Yargıtay bozması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin marka tecavüzü, haksız rekabet, maddi ve manevi tazminat ile marka hükümsüzlüğü davalarına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalının daha önceki mahkeme kararına rağmen "..." ve "... ..." ibarelerini markasal olarak kullanmaya devam etmesiyle marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin bu markaların tek hak sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli tescilinin hükümsüzlüğünü, internet erişiminin engellenmesini ve 309.114,96 TL maddi, 90.000 TL manevi, 10.000 TL itibar kaybı tazminatı talep ederken; davalı ise davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve "..." ibaresini kullanma hakkının önceki kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2021
NUMARASI:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ:█████/2020
KARAR TARİHİ:█████/2026
Dairemizce verilen █████/2023 tarih ve ████████ Esas █████████ sayılı kararı Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2025 tarih █████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, duruşmalı yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E., ██████████ Karar sayılı kararıyla davalının "..." ve "... ..." isimli şekilde iş yerinde, tabelalarında markasal olarak kullanılması ve internet üzerinde tanıtım yapmasının engellenmesine ve men'ine, marka tecavüzünün tespitine ve men'ine karar verilmiş olmasına rağmen davalı yanın işyerinde tabelasında ve internet üzerinde "..." ve "... ..." ibarelerini markasal olarak kullandığını, müşterilerin her iki işletme arasında bağlantı kurduklarını, müvekkilinin "..." ve "... ..." ibareli markaların tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, bu markaların piyasada tanınmış ve yüksek itibar sahibi markalar olduklarını, davalıların markasal kullanımlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince marka tecavüzü teşkil ettiği gibi TTK hükümleri gereğince de haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalının haksız rekabeti ve Sınai Mülkiyet Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemleri nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ticari itibarının da zarar gördüğünü, müvekkili markasının aynen alınması suretiyle oluşturulan 29,30,43.sınıfta tescilli ... tescil nolu "... ..." markasının müvekkilinin seri markaları ile ayniyet oluşturacak şekilde benzerliğinin daha ilk bakışta açıkça görüldüğünü, davalının kötüniyetli şekilde tescil ettirdiği ... nolu "... ..." markasının kötüniyetli tescil ettirilmiş olması nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalı kullanımlarının müvekkilinin ...ve ... tescil numaralı "... ..." ile "...+Şekil", ... tescil numaralı "... ...+Şekil", ... tescil numaralı "..." markalarına vaki tecavüzünün tespitine, men'ine, ref'ine, davalının hukuka, ticari ahlak ve teamüle aykırı eylemleri ile yol açmış oldukları haksız rekabetin tespitine, men'ine, ve ref'ine, dilekçede bildirdikleri internet sayfalarına erişimin engellenmesi ve yayının kaldırılmasına, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte, 90.00,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle; müvekkilinin uğradığı ticari itibar kaybına karşılık olarak 10.000,00 TL itibar kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, davalı adına kayıtlı ... nolu markasının kötüniyetli tescil edilmiş olmasından ötürü hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili █████/2021 tarihli dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat taleplerini 309.114,96 TL olarak artırdıklarını bildirerek eksik harcı tamamladıkları görülmüştür.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ...numaralı bir marka tesciline rastlanmadığını, davacının iddiasına mesnet aldığı markaların gerçek hak sahibi olduğu anlaşılan ...'ın vefatı nedeniyle marka tescillerinin mirasçıları ..., ..., ... ve ... adlarına sağlandığını, böylece davacının tek başına bu davayı açmaya ehliyetinin bulunmadığını, davanın öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin gerekeceğini, dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmesinin de diğer mirasçıların katılımı olmadan yalnızca davacı ... tarafından yapıldığından, bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığını, davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "..." ibaresinin kullanma hakkının müvekkilinde olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkilinin kullanımının haksız rekabet de teşkil etmeyeceği vurgulanarak davacı yanca açılan davanın reddedildiğini, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla yine "..." ibaresinin kullanım hakkının müvekkilinde bulunduğunun tespitiyle, davalı ... .... Şti'ne ait ticaret unvanından "..." ibaresinin terkin edildiğini, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla "..." ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının verilen izin nedeniyle karşı taraf tescilli markasına tecavüz oluşturmayacağının hüküm altına alındığını, söz konusu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı vekilince müvekkili eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinden söz edildiğini, ancak kesinleşmiş mahkeme kararları çerçevesinde işletme adı olarak yapılan kullanımın haksız rekabet teşkil edemeyeceğini, müvekkilinin işletme adı dışında markasal bir kullanımı bulunmadığını, davacının markaya tecavüz tarihlerini belirtmediğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sına Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasının açılma tarihi █████/2012 olduğundan davacının iddialarının da bu tarihten sonraki tarihlere ilişkin olması gerektiğini, aksi takdirde derdestliğin söz konusu olacağını, dava dilekçesinde bildirilen sosyal medya hesaplarının müvekkiline ait olmadığını, paylaşımların ne zaman ve kim tarafından yapıldığının bilinmediğini, bu paylaşımlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından hükümsüz kılınması istenilen ... sayılı markasının tescil edildiği sınıfların 29, 30 ve 43. sınıflar olduğunu, dosyada mevcut ortaklıktan ayrılma protokolü hükümleri, davacının markanın kullanıldığı iddiasıyla birden çok dava açmış olması karşısında, müvekkilinin kötüniyetinden söz edilemeyeceğini, tescilin 2013 yılına ait olması ve davacı tarafından markadan habersiz olunduğu ileri sürülemeyeceğine göre, aradan geçen süre dikkate alındığında (5) yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin de çoktan dolduğunu, davacının hakkın kullanılmasının suistimali niteliğinde olan talebinin kabul edilmemesinin gerektiğini belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2021 tarihli ████████ E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markalardan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ref ve men'ine-*...,*..., *..., *...,*...,*...,*...,*..., *...,*...,*..., *...,*..., *... isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine,
-309.114,96 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ve unsurları oluşmayan itibar tazminatı talebinin reddine,
-Davalıya ait ... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğüne,
-Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, " karar verilmiştir.
TAVZİH KARARI:Mahkemece █████/2022 tarihli tavzih kararında, “…. Mahkememizce verilen █████/2022 tarihli gerekçeli kararın künye kısmında her ne kadar davacı olarak ... yazılmış ise de, dosyanın tetkikinden, ...'ın davayı ... adına vesayeten açtığı, ...'ın yargılama devam ederken vefat ettiği, bu sebeple ...'ın mirasçı sıfatını aldığı anlaşılmakla, HMK 304/1-2 maddesi uyarınca kararanı taraflara tebliğ edilmemiş olması sebebiyle evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda; künyeye davacının ... Mirasçıları şeklinde eklenerek ...'ın mirasçı olarak düzeltilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R :
1-Mahkememizin █████/2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının künye kısmında her ne kadar davacı ... yazılmış ise de, müteveffanın ... olduğu anlaşılmakla, künyeye davacının "..." şeklinde eklenerek ...'ın mirasçı olarak düzeltilmesine
2-İşbu kararın şerh olarak karar asıllarına işlenmesine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
İSTİNAF BAŞVURUSU:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı ... tarafından tek başına dava açılamayacağını, diğer mirasçıların arabuluculuk sürecine dahil olmadıklarını, bu eksikliğin yargılama sırasında giderilemeyeceğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, Markaya tecavüz eylemi tek bir eylem olduğundan, Bakırköy 1. FSHHM'nin ████████ Esas sayılı aynı konuda açılan davası nedeniyle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, Davacının tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını,Bilirkişi raporunda faaliyet karı üzerinden maddi tazminatın belirlendiğini, ancak net kar üzerinden maddi tazminat belirlenemeyeceğini, net karı aşan kısım için maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini,Bilirkişi raporunda tazminatın başlangıç tarihi olan █████/2015 tarihli paylaşımın müvekkili ile ilgisi olmayan "..." isimli bir vatandaşa ait olduğunu,Islahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,Tazminat koşullarının mevcut olmadığını, tecavüze dayanak gösterilen yorumların müvekkiline ait olmadığını,Yargı kararı ile sabit olan işletme adı olarak kullanım haklarıyla ilgili Mahkemece hiç bir araştırma yapılmadığını, adi ortaklığın feshi sözleşmesinin de incelenmediğini,Bilirkişi raporunda markanın satışlara etkisi %15 ile %25 arası değiştiği belirtildiği halde Mahkemece bu oranına neye göre %20 olarak kabul edildiğine dair bir sebep belirtilmediğini, bilirkişi raporundaki bu oranın da çok yüksek olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZ KARARI:Dairemizin █████/2023 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı kararı ile; "...Davalı vekili maddi tazminatın net kar üzerinden hesaplanması gerekirken faaliyet karı üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş, yapılan incelemede bilirkişi ek raporunda 2015-2020 yılları arasında davalının tüm gelirini yiyecek ve içecek satışından elde ettiği belirlendikten sonra her yıl için faaliyet karı ve net karının ayrı ayrı tespit edildiği, SMK’nun 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminatın davalının elde ettiği net kazanç üzerinde hesaplanması gerekirken faaliyet karı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, her ne kadar SMK’nun yürürlüğe girdiği █████/2017 tarihinden sonraki tecavüzler için markanın satışlara etkisi dikkate alınmaksızın net kar üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekiyorsa da, bilirkişi raporunda markanın satışlara etkisinin %20 olduğu kabul edilerek bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya davacı tarafça itiraz edilmediğinden ve bu konuda istinaf talebinde bulunulmadığından davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden hüküm kurulmasına, hükmün diğer kısımlarının kazanılmış haklar da korunarak aynen tekrarına, davalının hesaplanan dönemdeki toplam net karı olan 1.195.866,92 TL’nin %20’si kadar 239.173,38 TL maddi tazminata hükmedilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine..." karar verilmiştir.Dairemiz kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY BOZMA KARARI:Yargıtay 11.HD'nin 20.01.2025 tarih █████████ Esas -████████Karar sayılı ilamıyla; "...Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle taraflar arasında, davalının savunmasında belirttikleri başta olmak üzere, geçmiş dava dosyalarının teminine çalışılıp, temini imha veya benzeri nedenle mümkün olmayan dosya bulunması halinde UYAP sistemi üzerinden de ulaşılamayan kararların ilgili mahkemelerin karar kartonlarından temininin sağlanması, daha sonra davalının işletme adı olarak "..." ibaresinin kullanım hakkının kendilerinde olduğu savunmasının haklılığının değerlendirilmesi, davalının işletme adı olarak anılan ibareyi kullanma hakkının tespitiyle eldeki davaya konu kullanımların işletme adı mı yoksa bunu aşan markasal kullanım mı olduğu noktasında ise, eylemlerin hangilerinin, neden işletme adını aşacak şekilde markasal kullanım olduğu hususunun denetime elverişli gerekçeyle ortaya konulması; şayet dava konusu kullanımların işletme adını aşan markasal kullanım olduğu kanaati anılan şekilde hasıl olursa bu defa, mezkur markasal kullanımların Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı dosyasından da marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talep edildiğine ve davacı da iddiasını ileri sürerken bu davaya konu kullanımların da devam ettiğini ileri sürdüğüne göre, eldeki davaya konu eylemlerin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı dosyasında tecavüz iddiasına konu edilerek tecavüz teşkil ettiği tespit edilen ve Dairemizin bozma ilamı kapsamı dışında bırakılan eylemlerin devamı mahiyetinde olup olmadıklarının tespit edilmesi ve buna göre akabinde derdestlik değerlendirmesinin denetime elverişli şekilde yapılması, eş anlatımla anılan davaya konu edilmiş ve işletme adını aşarak markasal kullanım olduğu tespit edilen kullanımların devamı söz konusu ise, bu kullanımlar yönünden o davada alınacak tecavüzün tespit, men ve ref'ine dair kararla birlikte mevcut tecavüzün aynısının daha sonra yeniden tekrarlanması halinde dahi sonlandırılması her zaman mümkün olacağından, anılan kullanımlarla sınırlı olmak üzere tecavüzün tespit, men ve ref'i talepleri yönünden derdestlik dava şartının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bu husus da bozmayı gerektirmiştir.3.Öte yandan davalıyla bağlantısı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması halinde Google arama sonuçlarından ve dava dışı üçüncü kişilerin sosyal medya ile blog paylaşımlarından davalının sorumlu olacağı, aksi halde ise davalının sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gözetilerek, bu cihette yapılacak inceleme ve değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle anılan paylaşım ve kullanımlardan doğrudan davalının sorumlu tutulmasıyla birlikte hüküm tesisi de doğru olmamış, bu husus dahi bozmayı gerektirmiştir.4.Bozma sebebine göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. " şeklinde açıklanarak kararın bozulmasına karar vermiştir. Dairemizce, Yargıtay bozma ilamı taraf vekillerine tebliğ edilmiş, duruşmaya katılan davacı vekili Yargıtay bozma ilamına direnilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma kararına uyulmasına karar verilerek, bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dosyaya sunulan Bakırköy ... Noterliğinin 22 Mayıs 2019 tarihli, ... Yevmiye numaralı mirasçılık belgesi incelendiğinde; ...'