Danıştay kararı, vergi mükellefiyeti resen terk edilmiş ancak ticaret sicil kaydı devam eden şirkete yapılan elektronik tebligatın şirket ortağına yönelik ödeme emri üzerindeki etkisi.
Özet: Şirket ortağına, şirketin vergi mükellefiyeti resen terk edilmiş olmasına rağmen elektronik ortamda tebliğ edildiği ve bu nedenle kesinleşmediği gerekçesiyle iptal edilen vergi borcu ödeme emri davasında, Bölge İdare Mahkemesi, ticaret sicil kaydı devam eden şirkete yapılan elektronik tebligatın geçerli olduğuna hükmederek, ilk derece mahkemesinin kararını tersine çevirmiş ve borcun kesinleştiğini, dolayısıyla ortağa kesilen ödeme emrinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir; davacı bu kararın bozulmasını talep etmektedir.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Gıda İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ...Gıda İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti. Adına yapılan tarhiyat üzerine tahakkuk ettirilen 2016/Haziran ila Aralık ve 2017/Ocak ila Aralık, 2018/Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2016 ila 2018 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası 2016/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık, ile 2017 ve 2018 yıllarının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin asıl borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, █████/2018 ila █████/2019 tarihleri arasında şirketin tek hissedarı olan davacıdan tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, olayda, davacının şirketin tüm hisselerini devralarak █████/2018 tarihi itibariyle şirket ortağı sıfatına haiz bulunduğu, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesindeki, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarına ilişkin düzenleme gereği, ödeme emri muhteviyatı borçlardan şirket ortağı sıfatıyla sorumlu olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda söz konusu alacakların usulüne uygun şekilde kesinleştirilmek suretiyle davacıdan tahsil edilebilir safhaya gelinip gelinmediğinin ortaya konulması gerektiği, dava konusu ödeme emrinde yer alan vergi borçlarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ...sayılı ödeme emrinin █████/2021 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiği, şirketin mükellefiyetinin ise █████/2019 tarihinde re'sen terk ettirildiği, dolayısıyla tebligatların yapıldığı tarihte şirketin mükellefiyetinin bulunmadığının anlaşıldığı, 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar arasında kurumlar vergisi mükelleflerinin sayıldığı, █████/2019 tarihinde mükellefiyet kaydının re'sen kapatılması nedeniyle kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan ve elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalkan asıl borçlu şirkete █████/2021 tarihinde yapılan tebligatın, anılan tebliğin 10. bölümünde de belirtildiği üzere elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken, elektronik tebliğ yöntemiyle tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığı sonucuna varıldığından, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden kesinleştirilen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak █████/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığ tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re'sen kapatılacağı, düzenlemelerine yer verildiği, mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan ile tüzel kişiliğin sona ermesi halinde elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, mükellefiyetin resen terkini durumunun bu haller arasında sayılmadığı, hukukumuzda ticaret şirketlerine kişilik kazandıran tescil işlemi olan ticaret sicil kaydının devam ettiği ve bu yolla tüzel kişiliğinin devam ettiği anlaşılan davacı şirkete yapılan tebligat işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu durumda, usulüne uygun olarak kesinleşen ve asıl borçlu şirketin mal varlığından tahsil olanağının bulunmadığı anlaşılan vergi borcunun tahsili amacıyla dönemsel olarak sorumlu olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:█████/2018-█████/2019 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan 2016 ila 2018 yıllarına ilişkin vergi borçlarından sorumluluğu bulunmadığı, vergi borcunun zamanaşımına uğradığı, şirketin mükellefiyetinin █████/2019 tarihinde re'sen terk ettirildiğinden, mükellefiyetinin bulunmadığı, bu sebeple, █████/2021 tarihinde şirkete yapılan ödeme emrine ilişkin tebligatın, elektronik tebliğ yöntemiyle tebliğ edilmesinin usule uygun olmadığından, borcun kesinleşmediği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... Gıda İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Limited şirketlerin amme borçları" başlıklı 35. maddesi şu şekildedir:
"Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
(Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur."
