Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazasında yaralanan yolcunun sürekli sakatlık nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat davası hakkında istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, kazanın ardından geçirdiği ameliyatlar, yüzde sekiz kalıcı özürlülük, gelecekteki ameliyat ihtiyaçları ve iş göremezlik nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri üzerine açılan davada, davalıların (araç sahipleri, sürücüler ve sigorta şirketleri) kusur itirazları, kısmi ödeme savunmaları, tazminat miktarının fahiş olduğu iddiaları ve sigorta teminat limitleri çerçevesindeki sorumluluk beyanları çerçevesinde mahalli mahkemenin davanın kabulüne dair kararına yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi konu edilmektedir.

T.C..A BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C. . BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .. HUKUK DAİRESİ K A R A R DOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████BAŞKAN : .ÜYE : .ÜYE :.KATİP : .İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .KARAR NO : .KARAR TARİHİ : .İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1 -VEKİLİ : DAVALILAR : 3 - 4 -VEKİLİ : AvDAVALI : 5 -DAVALI : 6 VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, . günü davalılara ait araçların karışmış olduğu trafik kazasında davacı yolcu olarak seyahat etmekte iken yaralandığını, sağ ayak bileğinden ameliyat geçirdiğini ve tam olarak iyileşemeyip %8 oranında özürlü kaldığını, ameliyatta bacağına takılan platinin çıkarılması için yeniden ameliyat olması gerekmekte olup maddi imkansızlık nedeniyle şu anda ameliyat olamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazadan sonra geçirdiği ilk ameliyat için.-TL, ameliyat sonrası 2 aylık bakım masrafı için ..-TL, dava sırasında geçireceği platin çıkarılması ameliyatı için..-TL, platin çıkarılması ameliyatından sonraki bakım masrafı için ..-TL, iş görmezlik tazminatı olarak..-TL olmak üzere toplam .-TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, ..-TL manevi tazminatın davalı . haricindeki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen . tarihinden işleyecek avans faizleri ile birlikte hükmedilmesini, platin çıkarma ameliyatı için...-TL geçici ödeme tedbirine hükmedilmesini, talep etmiştir.Davacı vekiltalep arttırım dilekçesi ile ilk ameliyat sonrası bakım masrafı için .TL'lik talebi ...-TL'ye, ikinci ameliyat sonrası bakım masrafı için ....-TL'lik talebi ..-TL'ye, iş görmezlik tazminatı için ..-TL'lik talebi ..-TL'ye arttırdıklarını, beyan etmiştir.Davacı vekili .tarihli ıslah dilekçesi ile asgari ücretteki değişim nedeniyle yeniden alınan ek rapor uyarınca iş görmezlik tazminatı için.TL'ye arttırılan taleplerini 0.-TL olarak ıslah ettiklerini, bu tazminata olay tarihi olan . tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketleri yönünden teminatları ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı . şirketi vekili cevap dilekçesinde. plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS ve kasko poliçeleri ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından. tarihli havale işlemiyle davacı yana .-TL ZMMS poliçesi kapsamında ve . tarihli işlemiyle .TL kasko poliçesi kapsamında ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini ve davacı yan tarafından da bu ödemeyi takiben ibraname imza altına alındığını, refakatçi gideri, bakıcı gideri, yol masrafı, ilaç masrafı, tıbbi malzeme masrafı gibi sair tüm masraflardan müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Davalılar..vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirkete ait ve diğer müvekkili ...sevk ve idaresindeki..plakalı araç ile davalılardan ..' ne ait, davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının, davalı.. idaresindeki araç içerisinde yolcu konumunda iken yaralandığını, kazada asli ve tam kusurlu tarafın.... olduğu, davalı .. kavşakta yavaşlamayıp, dikkatsizce yola girerek geçiş hakkı önceliği olan müvekkili ... sevk ve idaresindeki aracın önce geçmesine imkan vermeyerek kanunun ilgili maddelerini ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş miktarda olduğunu, müvekkilleri aleyhine bir tazminata hükmedilmesi durumunda, çıkan tazminatın sigorta şirketinden tahsilinin gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde, ...plakalı aracın müvekkili .... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıy...9 tarihinde...-TL ödeme yapıldığını, geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin poliçe teminatına dâhil olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan sakatlık raporunu kabul etmediklerini, sigortalı aracın kusurunun bulunması halinde dahi poliçenin teminatı kapsamında bir sorumluluk doğması için, davacının maluliyet durumu ve sürekli sakatlık oranının ATK veya tam teşekküllü devlet hastanesi tarafından verilecek bir heyet raporu ile tespit edilmesi gerektiğini ve bu oran üzerinden yapılacak aktüer incelemesi ile tazminat tutarının tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından davacıya yapılmış veya yapılmakta olan ödemelerin tenzili gerektiğini, müvekkili şirket hakkında avans faizi değil yasal faiz uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.Mahkemece, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile,...-TL bakıcı gideri ve ..-TL meslekte kazanma gücü kaybı tutarı toplamı olan .. TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketleri dışındaki davalılardan...kaza tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketlerinden...9 temerrüt tarihleri itibari ile işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketlerinin kaza tarihi itibari ile ..