ın █████/2019 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı tespit edilmiştir.Yargılama sırasında ... dışındaki mirasçıların davaya muvafakat ettiklerine dair dilekçe ve davacı vekilini vekil tayin ettiklerine dair vekaletnamelerini dosyaya sunmuşlardır.Dosyada bulunan TPMK kayıtları incelendiğinde; ...numaralı "... ..." markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için █████/1997 tarihinde, ... numaralı "...+Şekil" markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri" için, ... numaralı "... ...+Şekil" markasının 43. sınıfta "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" için, ... numaralı "... ...+Şekil" markasının 32 ve 33. sınıflarda "Biralar; bira yapımında kullanılan preperatlar, Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz). Alkollü içecekler (biralar hariç): Şaraplar, rakılar, viskiler, likörler, alkol içeren kokteyller." için davacılar adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.█████/2013 başvuru, █████/2014 tescil tarihli, ... tescil numaralı "... ...+Şekil" markasının davalı şirket adına 29, 30 ve 43. sınıflarda (43. sınıfta yalnızca geçici konaklama hizmetleri, gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, hayvan bakım evi hizmetleri için) tescilli olduğu, yargılama sırasında müddet olduğu tespit edilmiştir.İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2000 tarihli, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ...Şirketi, davalıların ..., ..., ve ... oldukları, davalıların lokanta işletmelerinde ve radyo reklamlarında "..." ibaresini kullanmalarının haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda "..." işletme adının davalılar tarafından daha önceden kullanıldığı, öncelik hakkının davalılara ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği tespit edilmiştir.İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamı istenilmiş, incelendiğinde; davacıların .... Şirketi, ..., ..., ..., davalının ise ... .... Şirketi olduğu, haksız rekabetin önlenmesi ve ticaret unvanının terkini davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, davalı şirketin unvanından "..." sözcüklerinin terkinine, davalının iş yerinde bu sözcükleri kullanmasının önlenmesine, tabela ve tanıtım ürünlerinin toplatılıp imhasına ve hükmün ilanın karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek █████/2003 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ███████ Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacı-karşı davalıların ... Şirketi, ..., ... ve ..., davalı-karşı davacının ..., birleşen davada ise davacının ..., davalının ... Şirketi oldukları, asıl davada davacıların "..." markasını devir aldıkları, █████/1997 ve █████/1997 tarihli sözleşmeler yaptıkları iddia edilerek, davalıya bedel ödenerek satın alınan "..." markasının iptalini ve davacılar adına tescilini talep ettikleri, karşı davada ise, markaya tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile markaya tecavüzün önlenmesinin talep edildiği, birleşen davada ise, davalının tescil ettirdiği "..." markasının ve ticaret unvanının terkini, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesinin talep edildiği, yapılan yargılama sonucunda, daha önce kesinleşen kararlardan anlaşıldığı üzere "..." isminin ticaret unvanı olarak davacılar tarafından kullanılması gerektiği, ...'ın "..." markasını kendi uhdesinde tuttuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı şirket adına tescilli bulunan ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve ticaret sicilinden reddine, davacının sair istemlerinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek █████/2005 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacıların .... Şirketi, ..., ... ve ... oldukları, davalının ise ... olduğu, davacıların davalı ile "...'IN YER;İ" unvanlı restoranda ortak olduklarını, işyeri ruhsatının davacı şirket adına olacağının kararlaştırıldığını ve sözleşme yapıldığını, 1998 yılında ortaklığın sona erdiğini, davalının ...numarası ile "..." markasının tescili için başvuru yaptığını, kötüniyetli olduğunu iddia ederek, markanın iptali için dava açtıkları, yapılan yargılama sonucunda █████/2008 tarihli kararla, Mahkemenin kesinleşen ████████ Esas sayılı dosyası ile "..." markasının üzerindeki hakların sözleşme hükümleri gereğince markayı tanıtan ...'a ait olduğu, davacıların ibareyi sadece ticaret unvanı olarak kullanım hakları bulunduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek █████/2010 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ████████ esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının .... Şti.olduğu, yargılama sonunda █████/2014 tarih, ████████ karar sayılı kararıyla davacı tarafın markaya