Danıştayda temyiz edilen, KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY iltisak veya irtibatı iddiasıyla OHAL Komisyonu tarafından reddedilen göreve iade talebinin Bölge İdare Mahkemesince delil yetersizliğiyle iptal edilmesi.
Özet: Bir kamu görevlisinin 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütü iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılması sonrası göreve iade talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının sendika ve dernek üyeliğini esas alarak davanın reddine karar vermişken, bölge idare mahkemesi davacı hakkında ceza kovuşturmasına yer olmadığı kararı verildiğini, sendika üyeliğinin aktif katılım veya talimat doğrultusunda olmadığı için iltisak oluşturmayacağını, dernek üyeliğinin ise imzalı başvuru formu sunulamadığından aleyhe değerlendirilemeyeceğini, ayrıca davacının terör örgütüyle irtibat veya iltisakını gösterir yeterli başkaca delil, ihbar ya da istihbari bilginin bulunmadığını tespit ederek idare mahkemesi kararını kaldırıp dava konusu işlemi iptal etmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Aktif Eğitimciler Sendikasına 35 ay süreyle üye olduğu ve FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gaziantep Eğitimciler Derneğine üyeliğinin bulunduğunun tespit edildiği; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının Sor. No:... sayılı dosyasında, davacı hakkındaki yukarıda belirtilen tespitlerin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet için yeterli olmadığının değerlendirildiği ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için hakkında kovuşturma açılmasına yeter delil elde edilemediğinden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak anılan tespitlerin ceza yargılamasından bağımsız olarak davacının terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı yönünden hükme esas alınabileceği; sonuç itibarıyla söz konusu Komisyon tespitleri ile davacı ile ilgili ceza yargılamasında elde edilen delillerin birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... soruşturma sayılı dosyada kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği; davacının sendika üyeliğinin dosyadaki diğer bilgiler ile birlikte değerlendirilmesinden, davacının anılan sendikada görev almadığı, sendikanın faaliyetlerine aktif olarak katıldığı ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimat ve telkinleri doğrultusunda, iltisaklı ve irtibatlı grup bilinci ile hareket ederek anılan sendikaya üye olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, bu nedenle sendika üyeliğinin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak veya irtibatına delil oluşturmayacağı kanaatine varıldığı; dava konusu Komisyon kararında, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gaziantep Eğitimciler Derneğine █████/2015-█████/2016 tarihleri arasında üyelik kaydının bulunduğu tespitine yer verildiği, ara kararları ile İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden ve Gaziantep İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünden, davacının sözü edilen derneğe üye olup olmadığı sorularak, üyelik başvurusunun bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, anılan ara karara verilen cevap yazısında, DERBİS'teki bilgilerin dernek yetkilileri tarafından yapılan beyan ve bildirimlere dayandığı belirtilerek, imzalı üyelik başvuru formunun dava dosyasına ibraz edilemediğinin görüldüğü; bu nedenle davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gaziantep Eğitimciler Derneğine üyelik bilgisinin davacı aleyhine değerlendirilmediği; ayrıca dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında yürütülen ceza soruşturmasında FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna işaret eden herhangi bir tespitin, maddi olgunun veya delilin bulunmadığı, yapılan ara kararları üzerine dava dosyasına ibraz edilen Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü yazılarında, davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu yönünde açık veya gizli kaynaktan herhangi bir istihbari bilginin, tanık ifadesinin, ihbar veya şikayetin bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmediği, dolayısıyla davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatlı olduğuna kanaat getirilmesini sağlayacak yeterli bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının FETÖ/PDY terör örgütü iltisak veya iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeter düzeyde ve eşikte verinin dosyada mevcut olduğu, bu nedenle davacının anılan örgütle bağı olduğu değerlendirmesinin ve dava konusu işlemin makul ve hakkaniyete uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kamu personeline ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, "(1)Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla, 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; (a) ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." kuralına yer verilmiştir.
Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan soruşturma sonucunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararıyla kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarihli ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen re'sen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İdare Mahkemesince, Aktif Eğitim Sendikasına ve Gaziantep Eğitimciler Derneğine üyeliğinin olduğu yönündeki tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı veya irtibatı yönünden hükme esas alındığı ve davanın reddine karar verildiği; istinaf üzerine Dava Dairesince, davacının anılan Sendikada görev almadığı, sendikanın faaliyetlerine aktif olarak katıldığı ya da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimat ve telkinleri doğrultusunda, iltisaklı ve irtibatlı grup bilinci ile hareket ederek anılan sendikaya üye olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, bu nedenle sendika üyeliğinin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne iltisak veya irtibatına delil oluşturmayacağı; davacının Gaziantep Eğitimciler Derneğine imzalı üyelik başvuru formunun dava dosyasına ibraz edilemediği, bu nedenle davacının anılan Derneğe üyelik bilgisinin davacı aleyhine değerlendirilmediği; ayrıca davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu yönünde açık veya gizli kaynaktan herhangi bir istihbari bilginin, tanık ifadesinin, ihbar veya şikayetin bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmediği, dolayısıyla davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak veya irtibatlı olduğuna kanaat getirilmesini sağlayacak yeterli bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Temyize konu İdare Dava Dairesi kararındaki tespitler incelendiğinde;
a) Sendikaya Üyelik ile İlgili Tespit Yönünden;
6528 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle yapılan değişiklikle █████/2007 tarih ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 2. maddesindeki "dershaneleri" ibaresi yürürlükten kaldırılarak, FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tuttuğu anlaşılan dershaneler kapatılmıştır. Konuyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte Aktif Eğitimciler Sendikası █████/2012 tarihinde kurulmuştur. (AYM, Ali Şeker, B. No:██████████, █████/2018, §10). Sendikanın üye sayısındaki değişiklikler incelendiğinde; █████/2012 tarih ve 28380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 402 üyesinin olduğu, █████/2013 tarihinde yaklaşık olarak 35.000 üye sayısına ulaştığı halde kendini feshetmek suretiyle kapandığı, █████/2013 tarihinde yeniden kurulduğu (AYM, Ali Şeker, §12-14), █████/2014 tarih ve 29050 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.489 üye sayısına, █████/2015 tarih ve 29410 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre 23.700 üye sayısına ulaştığı, █████/2016 tarih ve 29762 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan istatistiklere göre ise üye sayısının 18.015'e düştüğü görülmüştür. Akabinde, Sendika, █████/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmıştır.