-TL poliçe limiti ile sınırlı/sorumlu tutulmasına, manevi tazminat davasının kabulü ile, ... TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketleri dışındaki davalılardan ...kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; yerel mahkemece hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu, hem dava dilekçesinde hem de ıslah dilekçesinde maddi tazminatın avans faizi ile birlikte verilmesini talep ettiklerini, koşullarının varlığına rağmen mahkemece temerrüt faizi olarak ticari faiz değil, yasal faize hükmedildiğini, eldeki aracın ticari taksi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davalı sigorta şirketleri de dahil olmak üzere temerrüt tarihleri itibari işleyecek ticari (avans) faizleri ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; mahkemece sigorta şirketlerinin kaza tarihi itibariyle ...0-TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmişse de tüm sigorta şirketlerinin teminat tutarları ayrı ayrı bu tutarken, sigorta şirketlerini, tek sigorta şirketinin poliçe limitindeki teminat bedeli karar sınırlı tutulmasının hatalı olduğunu, kararda sigorta şirketlerinin sorumluluğunun net olarak anlaşılamadığını, davacının dava dilekçesinde maluliyet oranının % .. olduğunu belirttiğini, ancak mahkemece maluliyet oranının %.. olarak hesaplandığını, bu hususun taleple bağlılık ilkesi ile bağdaşmadığını, ayrıca mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, kaza ile ilgili müvekkili davalıların illiyet bağının kesildiğini, davacının birden fazla ıslah talebi bulunduğunu, mahkemece ıslah taleplerinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ..vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; Yerel Mahkemece sigortalı araç sürücüsünün %... kusurlu olduğu (kabul anlamına gelmemekle birlikte) tespit edilmesine rağmen hesaplanan tüm zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları yönünden hüküm kurulduğunu, hiç kimsenin kusursuz sorumluluk halleri ayrı olmak üzere başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını, Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından sorumluluklarının belirlenebilmesi için, kusur oranlarına göre tazminatın ayrı ayrı belirtilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde maluliyet oranının % 8 olduğunu belirttiğini, ancak mahkemece maluliyet oranının % 10 olarak hesaplandığını, bu hususun taleple bağlılık ilkesi ile bağdaşmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için kararın kaldırılarak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kazada davacının çalıştığını ve bu nedenle kazanın iş kazası olduğunu ve iş verenin de iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini ihlal etmesinden kaynaklı kusurunun bulunduğunu, iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da bulunduğu heyetten iş sağlığı ve güvenliği kuralarının da değerlendirildiği heyet raporu alınmasını taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, Alınan raporda her ne kadar SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatı hesaplamaya dahil edilmiş ise de rücuya tabi PSD ödemesi güncellenerek hesaplamaya dahil edilmemiştir. SGK'nın yaptığı rücuya tabi ödemenin de güncellenerek hesaplanan tutardan düşülmesi gerektiğini, alınan raporun bu sebeple hatalı olduğunu, Müvekkil şirket tarafından.tarihli havale işlemiyle davacı yana ... TL zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında ödeme yapılarak sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkil şirket tarafından, Mahkeme'nin kararı doğrultusunda... İcra Müdürlüğü E. Sayılı dosyasına yapılan.. TL asıl alacak olmak üzere toplam...TL ödeme güncellenerek hesaplamadan düşülmediğini, bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .. Vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; Kazaya sebebiyet vererek, davacının malul kalmasına neden olduğu iddia edilen,...Plakalı aracın davalı... nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, başvuranın talepleri kabul edilerek davalı sigorta şirketinin müşterek ve müteselsil sorumluluğundan bahisle belirlenen tazminatın tümünün müvekkil şirket tarafından ödenmesine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sigorta şirketlerinin yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağını, hükümde davalıların kusur oranlarına bakılmaksızın müvekkili şirketin tüm borçtan sorumluluğuna ve akabinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de sorumluluk oranında belirlenerek hüküm kurulması gerektiğinden mahkeme kararının bu yönüyle de hatalı olduğunu, tazminat bedeli belirlenirken müvekkil şirketçe yapılan ödeme tenzil edilmeden ve yapılan ödemenin yasal faizi ile güncellenmiş hali düşülmeden karar verildiğini, ayrıca davanın dava şartı yerine getirilmeden eksik evrakla açıldığını, mahkemece yeterli ve gerekli incelemeler yapılmadan karar verildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. . Vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davacının araç içerisinde seyahat ettiği sırada, KTK kapsamında emniyet kemeri takma mecburiyetine dair herhangi bir araştırma yapılmadığını, zira, davacının zarar gördüğü zararlandırıcı olayın yaşanmasının temel nedeninin, emniyet kemerinin takılmaması olduğunu, kaldı ki, yerinde yapılan bir keşif incelemesi ile olaya şahit olanların tanıklığı sırasında bu durum tespit edilebilecek iken, yeterince inceleme yapmaksızın, üstünkörü alınan bilirkişi raporlarında bu durumun hiç belirtilmediğini, davacının dava dilekçesinde maluliyet oranını %... olarak bildirdiğini, mahkemece taleple bağlılık ilkesi aşılarak karar verildiğini, alınan bilirkişi raporlarındaki çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılarak ATK 2. İhtisas Kurulunca maluliyet oranın belirlenmesini talep ettiklerini, mahkemece SGK'ya müzekkere yazılarak davacının PSD gelirinin dahi sorulmadığını, mahkemenin yeterli ve gerekli araştırma yapmadan karar verdiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.Davacının yolcu olarak seyahat ettiği, davalı Erol sevk ve idaresinde olan, davalı... adına kayıtlı, davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresinde olan, davalı...adına kayıtlı, davalı... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış .. plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazasında davacının yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. .... Mahkemesi...K sayılı dosyasının incelenmesinde davalılardan (sanık)... hakkında 5237 sayılı TCK 89/4 ve 62 maddesi gereğince ceza tayin edildiği, 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi... tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde sürücü ... tali, diğer sürücü...n asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. 5271 Sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir.Mahkemece alınan ...tarihli bilirkişi heyeti raporunun kusura ilişkin bölümünde kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... %.., davalı sürücü ...'nın %.. oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, kusur raporunun ceza yargılamasında alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağıyla örtüştüğü, davacının kazaya karışan araçlardan ....plakalı araçta yolcu olarak seyahat ettiği kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, 2918 sayılı KTK 85 ve 88 maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk ilkeleri gereği davalı sürücülerin hükmedilen tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında isabetsizlik yoktur. 6098 Sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olması müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Somut olayda, davacının seyahat ettiği ...plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralandığı, davacının yaralandığı bölgeler göz önüne alındığında emniyet kemeri takıp takmamasının zararlı sonucun ortaya çıkmasında veya zararın artmasında etkisi olmamakla müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur. 2918 Sayılı KTK 87/1 maddesi; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" şeklinde düzenlenmiştir. Aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifadeyle hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiştir. Somut olayda, davacının yolcu olarak seyahat ettiği, davalı ... sevk ve idaresinde olan, davalı...i adına kayıtlı, davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış 16 EIJ 05 plakalı aracın işçi servisi olduğu yönündeki beyanlar dikkate alındığında, taşımada işletenin menfaatinin bulunduğu anlaşılmakla hatır taşıması indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur ( Yargıtay 4 HD ████████ E-█████████ K sayılı ilam).Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile 20... tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Somut olayda, davacının yaralanmasına neden olan kazanın ... tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı █████/2021 tarihli raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesi █████/2020 tarih-███████-███████ sayılı kararı ile; tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam). 6098 sayılı TBK 75 maddesi gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece resen gözönünde tutulması zorunludur. Bu nedenle hüküm tarihine en yakın tarihte bilinen asgari ücret tutarı belirlenerek bu verilere göre hesap yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam ).Yapılan ödeme mahsup edilirken, ödemenin davadan önce olması halinde güncellenerek (ödeme tarihinden hesap tarihine kadar yasal faiz eklenerek), davadan sonra yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenmeksizin mahsubu gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam). Somut olayda, █████/2022 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda yöntemince hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, dava dilekçesinde davacının %8 oranında maluliyeti olduğunun belirtildiği, başka bir ifade ile davacının maluliyet oranının dava dilekçesinde %8 ile sınırlandırıldığı halde, 6100 sayılı HMK 26 maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde davacının %10 malul olduğu kabul edilerek hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması isabetsiz (Yargıtay 17 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam) olduğu gibi, davacının iyileşme süresi boyunca bakıma ihtiyacı bulunduğu yolunda tespit olmamasına rağmen, maluliyet raporunda belirtilen 3 aylık iyileşme süresi boyunca davacının bakıma ihtiyacı yolunda değerlendirme yapan ve bu 3 aylık süre zarfında bakım alacağı hesaplayan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur. Davaya konu olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21/1 maddesinde "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 21/4 maddesinde de "İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Başka bir ifadeyle, rücuya tabi ödeme yapılmışsa, ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun 21 maddesi gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekecektir (Yargıtay 4 HD ██████████ E-█████████ K sayılı ilam).Somut olayda, davacının işyerine ait servis aracı ile yolculuk ettiği esnada davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, araçta yolcu olan davacının yaralandığı ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu, SGK tarafından yapılan geçici iş görmezlik ödemelerinin davacının zararından tenzil edildiği, SGK İl Müdürlüğü █████/2022 tarih E. 2341445 sayılı müzekkere cevabında müracaatta bulunulmadığının bildirildiği göz önüne alındığında bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.Davalı ...ekilince mahkemenin geçici ödeme kararına istinaden Bakırköy ...