Kanunun anılan maddesinin gerekçesinde, limited şirketin amme borçlarından, eski ve yeni ortakların ne şekilde sorumlu olacakları hususunun düzenlendiği, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacaklarının belirtildiği ve bu sorumluluk uygulamasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren amme alacaklarının, düzenlendikleri kanunlardaki kanuni ödeme sürelerinde ve/veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre verilen özel ödeme süreleri içinde farklı şahısların ortak olması halini de kapsadığının ifade edildiği, ayrıca madde ile bu şahıslara müteselsil sorumluluk getirilmesinin, bir yandan hisse devri yapan ortakların borcunu ödemesini sağlayacağı, diğer yandan da devralan şahısların limited şirket hissesinin değerini borçluluk durumunu da göz önüne alarak belirlemesine imkan vereceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinin; birinci fıkrası uyarınca, limited şirket ortaklarının, borcunun doğmasında herhangi bir kusurunun olup olmadığına bakılmaksızın, hissedar olmasının, kendi döneminde hissesi oranında doğan borçtan sorumlu olması için yeterli olduğu, anılan Kanunun; ikinci fıkrasındaki pay devrinden önce doğmuş amme alacaklarının ödenmesinden, payı devreden ve devralanların müteselsilen sorumlu tutulduğuna ilişkin düzenleme gereği, payı devralan ortağın sonrasında payını devretmesi durumunda, payını devrettiği tarihten önce tahakkuk etmiş veya ödeme zamanı gelmiş olan devir öncesi dönemlere ait vergiler nedeniyle vergi borçlarının ödenmesinden sorumluluğu bulunduğu, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde amme alacağının ödenmesinden bu şahısları müteselsilen sorumlu tutan üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereği de, payını devreden/devralan ortağın şirket ortağı olduğu dönemde doğan veya şirket ortağı olduğu dönemde tahakkuk etmiş vergi borçlarının ödenmesinden sorumluluğu bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının █████/2018-█████/2019 tarihleri arasında ortağı olduğu ... Gıda İnşaat Turizm Tic. Ltd. Şti'ne ait █████/2021 vade tarihli, 2016/Haziran ila Aralık ve 2017/Ocak ila Aralık, 2018/Ocak ila Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2016 ila 2018 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, özel usulsüzlük cezası 2016/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık, ile 2017 ve 2018 yıllarının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin şirketten tahsil edilememesi üzerine anılan borçların tahsili amacıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda davacının, şirket payını devraldığı tarihte şirketin, henüz ödeme zamanı gelmemiş pay devri öncesi dönemlere ilişkin amme borçlarının bulunduğu ve pay devri öncesi dönemlere ait bu amme borçlarının ödeme zamanı gelmeden de şirketteki payını devrettiği, ayrıca devralan sıfatına haiz oluğu sürede şirketin, devir öncesi döneme ait olup ödeme zamanı gelen bir vergi borcu bulunmadığı gibi ortaklık döneminde doğan amme alacağı da bulunmadığı anlaşıldığından, yukarıda açıklandığı üzere, limited şirket paylarını devralanların, devirden önce tahakkuk ettiği halde ödenmemiş amme alacaklarından ve ortak oldukları dönemde tahakkuk eden veya ödenmesi gereken amme alacaklarına ilişkin sorumluluğu bulunduğu göz önüne alındığında, vergi borçlarının tahakkuk ve ödeme tarihlerinde şirket ortağı olmayan davacının bu kapsamda sorumluluğu bulunmamaktadır.
Ancak, yeniden verilecek kararda davacı █████/2018 tarihi itibariyle şirket ortağı olduğundan kıst döneme isabet eden (2018/Aralık dönemine isabet eden vergi borçları açısından) amme alacaklarına ilişkin kısım yönünden değerledirilme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!