İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, faydalı model hakkına tecavüzden açılan maddi tazminat davasında zorunlu arabuluculuk şartı yokluğuyla usulden ret sonrası vekalet ücreti istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacının faydalı model hakkına tecavüz edildiği ve davalının taklit ürünler ürettiği iddiasıyla açtığı maddi tazminat ve faydalı model hükümsüzlüğü davası, ilk derece mahkemesince zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilmiş; davalı ise bu karardaki vekalet ücreti miktarını yetersiz bularak, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi gereğince tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği argümanıyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ : 23.02.2026NUMARASI : ███████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat(Faydalı Model Hakkına Tecavüz Nedeniyle)KARAR TARİHİ : 10.07.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 10.07.2026 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23.02.2026 tarih ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ██████████ nolu faydalı model belgesi sahibi olduğunu, bu belge ile birçok belediye, su ve kanalizasyon idaresi ile enerji şirketlerine vana kapama aparatı ürettiğini, davalı firmanın müvekkilinden 2014 yılında satın aldığı numune ürünleri kasten ve kötü niyetle taklit ederek 2015 yılı Mart ayından itibaren üretip satışa konu ettiğini, müvekkilinin ürününü birebir kopyalayarak ██████████ nolu faydalı model belgesini aldığını belirterek; yenilik unsuru taşımayan davalı adına kayıtlı ██████████ nolu faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin ██████████ nolu faydalı model hakkına tecavüz edilerek 2014-2016 yılları arasında ürünlerinin birebir benzerinin üretilip ticarete konu edilmesi nedeniyle, faydalı modelin ihlal edildiği tarihten itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte belirsiz alacak niteliğindeki 87.736,00 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında açılmış maddi tazminat alacağına ilişkin olduğunu, bu davanın açıkça ticari dava niteliğinde bulunduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, davacı tarafın dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığını ve dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı sunmadığını, zorunlu arabuluculuğun dava açılmasından sonra tamamlanabilen bir dava şartı olmadığını belirterek, davanın HMK'nın 114. ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava açılmadan önce düzenlenmiş bir arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulması gerektiği, davacının dava açıldıktan sonra 18.02.2026 müracaat tarihli arabuluculuk tutanağını sunmasının, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu arabuluculuk şartını tamamlayıcı nitelikte bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmasına rağmen dava şartının dava açılmadan önce yerine getirilmediği gerekçesiyle, HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6/1. maddesine göre hesap ve takdir edilen 27.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın zorunlu arabuluculuk dava şartının dava açılmadan önce yerine getirilmediği gerekçesiyle usulden reddedilmesinin yerinde olduğunu, ancak ilk derece mahkemesinin müvekkili lehine hükmettiği vekalet ücretini Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesinin 1. fıkrasına dayandırarak yarı oranda (27.500,00 TL) belirlemesinin hatalı olduğunu, zira Tarifenin 6. maddesinin uyuşmazlığın sulh, feragat, kabul veya davanın konusuz kalması gibi nedenlerle esastan ortadan kalktığı hâlleri düzenlediğini, somut olayda ise davanın yalnızca dava açılmadan önce yerine getirilmesi zorunlu arabuluculuk şartının sağlanmaması nedeniyle usulden reddedildiğini, dolayısıyla uygulanması gereken hükmün davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi hâlini düzenleyen Tarifenin 7. maddesinin 2. fıkrası olduğunu, emsal Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında da arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle verilen ret kararlarında davalı lehine Tarifenin 7/2. maddesi uyarınca tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bendinin kaldırılarak, Tarifenin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca müvekkili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesine, istinaf yargılama giderleri ile istinaf vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, faydalı model hakkına tecavüzden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesine eklenen 5/A-1 fıkrası uyarınca; TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüştür. 7155 sayılı Kanun'un 18/A-2. maddesi uyarınca, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açılması hâlinde, dosya üzerinden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayalı faydalı model hakkına tecavüz iddiasına dayanan maddi tazminat talebinin, davalının ticari işletmesi kapsamındaki üretim ve satış faaliyetinden kaynaklandığı ve konusunun bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olduğu gözetildiğinde, davanın bu kısmının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurmadığı, dava açıldıktan sonra 18.02.2026 müracaat tarihli arabuluculuk tutanağının sunulmasının dava şartı noksanlığını gideremeyeceği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, esasen bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin de yalnızca vekalet ücretine ilişkin 3 numaralı bent ile sınırlı olduğu görülmüştür. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi, uyuşmazlığın sulh, feragat, kabul veya davanın konusuz kalması gibi nedenlerle esastan ortadan kalktığı hâlleri düzenlemekte olup, somut olayda dava, esastan sona erdirici bir nedenle değil, dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlanmaması nedeniyle usulden reddedilmiştir. Bu hâliyle, davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddine karar verilen hâlleri düzenleyen Tarifenin 7. maddesinin 2. fıkrasının uygulanması gerektiği açıktır. Ne var ki, Tarifenin 7/2. maddesi uyarınca hükmolunacak vekalet ücreti, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere, üçüncü kısımda yazılı oranlar esas alınarak dava değeri üzerinden hesaplanan nispi bir ücret olup, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğünün aksine, bu madde davalı lehine doğrudan dava değerinin tamamı üzerinden hesaplanacak bir "tam" vekalet ücretine hükmedilmesini değil, anılan üst sınırla sınırlı nispi bir ücrete hükmedilmesini öngörmektedir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 24.11.2021 tarih █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta dava değeri olan 87.736,00 TL üzerinden Tarifenin üçüncü kısmındaki oranlara(%16) göre hesaplanacak nispi vekalet ücretinin 14.037,76-TL olduğu, ilk derece mahkemesince Tarifenin 6/1. maddesi esas alınarak takdir edilen 27.500,00 TL'yi aşan bir sonuç doğurmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının dayandığı tarife maddesinin hatalı belirlenmiş olmasının, hükmedilen vekalet ücreti miktarı yönünden sonuca etkili bulunmadığı ve davalının daha lehine olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının netice itibariyle davalının daha lehine olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 10.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.