İcra Müdürlüğü .. E sayılı dosyasında .. TL'si asıl alacak olmak üzere toplam .. TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup, ödeme savunması üzerinde durulmalıdır. 2918 Sayılı KTK 91/1 maddesi gereği işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur.Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olup harç, vekalet ücreti ve diğer tüm yargılama giderlerinden poliçe limitiyle orantılı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam). Somut olayda, davacının yolcu olarak seyahat ettiği, davalı Anadolu Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış...plakalı araç ile davalı ....tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış 34 GG 2528 plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde yaralandığı, ölüm ve sakatlanma halinde davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ... TL ile sınırlı olduğu, yapılan ödemeler sonrası hangi davalı sigorta şirketinin, hangi miktarda sorumlu olduğunun gösterilmemesi isabetsiz olmuştur. 6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK 54 maddesi ile KTK 98 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı giderine ilişkin zarar ile geçici iş görmezlik zararından sorumluluk , zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, bakıcı gideri de poliçe kapsamındadır ( Yargıtay 4 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam). Kazaya karışan araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketleri, poliçe hükümlerine göre, bedeni zararlarda kişi başına 360.000,00 TL, yine tedavi giderlerinde de kişi başına 360.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilecektir ( Yargıtay 4 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam).6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107/1 maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.HMK 107/2 maddesinde de, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hakim tarafından verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebileceği, aksi takdirde davanın, talep sonucunda belirtilen miktar üzerinden görülüp karara bağlanacağı düzenlenmiştir. Dava, maddi tazminat talebine yönelik olup, geçici iş görmezlik, maluliyet tazminatı ve tedavi gideri kalemleri maddi tazminatı oluşturmakla, gerçek zarar miktarı, taraflar arasında tartışmalı olmakla, HMK 266 ve devamı maddeleri ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nu 3/3 maddesi uyarınca yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağı, başka bir ifadeyle maddi tazminatın konusunu oluşturan kalemlerin varlığının ve miktarının belirlenebilmesi, ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabileceğinden davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği ve maddi tazminat talebinin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülebilecektir (Yargıtay HGK ███████-1102 E- ████████ K sayılı ilam). Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir (Yargıtay HGK 2021/(22)9-485 E-████████ K sayılı ilam).Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 ve devamı maddelerine göre ıslah edebilir.Somut olayda, davacı taraf davasını HMK kapsamında belirsiz olarak açmış ve dava belirsiz alacak davası niteliğini taşımaktadır. Davacı vekili █████/2022 tarihinde talebini artırmış, █████/2023 tarih dilekçesiyle de talebini bir kez daha artırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilecek olup (Yargıtay 17 HD ██████████ E- █████████ K sayılı ilam), bedel artırım talepli dilekçe, ikinci ıslah olarak kabul edilemeyeceğinden, █████/2023 tarihli dilekçeye kıymet verilmemesi yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, davacıların yaralanmasının derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine hükmedilen manevi tazminat çok değildir. 2918 sayılı KTK 92/f maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları 3/e maddesi gereği manevi zararlar, trafik sigortası teminatı dışındadır (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam). Somut olayda, davalı sigorta şirketlerinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak sorumlu tutulduğu, manevi zararların zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında olmadığı göz önüne alındığında manevi tazminattan yalnızca sürücü ve işletenlerin sorumlu tutulmasında isabetsizlik yoktur. Davacının yaralanmasına neden olan her iki aracın işleteninin de tüzel kişi tacir olduğu, davaya konu haksız eylemin 6102 sayılı TTK 3 maddesi uyarınca ticari iş niteliğinde bulunduğu göz önüne alındığında, davacı lehine hükmedilen tazminata avans faiz işletilmesi gerekirken (Yargıtay 17 HD ██████████ E-█████████ K sayılı ilam) yasal faize hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor almak, bakım ihtiyacı bulunması halinde brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapmak, davacı %8 malül kabul edilerek, davacının maddi tazminat miktarına yönelik istinaf yoluna başvurulmadığı gözetilip hükme esas alınan ... tarihindeki veriler, yapılan ödemeler ve ödeme savunmalarını dikkate alarak davacının düçar olduğu maluliyet alacağını ve davalıların sorumlu olduğu miktarı belirlemek, manevi tazminat alacağını hüküm altına almak ve avans faizine hükmetmekten ibarettir.HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup taraf vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ ile ... Ticaret Mahkemesi ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,2- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜye