Danıştay 5. Daire, 667 sayılı KHK ile Bylock ve Bank Asya iddialarıyla FETÖ/PDY irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılan ve ceza yargılamasında beraat eden davacının özlük ve mali haklarının iadesi talebini inceliyor.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumunda görevli davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı olduğu iddiasıyla sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebiyle açtığı davayı ele alan Danıştay, ilk derece ve Bölge İdare Mahkemelerinin, davacının bylock kullandığına dair ceza yargılamasında kesin delil bulunamaması, Bank Asya hesabının şüpheli bir artış göstermemesi ve dijital incelemelerde örgütle ilgili veri tespit edilememesi nedeniyle beraat etmesi üzerine, terör örgütüyle irtibatını ortaya koyan başkaca somut delil olmadığından fesih işlemini hukuka aykırı bularak iptaline ve özlük haklarının iadesine ilişkin kararlarını incelemekte olup; davalı idare ise temyiz dilekçesinde, KHKnın terör örgütüyle doğrudan bağ aranmaksızın milli güvenliğe tehdit oluşturan yapılarla iltisakı yeterli gördüğünü ve davacının bylock kullanımının iltisak için yeterli delil olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : ██████████Karar No : ██████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı / ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacı tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğünde ... olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshine dair Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ve yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkında ByLock kullanıcısı olması ve Bank Asya'dan gelen verilerde şüphelinin Asya Katılım Bankası'nda █████/2004 tarihinde açılmış bir hesabı olduğu, hesapta 2013 yılı Aralık ayında 474,7 TL, 2014 yılı Ocak ayında 419,69 TL bulunduğu sonraki aylarda ise herhangi bir bakiye olmadığının tespit edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla, ...'ın ... numaralı hat ve ... IMEI no'lu cihaz ile 28 Ağustos 2014 tarihinden itibaren, FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin kendi aralarında iletişim amaçlı kullandıkları ByLock isimli kriptolu haberleşme programını yüklediği ve kullandığı ancak ByLock çözüm içeriklerinin henüz mevcut olmadığı, davacının Bank Asya Katılım Bankası'nda █████/2004 tarihinde açılmış bir hesabı olduğu ve örgüt liderinin talimatına uygun zaman aralığında para artışına rastlanmadığı, davacıdan ele geçirilen dijitaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde soruşturma konusu (FETÖ/PDY) kapsamında olduğu değerlendirilen herhangi bir veriye rastlanılmadığı, beraatine karar verildiği, tesis edilen işlemin gerekçesi olarak bildirilen davacıya ait telefonda BYLOCK programı kullanılmasına dair hususun yapılan ceza yargılaması sonucunda delil olarak kullanılabilecek kesinlikte olmadığına karar verildiği ve davalı idarece davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakını ortaya koyan başkaca bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ya da iltisakı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan Anayasa 125. maddesi gereğince dava konusu işlemden kaynaklı olarak davacının yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede, söz konusu tedbirin uygulanması için mutlaka terör örgütüyle, terör faaliyetleriyle yahut darbe teşebbüsüyle arasında doğrudan bağ kurulmasının aranmadığı, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen "yapı", "oluşum" veya "gruplar"la bağ kurulmasının yeterli görüldüğü, Bylock programını kullandığı, davacının örgüt ile iltisak veya irtibatının varlığına kanaat getirilmesine yeter düzeyde ve eşikte verinin dosyada mevcut olduğu, böyle bir durumda Anayasayla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle bağı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE:MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir.Sosyal Güvenlik Kurumu'nda görev yapan davacının sözleşmesi, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca ... tarih ... sayılı işlemle feshedilmiştir.Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği ve anılan kararın temyizde onanarak kesinleştiği görülmüştür.HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar temyize konu İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği ve dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucu davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakının bulunmadığı belirtilmiş ise de, Dairemizce █████/2025 tarihinde davacının ByLock kullanıp kullanmadığına ilişkin yapılan ara karar cevabında; davacının kullanmış olduğu ... numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programının kullanıldığına dair ByLock CBS sorgu tutanağının dosyaya sunulduğu görülmüştür.Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler değerlendirildiğinde, davacının ByLock tespit edilen ... numaralı telefon hattını kendisinin kullandığını beyan ettiği, dosyada mevcut bulunan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporuna göre ByLock tespit edilen cihaza ait IMEI numarasının ... olduğu anlaşılmakla; İdare Mahkemesince, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucu verilen kararda yer alan, "davacıya ait telefonda BYLOCK programı kullanılmasına dair hususun yapılan ceza yargılaması sonucunda delil olarak kullanılabilecek kesinlikte olmadığına karar verildiği" hususu gerekçe gösterilerek karar verilmişse de, Dairemiz tarafından davacının ByLock kullandığına ilişkin tespitlere dair bilgi, belge ve raporların istenmesine ilişkin █████/2025 tarihli ara karara istinaden dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir.Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.