Temsil kayyımı atanması talebine ilişkin davada, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisizlik sebebiyle usulden red kararına karşı yapılan istinaf incelemesinde hukuki dinlenilme hakkı ihlali iddiası.
Özet: Davacılar, bir kooperatifin yönetim kurulunun mahkeme kararıyla yükümlü olduğu tarama işini, iddia edilen menfaat çatışması nedeniyle kasıtlı olarak yapmadığı ve bu durumun müvekkillerine zarar verip lisans iptali riski oluşturduğu gerekçesiyle, kooperatife Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir; ancak ilk derece mahkemesi, davanın esasına girmeden, kooperatifin yerleşim yerinin kendi yargı çevresi dışında kalması nedeniyle yetkisizlik kararı vererek davayı usulden reddetmiş, davalı vekili ise bu yetkisizlik kararının taraf teşkilinin sağlanmadan ve dava dilekçesi tebliğ edilmeden verilmesinin hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU : Temsil Kayyımı Tayini KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarih ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında verilen 10.07.2024 tarihli ara karar ile davalı kooperatifin 02.06.2023 tarihli genel kurulunda alınan atölye önlerinin taranmasına ilişkin 7 numaralı karara yönelik yürütmenin durdurulması tedbirinin kaldırıldığını ve yargılamanın sonucu ne olursa olsun tarama işinin yapılacağının ara kararda açıkça belirtildiğini, buna rağmen davalı kooperatif yönetiminin aradan geçen yaklaşık 22 aylık sürede tüm ihtar ve uyarılara karşın bu işi kasıtlı olarak yerine getirmediğini ve müvekkillerine ait tersane vasfındaki kıyı tesislerinin işlevsel hale gelmesini engellediğini, bunun tek sebebinin mevcut yönetim kurulunun aynı mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyasına konu edilen ve yürütmesi durdurulan hukuka aykırı dolgu yoluyla alan genişletme projesinde kişisel menfaat sahibi olması ve tarama işini kendi rakip projesinin önünü açmak adına bilinçle askıya alması olduğunu, kooperatif tüzel kişiliği ile yönetim kurulu arasındaki bu menfaat çatışması ve yönetim kurulunun mahkeme kararlarına rağmen görevini yerine getirmemesinden doğan temsil engeli karşısında kooperatif tüzel kişiliğinin haklarını korumanın yegane hukuki yolunun temsil kayyımı atanması olduğunu, gecikmenin müvekkillerinin zararını her gün artırdığını ve kullanma izin sözleşmesinin devletçe iptali riskini doğurduğunu belirterek TTK'nın 1. maddesi atfıyla TMK'nın 426. maddesi uyarınca davalı kooperatife, münhasıran ████████ Esas sayılı dosyada belirtilen tarama işinin yürütülmesi ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanmasına ve atanacak kayyıma bu işle sınırlı temsil ve harcama yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden karar verildiğinden davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; talebin TMK'nın 426. maddesine dayalı temsil kayyımı tayinine ilişkin olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla TTK ve TTK'nın 1. maddesi uyarınca TMK hükümlerinin uygulanacağı, temsil kayyımının TMK'nın 430/1. maddesi gereğince kendisine kayyım atanacak kimsenin yerleşim yeri vesayet makamı tarafından atanacağı, HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık ilişkileriyle sınırlı davalarında tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu ve bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında resen dikkate alınacağı, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç İzmir ilinin mülki sınırları, mahkemenin yargı çevresinin ise Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi olarak belirlendiği, ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunun 06.08.2025 tarih ve 1070 sayılı kararı ile Menemen Ağır Ceza Mahkemesi teşkilatının kurulduğu ve 01.09.2025 tarihi itibariyle faaliyete geçtiği, kayyım ataması istenen davalı kooperatifin yerleşim yerinin .... Mahallesi ...No: .... adresi olduğu ve dava tarihi itibariyle mahkemenin yargı çevresi dışında kaldığı, İzmir mülki sınırları içerisinde yer alması nedeniyle davaya bakma yetkisinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 114/1-ç ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince dava dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmeden ve davada taraf teşkili sağlanmadan dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu, dava şartları ve ilk itirazların ön incelemede sonuca bağlanacağını, ön incelemenin ise dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra yapılabileceğini, HMK'nın 138. ve 320. maddelerinin hakime dosya üzerinden karar verme yetkisi tanımakla birlikte dilekçelerin tebliği zorunluluğunu ortadan kaldırmadığını, yetkisizlik kararının dava dilekçesinin müvekkiline tebliği ve savunma hakkı tanınmasından sonra verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE : Dava, davalı kooperatife TMK'nın 426. maddesi uyarınca belirli bir işin yürütülmesi ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.HMK'nın 14/2. maddesinde "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararı