Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, banka çalışanlarının müşterileri yanıltarak paralarını garanti dışı hesaplara yönlendirmesi sonucu oluşan alacak davası kararı.
Özet: Bu dava, davacıların banka çalışanları tarafından yüksek faiz vadedilerek ve bankanın garantisi altında olduğu izlenimi verilerek yurt dışındaki bir hesaba yönlendirilen paralarının geri ödenmediği iddiasıyla açtığı bir alacak davasıdır; davacılar uğradıkları zararın faiziyle iadesini talep ederken, davalı banka ise paranın davacıların kendi talimatlarıyla ayrı bir kuruluşa transfer edildiğini, bankanın yanıltıcı bir eylemi veya sorumluluğu olmadığını savunmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████...DAVA : Alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2002KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR Y.TARİHİ : █████/2025Mahkememizde asıl ve birleşen davada görülmekte olan alacak davalarının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki karar verilmiştir. I-İDDİALAR A. Asıl Dava Dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.12.1999 tarihinde davalı bankaya 12.009,00 TL para yatırdıklarını, bankaya güvenerek bu parayı teslim ettiklerini, banka çalışanı ... tarafından yönlendirilerek, paranın... havale yapıldığını, banka cüzdanı ile aynı mahiyette cüzdan verildiğini, faizin daha fazla olduğunun söylendiğini, banka çalışanı tarafından aldatıldıklarını,... devrinden sonra yatırılan paranın iade edilmediğini, zarara uğradıklarını ileri sürerek şimdilik 501,00 TL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.B. Birleşen ...Karar Sayılı Dosyasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davalı Bankanın... yıllık 6 88 net faiz yatırılan para planlı bir şekilde hileye duçar kılınarak... aktarıldığını, davalı Banka Şubesi, kısmen kendilerine yapılan baskı ve yanlış verilen bilgi, kısmen de prim vaadi gibi etkilerle, müşterilerine, dava dışı .... nezdinde açılan hesapların Davalı Banka nezdinde açılan hesaplarla aynı güvenilirliğe sahip ve ... hesapların davalı Banka garantisi altında olduğu yolunda telkin ve yönlendirmede bulunduğunu, öte yandan ... işlemlerinin Davalı Banka Şubesi'nden yürütülmesi, verilen hesap cüzdanlarında "Yurt" sözcüğünün mevcut olması, hatta bunların üzerinde davalı banka şubesi'nin şube adına yer verilmesi şeklindeki uygulamalar, müşterinin davalı banka ile Dava dışı .... sözleştirmesine ve bu sonucunun Davalı Bankanın... uzantısı olduğu neticesine varmasına yol açması şaşırtıcı ve yadsınacak bir durum olmadığını, bu hile ve planı uygulayıp müşterilerinin paralarını... hesap haline dönüştürebilen elemanlara da %5 civarında ikramiyeler verildiğini, .... ile Davalı Bankanın hesap cüzdanları aynı renk ve tipte olduğunu, davalı banka yetkilileri ile ... arasında organik bir bağ olduğundan asıl muhatabın da ... olduğunu, davalı ... kasıtlı ve kötü niyetli bir tacir olarak, mevduatın geri dönüşünün olmadığı banka yetkilileri tarafından bilinen bir hesaba aktarılmasından dolayı sorumlu bulunduklarını, dava konusu olayda Davalı Bankanın yarattığı hukuki görünüşün sonuçlarına katlanarak müvekkillerine 03.09.1999 tarihi itibariyle alacağını faiziyle iade etmesinin gerektiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 11.556.382.450,00 TL nin yatırıldığı tarihten itibaren %88 faiziyle birlikte ve dönem sonu itibariyle bileşik faiz olarak hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II-SAVUNMALARA. Asıl dava dosyasında; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetkili ve görevli mahkemenin ...Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacılar paralarını ayrı bir tüzel kişiliği olan ...yatırdıklarını, müvekkili Banka da Davacıların talimatı doğrultusunda ... no.lu hesabı açtığını, █████/1999 tarihinde bu hesabı kapatarak hesabında mevcut 11.556.382.450.-TL'nın ...'ye gönderilmesi doğrultusunda talimat verdiğini, bu havale talimatına istinaden müvekkili Banka da aynı gün parayı ....'ye havale ettiğini, Müşterek Hesap Taahhütnamesi gereği ...imzası ile havale edildiğini, davacıların beyan ettikleri gibi 03.12.1999'da müvekkili Bankaya yatırılmış bir paraları olmadığını, ... Bank'taki paralarını temdit ettiklerini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Yetkili ve görevli mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, .... de 6 yıldan beri kaynak yetkilisi (Şef) olarak görev yaptığını, davacıları üzerinde yanıltma veya yönlendirme gibi bir etkisinin olmadığını, bankacılıkla ilgili görevini aşan ve şahsi kusurunu oluşturacak hiçbir eylem ve işleminin bulunmadığını, davacılar 03.09.1999 tarihinde getirdikleri 11.556.382.450.-TL tutarındaki mevduat yine kendi istekleriyle 03.09.1999 tarihinde kendi yazılı havale emirleriyle daha fazla faiz veren fakat yurt dışında bulunması nedeniyle Devlet garantisi altında bulunmayan başka bir bankaya havale yaptıklarını, bu işlemlerin hiçbir aşamasında bulunmadığı gibi imzasını da olmadığını, davacıların ... hesabından gelen faiz paraları ay ve ay Davacılarca Bankadan havale yoluyla çekildiğini, bu paraların havale yoluyla gelmesi neticesi sadece yurt dışındaki hesaptan dönem sonunda gelen faiz havaleleri tarafınca ödendiğini savunmuş, dosyanın görevli Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, esasa girildiği takdirde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. B. Birleşen ... Karar Sayılı Dosyasında;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER1. Banka kayıtları. 