tecavüzün tespiti, meni yönünden davasının kabulüne, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin kabulüne ve davalı tarafa ait ... numaralı markanın tescilli olduğu 43.sınıf yönünden herhangi bir kullanımı ispat edilemediğinden söz konusu markanın iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih, ████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesince verilen kararın tazminat yönünden bozulmasına karar verildiği, sair hususlar yönünden kararın kesinleştiği ve mahkemece █████/2018 tarih, ███████ esas, ███████ karar sayılı ilamıyla maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 956.380,14 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verildiği ve kararın Yargıtay tarafından bozularak Mahkemenin ████████ esasına aldığı, █████/2022 tarihli ve ████████ Karar sayılı kararla, Mahkemenin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile asıl dava yönünden marka haklarına tecavüzün tespiti, meni, ... sayılı markanın iptali yönünden ve karşı dava yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 956.380,14 TL maddi tazminat ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün ilanına karar verildiği, kararın her iki taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2024 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile tarafların tüm temyiz itirazlarının reddine ve kararın onanmasına karar verildiği, bu kez taraf vekillerinin karar düzeltme talebinde bulundukları ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiği ve kararın █████/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacının delil tespiti talebinin kabulü ile marka vekili ve bilişim uzmanı bilirkişiden alınan █████/2020 havale tarihli raporda; "..davalı yana ait ... kod numaralı markanın, davacı yana ait davaya mesnet markalar ile ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği ve kötüniyetle tescil edildiği görüşleri neticesinde hükümsüz kılınması için şartların oluştuğu, davalı yanın dava konusu olan davalı yana ait internet sitesi üzerindeki ve tabelalardaki kullanımlarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verebileceği yönünde değerlendirmeleri neticesinde davacı yanın marka hakkına tecavüz edildiği, davalı yanın davaya konu kullanımlarının ticari unvanının "... ..." ve ticari unvanında yer alan "..." ibarelerini baskın unsur olarak markasal biçimde kullanması neticesinde davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder eylemlerde bulunduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.Aynı heyete SMM bilirkişisi eklenmek suretiyle davalının, davacı marka haklarının tecavüzü ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığı, maddi, manevi ve itibar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa miktarı, ayrıca ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında alınan █████/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "...dosyanın esası bakımından kök raporlarındaki görüşlerini değiştirmelerini gerektirir herhangi bir durumun var olmadığı, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafın, dava konusu markaya yönelik tespit edilebilen en eski kullanımlarının (internet sitesi ve satış faturaları) 2015 yılı başı olduğu, bu nedenle hak ihlal süresi olarak, 2015 yılının başından başlayarak, dava tarihine kadar olan sürenin dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, markanın, satışa sunulan ürün ya da verilen hizmete olan etkisi somut olarak hesaplanamasa da, teamüllere göre markanın tanınmışlık kriterleri de göz önüne alınarak, satışlara olan etkisinin %15 ile %25 arasında değiştiğine yönelik genel kabul görmüş uzman görüşlerinin bulunduğu, davalı tarafın, 2015 yılından başlayarak, dava tarihine kadar olan süre içerisinde, mali tablolarında beyan ettiği ... üzerinden, dava konusu markanın etkisinin %20 civarında olduğu varsayılarak yapılan hesaba göre, davacı tarafın talep edebileceği maddi tazminat tutarının 309.114,96 TL olarak hesap edildiği..." yönünde görüş bildirilmiştir.Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uygun olarak yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler bilgisayar mühendisi ... ve marka uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: "...Tespit 1 başlığı altında yer alan “... ...” (Görsel 1) ve “...” (Görsel 2) şeklindeki paylaşımların ... adlı kullanıcı tarafından yapıldığı, kullanıldıkları yer ve kullanma şekli itibariyle işletme adı kullanımın ötesine geçtiği; yine Tespit 1 başlığı altında 3. görselde, davacıya ait tescilli markanın kelime unsurunun ... şeklinde birebir kullanıldığı, bunun işletme adı kullanımının ötesine geçerek markasal kullanım olduğu; ancak -dosya içerisinde yer alan İmza Sirküleri’ne göre Instagram hesabının sahibinin soyadı ile davalı şirket yetkilisinin soyadı aynı olmakla birlikte- bu paylaşımların davalı şirketin