Anılan Sendikanın, 2012 yılı başlarında FETÖ/PDY'ye ait dersanelerin kapatılması tartışmalarının başladığı dönemde kurulması, 1 yıllık süre içinde 35.000 üyeye ulaşması, feshini müteakip █████ Aralık 2013 süreciyle birlikte FETÖ/PDY ile yapılan açık mücadeleye rağmen yeniden kurularak kısa sürede 23.489 üyeye ulaşması ancak iltisaklı ve irtibatlı bir grup bilincinin varlığı ile izah edilebilir. Nitekim, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne ait sendikaya üye olmak fiilinin terör örgütünün amacına hizmet eden yardım suçu kapsamında değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Öte yandan, Aktif Eğitimciler Sendikası yöneticilerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 ila 13 yıl arasında hapis cezasıyla cezalandırılmaları yönünde ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın 62. sayfasından; Sendika Genel Başkanının wi-fi üzerinden erişim sağladığı ByLock programı aracılığı ile diğer ByLock programı kullanıcılarına "Sendika isteği güvencedir. Aktif Eğitimciler Sendikası ateşten gömlek değil, çelikten zırhtır." ibarelerinin yer aldığı toplu mesaj gönderdiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, █████/2016 tarih ve 29627 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında" konulu 2016/4 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden, Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan, iç ve dış güvenliği bozmaya çalışan, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini yok etmeye yönelik eylem ve saldırılarda bulunan terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla mücadelesini hukuki zeminde etkin bir şekilde yürütmekte olduğu, Anayasal bir hakkın kullanımı sonucu kamu hizmetine giren ve Devlet adına millete hizmetle yükümlü olan kamu çalışanlarının (İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerinde çalışanlar dahil) en önemli vasıflarının, dürüstlük, tarafsızlık ve Anayasa ile kanunlara bağlılık olduğu, Devletin ve ülkenin menfaatlerini korumakla yükümlü olan kamu çalışanlarının; Anayasaya ve kanunlara sadakatle hareket etmeleri, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak, davranışlarıyla kendilerine duyulan güveni zedelememeleri gerektiği, bu çerçevede kamu çalışanlarının, kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine giremeyeceği; bu yönde faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamayacağı ya da bunlara yardım ve yataklık edemeyeceği; kamu çalışanlarının, ilgili mevzuatında belirtilen esaslar çerçevesinde yalnız hiyerarşik amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğu, bu görevlerin ilgili mevzuata göre yürütülmesinden yalnız amirlerine karşı sorumlu oldukları, amirlerin ise maiyetlerinde çalışanların görevlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirip getirmediğini takip ve kontrol etmekle yükümlü oldukları, ... bu itibarla, terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan, bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden, bu örgüt ve yapılara yardım eden, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran, bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen, bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemlerin yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacağı, suç teşkil eden fiiller yönünden ise durumun ivedilikle adli mercilere bildirileceği belirtilmiştir.
Tüm bu tespit ve açıklamalar uyarınca; Aktif Eğitimciler Sendikası üyeliğinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibat veya iltisak yönünden delil olarak değerlendirilmesi mümkün olup, davacının anılan Sendikaya yukarıda yer verilen birinci ve ikinci kuruluş dönemlerindeki üyelik bilgileri (Ocak 2013-Nisan 2013 ve Ocak 2014-Temmuz 2016 olmak üzere iki dönem) ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünce darbe teşebbüsünde bulunulan 15 Temmuz 2016 tarihi sonrasında da istifa etmediği hususları dikkate alındığında, davacının sendika üyeliğinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır.
b) Gaziantep Eğitimciler Derneğine üyelik ile ilgili tespit yönünden;
Dava konusu Komisyon kararında, davacının FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Gaziantep Eğitimciler Derneğinde █████/2015-█████/2016 tarihleri arasında üyeliğinin olduğu tespitine yer verilmiş, İdare Dava Dairesince yapılan ara kararlar sonucunda gelen cevap yazısında, davacının anılan derneğe imzalı üyelik başvuru formunun dava dosyasına ibraz edilmediği belirtilerek davacının anılan Derneğe üyelik bilgisinin davacı aleyhine değerlendirilmediği belirtilmiş ise de; ara karar üzerine Gaziantep Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğünce dosyaya sunulan █████/2023 tarihli yazı ekindeki belgelere göre, davacının söz konusu Dernekte █████/2015-█████/2016 tarihleri arasında üyelik kaydının olduğu ve bu hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, dosya kapsamı ve mevcut deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine dair temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının hakediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!