Davacı tarafından ileri sürülen adi ortaklık iddiasının yazılı delille ispatlanamaması, davalının yeminle ortaklığı inkarı ve ibraname savunması üzerine fesih ve tasfiye talebinin reddedilerek kararın onanması.
Özet: Davacı, davalı ile sözlü olarak adi ortaklık kurduğunu, kendisinin emek ve para harcayarak mandıra tesisleri inşa ettiğini ancak uzun süre kar payı alamadığını iddia ederek ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmiş; davalı ise ortaklık ilişkisini, davacının ise herhangi bir alacağını reddederek ibraname ile ödeme yapıldığını savunmuş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, adi ortaklığın yazılı delil veya delil başlangıcı ile ispat edilememesi ve davalının yemin etmesi üzerine davanın reddine karar vermiş; Yüksek Mahkeme de davacının adi ortaklık iddiasını ispatlayamaması nedeniyle bu kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., 2024/... K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının 2015 yılında mandıra tesisi kurmak amacıyla sözlü olarak adi ortaklık ilişkisi kurduklarını, bu kapsamda adi ortaklıkta; tesisin işçiliğinin müvekkilince yapılacağının, malzemelerin ve diğer maddi gereksinimlerin de davalı tarafça karşılanacağının kararlaştırıldığını, 2015 yılında ...Köyünde müvekkilinin 60 büyükbaş hayvanlık ahır yaptığını, sonrasında ikinci bir tesis yapılması için ... ili ... İlçesi ... Köyüne gittiğini, bu inşaatta da 80 tonluk samanlık, 12*40 metre ölçüsünde yer açık sundurma, 2+1 çoban evi yaptığını, müvekkilinin bu işleri yaparken köyde yaşayan ...'ten yardım aldığını, burada çalıştığı sırada bel fıtığı olduğunu, kaza geçirip kaburgalarını kırdığını ve sağlığının ciddi derecede bozulduğunu, emeği ile birlikte 6.650 USD ve 22.000,00 TL nakit parayı da inşaatlar için harcadığını, çalıştığı 6 yıl içerisinde hiçbir kâr payı ödenmediğini, sağlık sorunları, yaşlanması ve söz konusu işletmeye fiziki olarak bir katkı sunabileceğini düşünmediğinden ortaklığı haklı sebeplerle sonra erdirmek istediğini ileri sürerek; adi ortaklığın haklı sebebe dayalı olarak fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; davacı ile müvekkili arasında adi ortaklığın bulunmadığını, davacının yaptığı işin para olarak karşılığını aldığını, davacının 25.04.2023 tarihli noter tarafından düzenlenen ibranamede müvekkilden işin karşılığı olarak 450.000,00 TL aldığını ve herhangi bir alacağının kalmadığını belirttiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; adi ortaklık ilişkisinin davalı tarafça inkar edildiği, davacı tarafça iddianın ispatı için herhangi bir yazılı delil veya delil başlangıcının sunulmadığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafça usulüne uygun olarak ifa edildiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça istinaf dilekçesinde gerekçe bildirilmediğinden incelemenin kamu düzenine aykırılık yönünden yapıldığı, davacının adi ortaklık sözleşmesine dayanmakla beraber yazılı delil sunamadığı, davalı tarafça adi ortaklığın inkar edildiği, davalının davacı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi kurulmadığına ilişkin olarak yemin ettiği, adi ortaklığın davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; inşaatların yapıldığı yerlerde keşif yapılmasını, bilirkişilerce tesislerin güncel değerinin ve niteliğinin tespit edilmesini, taraflar arasındaki uzun süreli, güvene dayalı fiili ilişki nedeniyle delil başlangıcının varlığının kabul edilmesini, ibranamenin ortaklığın tasfiyesine yönelik nihai anlaşma mı, yoksa sadece belirli bir iş kalemine veya masrafa yönelik kısmi ödeme makbuzu mu olduğunun tespitinin gerektiğini, tüm deliller toplanmadan yemin deliline başvurulduğunu, Mahkemenin re'sen araştırma ve delil toplama yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, taraflar arasında kurulduğu ileri sürülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz aşamasında ileri sürülemeyecek olmasına, taraflar arasında adi ortaklık bulunduğu hususunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.