talimatı veya bilgisi ile yapıldığına dair bir tespitin yapılamadığı; Tespit 4 başlığı altında işletmenin girişindeki tabeladaki ... şeklindeki kullanımın işletme adının kullanımın ötesinde markasal kullanım olduğu; Tespit 10 başlığı altında yer alan "... ..." şeklindeki kullanımın işletme adı kullanımının ötesine geçerek markasal kullanım olduğu, ayrıca burada yer alan ... şeklindeki alan adının davacıya ait olduğu, bu şekildeki kullanımının işletme adının kullanımının ötesine geçerek, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması şeklinde markasal kullanım olduğu; Tespit 15 başlığı altında yer alan paylaşımlarda, "... ..." şeklinde daha küçük ve siyah harflerle yazılan kısım işletme adı olarak düşünülebilecekse de ... şeklindeki kırmızı tabelanın işletme adı kullanımının ötesine geçerek markasal kullanım niteliğinde olduğu; ancak delillerin hasredilmesinden sonra sunulan bu delilin takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Tespit 5, Tespit 6, Tespit 7, Tespit 8 ve Tespit 9 başlıkları altında yer alan görsellerin davacı şirkete ait olduğu, bu sayfalarda müşteriler davacı ve davalıya ait hizmetleri karşılaştırmış ise de bunların, davalı tarafından yazılmadıklarından markasal kullanım olmadığı; Tespit 2, Tespit 3, Tespit 11, Tespit 12, Tespit 13, Tespit 14 başlıkları altında "... ..." veya "..." gibi kullanımlar olduğu, bu sayfalarda müşteriler davacı ve davalıya ait hizmetleri karşılaştırmış ise de bunların, davalı tarafından yazılmadıklarından markasal kullanım olmadığı; Tespit 16 başlığı altında "... ..." şeklinde daha küçük ve siyah harflerle yazılan kısım işletme adı olarak düşünülebilecekse de ... şeklindeki kırmızı tabelanın işletme adı kullanımının ötesine geçerek markasal kullanım niteliğinde olduğu ancak buradaki görsellerin kim tarafından yüklendiğinin tespit edilemediği, ayrıca delillerin hasredilmesinden sonra sunulan bu delilin takdirinin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; Dosya içerisinde yer alan faturalardaki kullanımın, davalı ticaret ünvanının altında nispeten daha kalın harflerle yazıldığı, ticaret ünvanı olduğunu gösteren "Ltd. Şti." ibaresinden sonra gelen bu ibarenin -teknik bir ifade olan işletme adının ne olduğu konusunda bilgisi olmayan- ortalama bir tüketici tarafından marka olarak algılanabileceği (satış sonrası karıştırma) kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı ile marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece marka hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, durdurulması davası ile maddi tazminat davalarının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, itibar tazminatı davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı ...'ın ve davaya muvafakat eden diğer mirasçıların murisi ...'ın dava açılmadan önce █████/2019 tarihinde öldüğü, buna rağmen tavzih kararında yargılama sırasında öldüğünün yazıldığı görülmüşse de, bu hata sonuca etkili olmadığından bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.Her ne kadar davalı vekili ...’ın tüm mirasçılarının birlikte dava açmaları gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dosyada mevcut veraset ilamı incelendiğinde davacıların ...’ın mirasçıları oldukları, ...’a ait markaları mirasçı sıfatıyla iktisap ettikleri, markanın korunması için tek başlarına her bir mirasçının dava açma hakkı bulunduğu, ...’ın terekesinde mevcut iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, murisin terekesiyle ilgili açılan davada ilgili mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, dava açıldıktan sonra veraset ilamında mirasçı oldukları belirtilen tüm mirasçıların açılan davaya muvafakat verdikleri ve vekillerinin davayı takip ettiği, taraf teşkilinin bu şekilde sağlandığı görülmekle, buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili arabuluculuk görüşmelerine tüm mirasçıların katılmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dava yalnızca tazminat davası olmayıp, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması davasıdır. Objektif dava yığılması söz konusu olduğundan,arabuluculuk dava şartı değildir. Bu nedenle davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığına dair istinaf talebinde bulunmuşsa da, dava konusu kullanımların 2015 yılında başladığı, markaya tecavüz eylemi aynı zamanda suç teşkil ettiğinden ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, bu sürenin de 2015 yılında yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 61/A maddesi ve TCK’nun 66/1-e maddesi uyarınca asgari 8 yıl, azami 12 yıl olduğu, dava açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, buna ilişkin istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.Davalı vekili ıslahla talep edilen maddi tazminat tutarı için ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, talep edilen tazminatın