Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, kumaş alım satımından doğan itirazın iptali davasında davalının tacir statüsü ve ticaret mahkemesinin görevine ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kumaş teslimatının yapılmaması üzerine icra takibine giriştiği ve davalının itirazını iptal ettirmeyi hedeflediği bir dava hakkında verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, davalının tacir olmayıp esnaf faaliyetinde bulunması ve uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanına girmemesi nedeniyle davanın asliye hukuk mahkemesinin görevinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Davalı ise bu kararı istinaf ederek davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür; dosya, istinaf mahkemesince tarafların ticari niteliği ve uyuşmazlığın mahiyeti açısından görev yönünden incelenmektedir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas, █████████ Karar
KARAR TARİHİ : █████/2023
DAVACI : ... (...)
VEKİLİ : Av. ...
[16877-78521-95941] UETS
DAVALI : ... (...)
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024
Davalı tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı İnegöl İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı takip dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından borcunun olmadığından bahisle borca itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı/borçlu arasında satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı/ borçlunun müvekkiline 9.000 metre luna kumaş ihtal ederek satış yapmayı taahhüt ettiğini, imzalanan sözleşmeye göre kumaşların müvekkiline geliş tarihinin █████/2023 tarihi olarak belirlendiğini, müvekkilinin bu sözleşmeye güvenerek davalıya █████/2022 tarihinde 270.000 TL, █████/2022 tarihinde 13.012,17 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin ödemelerini yapmasına rağmen davalı/borçlu tarafın müvekkilini sürekli oyaladığını, kumaş ürünlerini teslim etmesi gereken █████/2023 tarihine kadar teslim etmediğini, müvekkilinin bu nedenle siparişlerini üretemediğini ve zarara uğradığını beyanla davanın kabulü ile borçlunun İnegöl İcra Müdürlüğü █████████ E. sayılı takibe konu borca itirazının 10.000 TL yönünden iptaline ve bu değer üzerinden takibin devamına, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına, davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu kumaşların █████/2023 tarihinde Gemlik Limanına geldiğini ve █████/2023 tarihinde ürünlerin gümrükten çekilerek kumaşların teslim edileceğinin gümrük vergisi ve diğer çekim masraflarının hazırlanması için bildirimde bulunulduğunu ancak davacı tarafça kumaşların teslim alınmadığını, icra takibi başlatıldığını, alınan avans ile 11.454,60 USD kumaşların bedeli ve 2.450 USD gemi nakliye ücreti ödendiğini, kumaşların 100. günü takiben Bursa Gümrük Tasfiye Müdürlüğü tarafından el konulduğunu hiç bir borcu, faizi ve masrafı kabul etmediklerini beyanla uğramış oldukları maddi ve manevi zararın tazmin edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının tacir olmayıp faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın ticaret mahkemelerinin görevini belirleyen TTK'nın 4. maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İstinaf talebinde bulunan davalı, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için gereken görev şartını taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Dava, sözleşmeye dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğundan bahisle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Somut olayda, davacı taraf davalıdan satın aldığı mal karşılığında davalıya ödeme yaptığını ancak satıma konu malların teslim edilmediği iddia ederek ödediği bedelin davalından tahsilini talep etmekte olup, satım sözleşmesi TTK’nda düzenlenmediğinden, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması halinde ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilecektir.
Vergi Dairesinden davacı ve davalının yıllık gelir vergisi beyannameleri getirtilmiş olup, Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı ile ; "5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri" karara bağlanmıştır.
Davalıya ait vergi dairesi kayıtları uyarınca 2022 yılı gelir vergisi beyannamelerinde dönem içinde satın alınan emtianın "0" olduğu, dönem içinde elde edilen hasılatın da "0" olduğu, 2023 yılı geçici gelir vergisi beyannamelerinde dönem içinde satın alınan emtianın "6.018,52" olup dönem içinde elde edilen hasılatın "6.112,00" olduğu görülmektedir. Buna göre, davalının işletme defteri tuttuğu, yıllık alım ve satımlarının esnaf sanatkâr sınırını aşmadığı, esnaf ölçülerinde olan davalının tacir olmaması nedeniyle uyuşmazlığa ilişkin asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna dair verilen mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davalının ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-) İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-g hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. █████/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
....
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
....
Katip
...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!