ile, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi İzmir ilinin mülki sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç) olarak belirlendiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 12.08.2025 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 06.08.2025 tarihli 1068 sayılı kararı ile Menemen ilçesinin Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılmasına, Menemen Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinin Menemen, Aliağa ve Foça ilçeleri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın "Dava şartları" başlıklı 114. Maddesi uyarınca yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartları arasındadır. "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. Maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacağı, mahkemenin dava şartı noksanlığı tespit ettiği takdirde davanın usulden reddine karar vereceği düzenlenmiştir. "Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar" başlıklı 138. maddesinde; "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir."."Usul ekonomisi ilkesi başlıklı" 30. maddesinde ise ;''Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." yer almaktadır. Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair 08.07.2021 tarihli kararında "Mahkemece, uyuşmazlığın hangi mahkemede çözümlenmesi gerektiği noktasında tereddüt bulunuyorsa, yine görevsizlik kararı verilmesinde acele edilmemeli, dilekçelerin teatisi aşaması bitirilmeli, gerekirse duruşma açılarak görevli mahkeme belirlenmelidir. Şu halde; dava şartı noksanlığı halinde, takdir hakkı kendisinde olan hakim, davanın usulden reddi kararı vermeden önce noksan olan dava şartının niteliğini iyi incelemeli, bir tereddüt varsa veya noksanlık sonradan tamamlanabilecekse davanın usulden reddine yönelik kararı vermekte acele etmemelidir." ifadelerine yer verildikten sonra, "Dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesinin, tamamlanmasının mümkün olmadığı hallerde, hakimin bir tereddütü yoksa dilekçe tebliğ edilmeden dahi usulden ret kararı verilebileceğine, aksi halde dilekçelerin teatisi aşamasının tamamlanması ve gerekirse duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra gerekli kararın verilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın 5235 SK'nın 35/1-3. mad. gereğince bu şekilde giderilmesine"(Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin █████/2021 Tarih, ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı) şeklinde değerlendirmede bulunularak dava şartı noksanlığının mevcut olması halinde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin dosya üzerinden usulden ret kararı verilebileceği yönünde karar verilmiştir.Somut olayın incelenmesinde; davanın, kooperatif ortakları tarafından ortaklık ilişkisine dayalı olarak kooperatif tüzel kişiliğine karşı açılmış temsil kayyımı tayini istemine ilişkin olduğu, dava dilekçesi ekleri ve Mersis kaydına göre davalı kooperatifin yerleşim yerinin .... Mahallesi ... No:...adresi olduğu, Aliağa ilçesinin yukarıda anılan Hakimler ve Savcılar Kurulu kararları uyarınca dava tarihi olan 12.05.2026 itibariyle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresini oluşturan Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılmış bulunduğu ve İzmir ilinin mülki sınırları içerisinde kalması nedeniyle asliye ticaret mahkemesi yetkisi yönünden İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresine dahil olduğu anlaşılmakla, kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkisine ilişkin HMK'nın 14/2. maddesi karşısında ilk derece mahkemesince yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin taraf teşkiline yönelik istinaf itirazının incelenmesinde; kesin yetki, HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca dava şartlarından olup aynı Kanunun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında resen gözetilir ve HMK'nın 138. maddesi mahkemeye dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verme imkanı tanır. Somut olayda kesin yetki kuralına aykırılık, taraf beyanlarına ihtiyaç duyulmaksızın dava dilekçesi içeriği, ekleri ve davalı kooperatifin Mersis kaydından açıkça anlaşılabildiğinden, dava dilekçesinin davalıya tebliği ve cevap süresinin beklenmesi sonuca etkili olmayıp, kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralının tespiti halinde mahkemenin yargılamanın en başında dosya üzerinden usulden ret kararı vermesi usul ekonomisi ilkesine de uygundur. Kaldı ki dava, davalı hakkında esasa girilmeksizin usulden reddedilmiş olup bu karar ile davalının savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği gibi, davalının tüm iddia ve savunmalarını dosyanın gönderileceği yetkili mahkemede ileri sürmesi mümkün olduğundan hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden bahsedilmesi de olanaklı değildir. Bu itibarla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının netice itibariyle yerinde olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.