kaynağı haksız fiil olup, haksız fiilden kaynaklanan zarar haksız fiil tarihinde gerçekleşmiş olmakla, ıslahla talep edilen tazminat tutarına da haksız fiil tarihinden itibaren faiz uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili yapılan incelemede; davalı tarafa ait ait ... tescil numaralı "... ..." markasının yargılama sırasında müddet olduğu tespit edilmekle, hükümsüzlük davasının konusuz kaldığı anlaşılmışsa da, yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceği konusunda tarafların haklılık durumları değerlendirilmiş, markanın davacıların hak sahibi oldukları "..." esasa unsurlu markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu, tescilli olduğu 29 ve 30. sınıfların davacı tarafın markalarının tescilli oldukları 43. sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" ile bağlantılı olduğu, ayrıca taraflar arasında uzun süre aynı markayla ilgili davalar görülmesine ve daha önce verilen ve kesinleşen mahkeme kararları ile marka hakkının davacı tarafa ait olduğu, davalının yalnızca bu ibareyi işletme adı olarak kullanma hakkı bulunduğuna karar verildiği halde, davalının bu ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin kötüniyetli olduğu, bu nedenle SMK'nın 25/6. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanamayacağından, davacı tarafın hükümsüzlük davası açmakta haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı vekili Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası nedeniyle derdestlik itirazında bulunduğundan, ████████ Esas sayılı dava dosyası incelenmiş, davacının ..., davalının .... Şti.olduğu, yargılama sonunda █████/2014 tarih, ████████ karar sayılı kararıyla davalının "..." markasını işletme adı dışında markasal olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğine karar verildiği, kararın yalnızca tazminat nedeniyle bozulduğu, ████████ Esas numarasını aldığı, ████████ Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu davada davalı tarafça ... alan adının kullanılması, iş yeri tabelasında "..." ibaresini de ekleyerek "..." ibaresini kullanması, işyerinde ve işyeri emtiasında da bu ibarelerin kullanmasının davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin iddia edildiği ve bu kullanımların yasaklanmasının talep edildiği, işbu davada ise davalı tarafın Google, Instagram, Facebook, Tripadvisor, Foursquare, Zomato gibi internet hesaplarında, tanıtım, promosyon ve iş yeri tabelasında "..." ibaresini kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla dava açıldığı ve davalı tarafın bu kullanımları ile internet üzerinde tanıtım yapmasının önlenmesinin talep edildiği tespit edilmiştir.Bu durumda davacının işyeri tabelasında, iş yeri emtiasında, tanıtım evrakında marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi taleplerinin daha önce görülüp kesinleşen davadaki taleplerle aynı oldukları, bu talepler hakkında verilen tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin kararın kesinleştiği, anılan davaya konu edilmiş ve işletme adını aşarak markasal kullanım olduğu tespit edilen kullanımların devamı niteliğindeki bu kullanımlar yönünden, o davada verilen ve kesinleşen tecavüzün tespiti, meni ve ref'ine dair kararla mevcut tecavüzün aynısının daha sonra yeniden tekrarlanması halinde dahi sonlandırılması her zaman mümkün olacağından, anılan kullanımlarla sınırlı olmak üzere tecavüzün tespit, men ve ref'i talepleri yönünden davasının kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafından paylaşıldığı tespit edilememişse de, internet ortamındaki fotoğrafta yer alan "..." yazılı iş yeri tabelasındaki kullanımın işletme adı olduğu, işletme adı kullanımının sınırını aşmadığı, yine dava konusu edilen Google arama motorunda, Instagram, Facebook, Tripadvisor, Foursquare, Zomato isimli sosyal medya hesaplarındaki marka kullanımlarının da davalı tarafça gerçekleştirildiği tespit edilemediğinden, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin kabulü ile, bu kullanımlarla ilgili markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.Ancak davalı tarafın faturalarında şirketin .... Şirketi unvanının yazılması yeterli olmasına rağmen, şirket unvanının altında lokantacılık hizmetinde "..." ibaresini de yazarak kullanmasının işletme adı kullanımını aştığı, davalının "..." ibaresini daha önce açılan ve kesinleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası açıldıktan sonra da faturalarında markasal olarak kullanmaya devam ettiği, bu kullanımların davacıların hak sahibi oldukları "..." markası ile iltibasa neden olacağı, davalının daha önce hakkında bu konuda verilen mahkeme kararı bulunmasına rağmen bu kullanımlarına devam ettiği, davalının işletme adı dışında bu ibareyi markasal olarak kullanmasının davacılara ait marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, SMK'nın 149. maddesi