Haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, davanın açılmasına davacının sebebiyet verip vermediği ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Yaşlı bir davacı, kendi taşınmazındaki hisselerine üçüncü şahıs borcu nedeniyle konulan haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti davası açmış, davalı alacaklının davayı kabul etmesine rağmen ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davacının ihbarnamelere süresinde itiraz etmeyerek davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerini davacı üzerinde bırakmış ve vekalet ücretine hükmetmemiş olup, davacı ise usulsüz tebligatlara itiraz etmesinin imkansız olduğunu ve davanın açılmasında kusuru bulunmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/... E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin takip alacaklısı davalı lehine ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 2 94... parsel sayılı taşınmazındaki hisselerine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 92. maddesi uyarınca, ilgili taşınmazdan elde edilen hasılat menfaat gelirlerinden borçlu hissesine düşen bedel üzerine borç miktarı olan 551.708,86 TL üzerinden haciz konulduğuna ilişkin birinci, ikinci ve üçünücü haciz ihbarnamelerini 21.06.2024 tarihinde haricen öğrendiğini, haciz ihbarnamelerinin ve tebligatların usulsüz olduğunu, müvekkili ile haciz ihbarnamelerini tebliğ alan kişilerin aynı hanede ikamet etmediklerini ve tebligatı almaya ehil olmadıklarını, ihbarnamelerin iptalleri için ... İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı şikayet davası açtıklarını, müvekkilinin 80 yaşında ev hanımı olduğunu, günlük yaşamını ve ihtiyaçlarını başkasının yardımı ile karşılayabildiğini, bu sebeple anılan taşınmazı ekip biçmesi hasılat ve menfaat geliri elde etmesi mümkün olmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin takip borçlusu dava dışı Engin'e borçlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davayı kabul ettiklerini, davacının kendisine gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmediğini, menfi tespit davasının açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davanın açılmasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, kabul beyanına göre karar verilmesini, beyanın ilk celseden ve deliller toplanmadan dilekçeler aşamasında yapıldığı dikkate alınarak, müvekkili aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının menfi tespit davasını süresinde açtığı, davalının ön inceleme duruşmasından önce kabul beyanında bulunduğu, davacının birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itirazda bulunmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 312. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yargılama giderlerinin müvekkili üzerinde bıraklıması ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, birinci haciz ihbarnamesinin 03.05.2024 tarihinde dava dışı ...'ya, ikinci haciz ihbarnamesinin 20.05.2024 tarihinde dava dışı ...'e, üçüncü haciz ihbarnamesinin ise 07.06.2024 tarihinde dava dışı ... ...'ya usulsüz tebliğ edildiğini ve müvekkilinin bu durumu 21.06.2024 tarihinde haricen öğrendiğini, bunun üzerine ... İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı usulsüz tebligatların iptali için dava açıldığını, tarafları ve konusu aynı ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/... E. sayılı dosyasında yapılan kolluk araştırmasında; birinci haciz ihbarnamesini tebliğ alan dava dışı ...'da davacı ile aynı hane de ikamet etmediği, ikinci haciz ihbarnamesini tebliğ alan dava dışı ...'ın ... İlçesinde ikamet ettiği, üçüncü haciz ihbarnamesini tebliğ alan dava dışı ...'nin müvekkilinin komşusu olduğu ve müvekkil ile aynı hanede ikamet etmediğinin tespit edildiğini, müvekkiline usulsüz tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmesinin beklemenin kanunen mümkün olmadığını ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanununun 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Davacı tarafından davaya konu haciz ihbarnamelerinin tebligatlarının usulsüz olduğunun tespiti talebiyle açılan davada, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 05.11.2025 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararıyla; davacı ile tebligatları alan ..., ... ve ... ...'nın tebliğ tarihlerinde aynı adreste birlikte yaşamadıklarının ve bu sebeple haciz ihbarnemesi tebliğ işlemlerinin 7201 sayılı Kanunun 16. maddesine göre usulsüz olduğu, anılan Kanunun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabileceği, davalı tarafça aksini ispat eder nitelikte yazılı delil sunulmadığı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile, ... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı takip dosyasında davacıya gönderilen birinci haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin 21.06.2024 olarak düzeltimesine, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmiş, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kararın 16.12.2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. maddesi; "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmünü havidir. İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6. maddesi; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." şeklindedir. Bu bilgiler ışığında; davacıya gönderilen birinci haciz ihbarnamesi tebligatının usulsüz olduğu, tebliğ tarihinin 21.06.2024 olarak düzeltildiği, ikinci ve ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptal edildiği kesinleşen mezkur Mahkeme kararı ile sabit olup, işbu davada davacının davanın açılmasına sebebiyet vermediği ortadadır. Bu itibarla, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine yer olmadığına karar verilmesi mezkur hükümlere aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2), (3) ve (4). bentleri çıkarılarak yerlerine sırasıyla; "2. 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesi gereği alınması lazım gelen 12.562,41 TL harçtan, davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.134,81 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,", "3. Davacı tarafça yatırılan ve alınması lazım gelen harçtan mahsup edilen 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,", "4. Davacı tarafından yapılan; 1.271,00 TL tebligat ve posta gideri ve 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.698,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ve "5. Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesi uyarınca hesaplanan 43.378,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.