İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi, tek taraflı trafik kazasında yolcunun kalıcı cismani ve manevi zararları için açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi kararındaki hesaplama, faiz ve manevi tazminat itirazlarını inceledi.
Özet: Tek taraflı trafik kazasında %100 engelli kalan ve bilincini kaybeden davacı, ilk derece mahkemesinin sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi masrafı ve manevi tazminat kalemlerinde hükmettiği milyonlarca liralık tazminatın hesaplama hataları, efor ve ekonomik geleceğin sarsılması zararı gibi bazı zararların ihmali, tıbbi masrafların eksik değerlendirilmesi, bilirkişi raporu itirazlarının göz ardı edilmesi, tacir davalı için avans faizi yerine yasal faiz uygulanması ve ağır engellilik durumuna göre manevi tazminatın yetersizliği gerekçeleriyle daha fazla tazminat talebiyle istinaf etmiştir.

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ████████ - ESAS SAYILI DOSYA
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde, davalı... AŞ'ye ... ile sigortalı, -... AŞ'nin işleteni olduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olan davacı müvekkilinin meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve sakatlanıp yatağa bağımlı hale geldiğini, akli melekelerinin ve bilincinin yerinde olmadığını,, kazanın sürücünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 107. maddesi) kalıcı iş göremezlik tazminatı karşılığı 6.000,00-TL, geçici iş göremezlik nedeniyle güç ve kazanç kaybı, efor kaybı zararı olarak 1.000,00-TL, yaşam boyu bakıcıya muhtaç olunması nedeniyle bakıcı gideri karşılığı 1.000,00-TL ve davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zarar karşılığı 1.000,00-TL, tedavi masrafı 1.000,00 TL tazminat ile 1.000.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dava dilekçesinde özetle; █████/2020 tarihinde, davalı... AŞ'ye ... ile sigortalı, ... Tic.AŞ.'nin işleteni olduğu, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olan davacı müvekkilinin meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve sakatlanıp yatağa bağımlı hale geldiğini, akli melekelerinin ve bilincinin yerinde olmadığını,, kazanın sürücünün %100 kusuru ile meydana geldiğini, sigorta şirketine yapılan başvuruya cevap verilmediğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK 107. maddesi) kalıcı iş göremezlik tazminatı karşılığı 6.000,00-TL, geçici iş göremezlik nedeniyle güç ve kazanç kaybı, efor kaybı zararı olarak 1.000,00-TL, yaşam boyu bakıcıya muhtaç olunması nedeniyle bakıcı gideri karşılığı 1.000,00-TL ve davacının ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zarar karşılığı 1.000,00-TL, tedavi masrafı 1.000,00 TL tazminat ile 1.000.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;
-Asıl davada davalılar ... ve ...'a yönelik tüm taleplerin pasif husumet yokluğundan reddine,
-Birleşen davanın kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı 14.910.755,85TL bakıcı gideri 17.666.954,25TL tedavi gideri 4.250,00TL olmak üzere toplam 32.581.960,10TL den %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle kalan 26.065.568,08TL nin davalıdan kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline davacı tarafa ödenmesine,
Fazla talebin reddine
-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 240.000,00TL manevi tazminatın davalıdan █████/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve ihbar olunan ...vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminatlarda hata olduğu, müvekkilinin efor kaybı zararı ve ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle uğrayacağı zararın bilirkişi eliyle hesaplatılmadığı, dosyaya sunulmuş olan tedavi faturalarının dikkate alınmadan sağlık harcamalarının eksik hesaplandığı, bilirkişi raporuyla hesaplanan haricen yapılmış belgesiz tedavi masraflarının da çok düşük hesaplandığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmeden karar verildiği, davalı ... A.Ş'nin araç kiralama işi yapan bir şirket olarak tacir sıfatının bulunduğu bu nedenle ilk derece mahkemesince hükmedilmesi gereken faiz türünün avans faiz olması gerekirken yasal faiz olarak hükmedildiği, müvekkilinin kazadan dolayı akli melekelerini ve bilincini kaybettiği, engellilik oranının yüzde yüz olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesince taktir edilen manevi tazminat oranının düşük kaldığı gerekçeleriyle İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. - ████████ K. sayılı ilamının bozulması taleplerine yöneliktir.
Birleşen dosyada davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirketin araç işleteni sıfatına haiz olmadığı, aracın ...'a kiralandığı, tanık beyanları ile de taşınmazın fiili kullanımının ...'de olduğunun belirlendiği buna rağmen 5 günlük kiralama süresinin kısa süreli kiralama olduğundan bahisle husumet itirazlarının reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından birleştirme talepli olarak açılan davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinin usule uygun olmadığı, █████/2022 tarihli birleşme tarihinden önce █████/2022 tarihinde bilirkişi raporuyla alacağın artık belirlenebilir nitelikte olduğu, alacağın belirsiz nitelikte olmadığı bilirkişi raporuyla belirlenebilir olduğu halde █████/2024 tarihinde davacı tarafından verilen ıslah dilekçesinin kabul edilmemesi gerektiği, kabulü halinde ıslah dilekçesiyle artırılan tutara işletilecek faizin ancak ıslah tarihi itibariyle geçerli olması gerektiği, dava konusu kazanın █████/2020 tarihinde gerçekleştiği nedeniyle zamanaşımına uğradığı, davacı tarafın sigorta şirketinden alabileceği tazminatı üst limitten alma imkanı varken düşük bir miktar ile anlaşma sağlanmasının tüm alacaktan feragat sayılması gerektiği, ... sigorta şirketi tarafından ödenen bedele ilişkin güncelleme yapılmasına yönelik yapılan itirazların değerlendirilmediği, davacı tarafa ödenen bedellere faiz dahi işletilmemiş olmasının hakkaniyete aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince hesaplanan tazminata emniyet kemeri takılı olmadığı için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacı tarafın taleplerinin öncelikle Kasko Poliçesi'nden karşılanması gerektiği, ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu nedenleriyle istinaf başvurusunun duruşmalı olarak incelenmesi, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması hatır taşıması indirimine ek olarak hakkaniyet ve müterafik kusur indirimi yapılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafın üzerine bırakılması taleplerine yöneliktir.