uyarınca davacıların daha önce açılan ve kesin hükme bağlanan dava tarihinden sonraki bu kullanımlar için de maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri kanaatine varılmakla, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili maddi tazminat hesaplanırken markanın satışlara etkisinin %20 olarak kabul edilmesi nedeniyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, bilirkişiler tarafından bu oranın %15-%25 arasında olduğu belirtilerek, ortalama olarak %20 oranı üzerinde hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Davalı vekili maddi tazminatın net kar üzerinden hesaplanması gerekirken faaliyet karı üzerinden hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş, yapılan incelemede bilirkişi ek raporunda 2015-2020 yılları arasında davalının tüm gelirini yiyecek ve içecek satışından elde ettiği belirlendikten sonra her yıl için faaliyet karı ve net karının ayrı ayrı tespit edildiği, SMK’nun 151/2-b maddesi uyarınca maddi tazminatın davalının elde ettiği net kazanç üzerinde hesaplanması gerekirken faaliyet karı dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, her ne kadar SMK’nun yürürlüğe girdiği █████/2017 tarihinden sonraki tecavüzler için markanın satışlara etkisi dikkate alınmaksızın net kar üzerinden tazminat hesabı yapılması gerekiyorsa da, bilirkişi raporunda markanın satışlara etkisinin %20 olduğu kabul edilerek bu oran üzerinden yapılan hesaplamaya davacı tarafça itiraz edilmediğinden ve bu konuda istinaf talebinde bulunulmadığından davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin maddi tazminatın hesaplanmasına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, davalının hesaplanan dönemdeki toplam net karı olan 1.195.866,92 TL’nin %20’si kadar 239.173,38 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Marka hükümsüzlüğü davası konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacının işyeri tabelasında, iş yeri emtiasında, tanıtım evrakında marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasının kesin hüküm nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Google arama motorunda, Instagram, Facebook, Tripadvisor, Foursquare, Zomato isimli sosyal medya hesaplarındaki marka kullanımlarının davalı tarafça gerçekleştirildiği tespit edilemediğinden markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine,
4-Tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
5-Davalının faturalar üzerinde "..." ibaresini markasal olarak kullanması nedeniyle 239.173,38 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve unsurları oluşmayan itibar tazminatı talebinin reddine,
6-Hüküm özetinin masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,
7- İlk derece yargılaması yönünden;
a-Alınması gereken 17.704,13 TL harçtan, alınan 1.724,83 TL peşin harç ve 5.261,83 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.717,47 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre konusuz kalan marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili takdir edilen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebine yönelik 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
ç-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebine yönelik 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi taleplerine yönelik 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat talebine yönelik 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat talebine yönelik 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen itibar tazminat talebine yönelik 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
ğ-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 113,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 4.113,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 2.464,47 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
h-Davacı tarafından yatırılan 1.724,83 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı ve 5.261,83 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 7.041,06 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- İstinaf yargılaması yönünden;
a-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
b-İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 810,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.030,70 TL'nin 1/2 oranında 515,35 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
c-Davacı tarafından yapılan 20.000,00 TL bilirkişi ücretinin 1/2 oranında 10.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-İstinaf incelemesi duruşmalı ve birden fazla duruşma icra edilmekle istinafın kısmen kabulü yönünden davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-İstinaf incelemesi duruşmalı ve birden fazla duruşma icra edilmekle istinafın kısmen reddi yönünden davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 42.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!