile bilirkişi heyeti raporları birlikte değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen ... kararında belirtildiği gibi, sözleşme dışı yapılan ve/veya yapıldığı iddia olunan imalâtların iş sahibi yararına olması halinde, TBK.nun 526. ve devamı maddelerinde tanımlanan vekâletsiz iş görme hükümlerine göre, bedelinin iş sahibinden istenmesi mümkündür. Olayda davacı/taşeron- alt yüklenici tarafından yapılan iş idarece benimsenmiş bulunduğundan, vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde bedelinin tahsiline karar verilmelidir. TBK'nın 529. maddesi hükmüne göre iş sahibinin menfaati için yapılmış olan bir işte, yapan kimse hâl ve icabına göre, zaruri ve faydalı bulunan bütün masraflarını faizi ile birlikte istemek hakkına sahiptir. Belirtilmelidir ki, sözleşme dışı veya fazladan imalât gerçekleşmesi durumunda bunların bedeli taraflar arasında kararlaştırılmadığından, 6098 sayılı TBK'nun 481 ve 529. maddeleri uyarınca yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplanması gerektiği. Davacı tarafın dava konusu ettiği karşılığını alamadığı imalat miktarı bilirkişi heyetinin █████/2025 tarihli Ek raporunda, hatalı hesaplama yapılarak davacı tarafa ödenmeyen tutarın 381.270,40.TL olarak hesaplandığı, bunun sehven yanlış olduğu ancak basit matematik hesaplama hatası olduğu görülmekle ile bilirkişi heyetinden, yargılamanın sürüncemede kalmaması için dava ve usul ekonomisi gereği ek rapor alınmayarak, hesaplama mahkememiz tarafından yapılarak, bilirkişiler tarafından belirlenen davacının toplamda 8.492,80 m³ imalat yaptığı, 6.808,40 m³ üzerinden ödeme aldığı ( 8.492,80 - 6.808,40 = 1.684,40 m³) 1.684,40 m³ imalatının karşılığını alamadığı, bu durumda teklif birim fiyatın 56,00.TL olduğu dikkate alındığında 56,00.TL x 1.684,40 m³ = 94.326,40.TL fazla imalattan kaynaklı alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davacı vekilinin HMK.nun 26.maddesine göre talebine bağlı kalınarak, buna göre davanın kısmen kabulü ile, Davacı tarafın eksik ödemelere ilişkin 94.326,40.TL. Alacağın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ayrıca davacı tarafın munzam(aşkın) zarar tazminat talebi yönünden ise bu zararını somutlaştırarak HMK.nun 190. Maddesi ile TMK'nun 6. maddesine göre ispat edemediğinden, Davacı tarafın munzam zarar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar hüküm oluşturmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A) Davacı tarafın eksik ödemelere ilişkin 94.326,40. TL. Alacağın dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
B) Davacı tarafın munzam zarar tazminat talebinin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.443,44.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 341,55.TL peşin harç ve 1.440,00.TLtape artırım ıslah harcı olmak üzere toplam 1.781,55.TL'nin mahsup edilmesi ile eksik kaldığı anlaşılan 4.661,89.TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00.TL arabuluculuk ücretinin; 1.410,47.TL'sinin davalıdan; 149,53.TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 80,70.TL başvurma harcı, 833,11.TL tebligat ve posta ücreti, 16.750.,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.663,81.TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 15.970,68.TL hesaplanan yargılama giderinin ve 341,55.TL peşin harç ile 1.440,00.TL talep artırım ıslah harcı olmak üzere olmak üzere toplam 17.752,23.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından, kabul edilen miktar üzedinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ....000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından, red edilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3.maddesi uyarınca hesaplanan 10.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı olmak üzere kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.
** Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır**

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!