İhbar olunan ...vekilinin istinaf nedenleri; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/ 368 Esas-2025/ 764 Karar sayılı kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden ortadan kaldırılması gerektiği, kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği taleplerine yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davalı şirketin işleteni olduğu aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hükmolunacak tazminata yasal faiz işletilmesinde hata bulunmamasına, davacı lehine hükmedilen iş göremezlik tazminatının %100 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamanın tüm alacak kalemlerini karşılar nitelikte bulunmasına, davacı lehine hükmedilen tedavi giderleri bedelinin kadri maruf olmasına göre davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İhbar olunan ...'nın istinaf talebinin değerlendirmesinde;
HMK.nun "İhbar ve şartları" kenar başlıklı 61. Maddesinde " (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncükişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa,tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir.(2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince ihbar olunan davalı tarafından davanın ihbar edildiği Sahibinden .... A.Ş. tarafından da davanın istinaf eden ...'e ihbarı mümkün ise de HMK 63. maddesindeki "(1) Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir." şeklindeki hüküm ile 64. maddesindeki "(1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır." ve 66. Maddesindeki "(1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir."; 67. maddesindeki "(1) Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediğitarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur.(2) Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir."; 68. maddesindeki "(1) Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (2) Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder." 69. maddesindeki (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. (2) Fer’î müdahilin,tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadakiuyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak,müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veyayanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının,tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanındakatıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; davayı ihbardan gayenin, ihbar olunanın davaya müdahale etmesini veyahut ihbar eden adına davayı takip etmesini sağlanmak olduğu cihetle, ihbar üzerine gelen ve fakat usulüne uygun olarak müdahale isteğinde bulunmayan veya ihbar eden yerine ve onun temsilcisi olarak davayı takip etme iradesini ihzar etmeyen ve hakkında hükümde kurulmayanın kararı istinaf etme hakkı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, dosya kapsamından istinaf isteminde bulunan ihbar olunan ...'nın davalı sıfatını taşımadığı, davanın adı geçene ihbar edilmesine rağmen davaya müdahale talebinde bulunulmadığı ve istinaf isteğine konu kararda da ihbar olunan hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, ihbar olunan ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK.m.352/1-ç hükmü uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Birleşen dosya davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesinde;
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir."
Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan █████/2016 tarihi ile dava tarihi olan █████/2017 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.
Aracın trafik tescil kaydı uyarınca maliki olan kimse kural olarak aracın işleteni kabul edilir. Bu durum yasal karine olup, aksinin ispatı mümkündür. Aracın malik tarafından üçüncü kişiye kiralanması halinde kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Somut olayda davaya konu aracın kısa süreli (4 gün) dava dışı müteveffa sürücü ...'a kiralandığı, söz konusu kiralama dönemleri gözetildiğinde uzun süreli kiralama sözleşmesi olmadığından araç maliki olan davalı ... A.Ş'nin işleten sıfatının ortadan kalktığından söz edilemeyeceğinden husumete ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Yargıtay ilgili dairelerinin ve dairemizin yerleşik hale gelen uygulaması, dava açılmadan önce verilen ibra belgesinin KTK'nın 111.maddesi kapsamında iptalinin talep edildiği durumlarda, koşullarının bulunması halinde ibranamenin makbuz hükmünde olacağı, ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması durumunda ibraname kapsamında ödenen bedelin güncellenerek belirlenen tazminattan düşüleceği, zarar görenin sigorta şirketini kayıtsız şartsız ibrasının, tüm müteselsil borçluları poliçe limiti nispetinde borçtan kurtaracağı, sigorta şirketinin davanın açılmasından sonra ibra edilmesi durumunda, ibranamenin borcu sona erdiren sebep olacağı, poliçe limiti nispetinde müteselsil borçluların borçtan kurtulacağı, poliçe limitini aşan zarar var ise bu zarardan diğer müteselsil sorumluların sorumluluğunun devam edeceği yönündedir.
Bu açıklama ve tespitlerden sonra somut olaya gelince, davacı tarafça davalı sigorta şirketi ile arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşıldığı, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda alınacak bilirkişi raporu ile sigorta şirketinin davacıya yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. (..Bknz: Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı..)
Hal böyle olunca davalı işleten bakımından ise poliçe limitini aşan miktardaki zarardan sorumluluğuna karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bununla birlikte meydana gelen kazada emniyet kemeri kullanımı belirsiz olduğundan Mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında ve kaza tarihinde muaccel olan alacak bakımından kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hata bulunmamasına, davacı yönünden kesinleşen bir alacak kalemi bulunmadığından belirsiz alacak davası açılmış olmasında hukuka aykırılık bulunmamasına göre davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf talepleri de reddedilerek istinaf kanun yolu başvurusunun HMK md. 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili, davalı ... A.Ş. vekili ve ihbar olunan ...vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin yatırılan 615,40-TL harcın düşümü ile bakiye 116,60-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş.'den alınması gereken 1.796.933,35-TL harçtan peşin ödenen 450.000,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.346.933,35-TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına
4/İstinaf yasa yoluna başvuran inbar olunan ...harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
6/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı/davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!