2. Bilirkişi raporları. ... bozma ilamından sonra bankacı bilirkişiden alınan █████/2024 tarihli kök ve █████/2025 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; Davacılar, ...nolu hesaba alındığı, yurt dışındaki herhangi bir hesaba aktarılmadığı, 5463 hesaptan Davacılara 04.10.2019 tarihinde 750.000,00 TL, 04.11.1999 tarihinde 750.000,00 TL ve 03.12.1999 tarihinde ödemeler yapıldığı, bu ödemeler sonrasında 5463 hesapta kalan tutarın 9.656.382.450,00 eski TL (9.656,38 TL yeni TL) olduğu, davacılar, Asıl Davada:...'nin külli halefi olduğu... ve Davalı ...Asıl Dava Tarihi 21.12.2000 itibariyle 9.656,38 yeni TL Asıl Alacak ve 8.336,90 yeni TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 17.993,28 yeni TL alacaklı oldukları, ancak Davacılar Davayı (501.000.000,00 eski TL) 501,00 yeni TL'ye inhisar ettiklerinden (talep haklarını saklı tutarak) talepleriyle bağlı olarak bu miktarı talep edebilecekleri, birleşen Davada: ...'den Birleşen Dava Tarihi 25.03.2002 itibariyle 9.656,38 yeni TL Asıl Alacak (17.392,73 yeni TL Temerrüt Faizinden asıl dava talep edilen 501,00 yeni TL Temerrüt Faizi düşüldüğünde) 16.891,73 yeni TL Temerrüt Faizi olmak üzere toplam 26.548,11 yeni TL alacak talep edebilecekleri, Asıl Alacak 9.656,38 yeni TL üzerinden 25.03.2002 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Asıl ve birleşen davada dava, davacıların bankaya yatırdığı ve off shore hesabına aktarılan mevduatının iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizin █████/2002 tarih ve ... Karar sayılı kararı ile; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafın temyiz başvurusu üzerine... Karar sayılı ilam ile karar bozulmuştur. Yargıtay kararında özetle; “…....’nin yöneticisi olan davalı ... hakkında, “... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü ... sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı....’nin diğer bir kısım yöneticilerinin,... aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, off shore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Bir başka söyleyişle ....’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda davalı tarafın meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gözetilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir. Yeniden yapılan yargılamada usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tespit tutanağı, gelen yazı cevapları, bilirkişi raporu, ... Karar sayılı ilamıyla ve tüm dosya içeriğine göre; Mahkememizce anılan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.Dava konusu zararın doğduğu iddia olunan tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesinde haksız fiilden zarar görenin zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) konuya ilişkin 49 ve 72. maddeleri de aynı yönde düzenleme içermektedir. Anılan maddeler ile haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak bir yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması hâlinde uygulanacak olan ceza davası zamanaşımı süreleridir. Haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Zarar doğuran eylemin aynı zamanda cezayı gerektirir nitelikte olması halinde , ceza kanunundaki ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlardaki bu eylem için kabul edilen zamanaşımı süresi, BK’daki bir yıllık süreden daha kısa ise, o zaman yine BK’nın 60. maddesinin birinci paragrafındaki süre (TBK m. 72) olaya uygulanacak; ceza kanunundaki zamanaşımı süresi BK’nın 60. maddesinin birinci paragrafındaki süreden daha uzun ise, o zaman bu uzun süre tazminat davaları için de uygulama yeri bulacaktır. Böyle bir durumda uygulanması söz konusu olan ceza davası zamanaşımı süresi ise fiilin gerçekleştiği tarihe göre uygulama alanı bulacak olan ve hâlen yürürlükteki 5237 sayılı TCK’nın 66. (mülga 765 sayılı TCK’nın 102. maddesine) göre belirlenecektir. (... Sayılı ilamı)... █████/2022 Tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerekmektedir.Eldeki davada, dava konusu olay bakımından yapılan ceza yargılamasında banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirilmiş olduğu gözetildiğinde uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olduğu, zamanaşımını durduran ya da kesen bir sebebin bulunmadığı anlaşılmakla bu haliyle her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir.Somut olayda; karar █████/2002 tarihinde verilmiş, hüküm temyiz eden davacıya █████/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçmesi nedeniyle 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrasının yollamasıyla uyuşmazlık konusu olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun m.135/II hükmü ile █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ilâm zamanaşımına uğramış olduğundan asıl ve birleşen davaların ilam zamanışımı nedeniyle reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM1.İlam zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, Karar ve İlam Harcı2. Asıl davada; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 5,63TL harcın mahsubu ile bakiye 609,77-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Birleşen davada; 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 156,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 459,29-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı4. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,Vekalet Ücreti6. Asıl davada; davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 501,00- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı....'ye ödenmesine, 7.Birleşen davada; davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 11.556,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ve feri müdahil vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden 15 gün içeresinde ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.. █████/2025 ...