İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, bankanın üye işyeri sözleşmesinden doğan ters ibraz kaynaklı alacağı nedeniyle tesis edilen ihtiyati hacze itirazın istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bir bankanın üye işyeri sözleşmesi kapsamında doğduğunu iddia ettiği alacak nedeniyle başlattığı ilamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine, talep ettiği ihtiyati haciz kararının ilk derece mahkemesince davalı şirketin itirazlarının reddedilerek onanması üzerine, şirketin alacağın likit ve yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı, iddia edilen alacağın karmaşık ters ibraz işlemlerinden kaynaklandığı ve bankanın kendi operasyonel hatası nedeniyle sorumluluğu bulunduğu gerekçeleriyle bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu belirtilmektedir.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 13.05.2026NUMARASI : ███████ E.TALEBİN KONUSU : İhtiyati Hacze İtirazKARAR TARİHİ : 13.07.2026KARAR YAZIM TARİHİ : 13.07.2026 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.05.2026 tarih ███████ E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, müvekkili banka ile borçlu davalı .... Şti arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden borçluya üye işyeri pos cihazı tanımlandığını, davalının üye işyeri sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine davalının kullanımında olan POS cihazından yapılan işlem ile kredi kartı hamillerinin işleme itirazı/iade işlemi sonucu müvekkili bankanın 29.06.2025 tarihinde 1.154.174,00 TL ödenmek zorunda kaldığını, davalı borçluya 07.10.2025 tarihinde muacceliyet ihtarı ve hesap özeti gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ███████████ E sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlunun itirazı üzerine durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 14.04.2026 tarihli dilekçesi ile, teminatsız olarak, mümkün olmadığında takdir edilecek teminat karşılığında müvekkili bankanın davalıdan alacaklı olduğu 1.345.020,35 TL için davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 16.04.2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin %15 oranında teminat karşılığında kabulü ile, İİK'nın 257. maddesi uyarınca davalının menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının 1.345.020,35 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince itiraz edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 13.05.2026 tarihli ara karar ile, İİK'nın 257. Maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep konusu alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşulunun sağlanması gerektiği, İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin tahdidi olarak belirtildiği; bunların, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olduğu, itiraz edenin belirttiği hususların ihtiyati hacze itiraz unsurlarından biri olmadığı, teminat miktarının makul ve uygun olduğu, itiraz sebebi hususun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, yaklaşık ispat şartının oluşmadığını ve alacağın likit olmadığını, davacı bankanın sunduğu tek taraflı kayıtlara ve "chargeback" (ters ibraz) iddialarına dayanarak müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, oysa İİK m. 257 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığına dair "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleşmesi gerektiğini, uyuşmazlık konusu alacağın bir sözleşmeden veya kesin bir borç ikrarından değil, teknik ve hukuki açıdan karmaşık bir süreç olan "ters ibraz" işlemlerinden kaynaklandığını, bu işlemlerin yerinde olup olmadığı, müvekkilinin hizmeti ifa edip etmediği hususlarının ancak kapsamlı bir yargılama ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, alacağın varlığı ve miktarının çekişmeli olduğunu, müvekkili şirketin üye işyeri sözleşmesi kapsamındaki tüm turizm ve seyahat hizmetlerini eksiksiz, ayıpsız ve zamanında ifa ettiğini, davacı banka, uluslararası kart kuruluşu kurallarına ve dürüstlük kuralına aykırı olarak, müvekkili şirketten herhangi bir savunma almadan ve hizmetin ifa edilip edilmediğini araştırmadan, kart hamillerinin tek taraflı beyanları doğrultusunda iade işlemleri gerçekleştirdiğini, bankanın kendi operasyonel hatası veya risk yönetimi çerçevesinde yaptığı bu ödemeleri, hizmetini tam olarak yerine getiren müvekkiline rücu etme hakkının bulunmadığını, müvekkili şirkete davacı banka tarafından usulüne uygun bir hesap kat ihtarı veya muacceliyet ihbarı gönderilmediğini, temerrüdün oluşmadığını, ihtiyati haciz kararının müvekkili şirketin bankalar nezdindeki itibarını zedelediğini ve nakit akışını durdurarak telafisi imkansız zararlara yol açtığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Talep, üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davada, ihtiyati haciz istemine istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. İhtiyati haczin şartları İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Maddi hukuka göre kimin haklı veya haksız olduğu İİK'nın 264. maddesi kapsamında yapılacak inceleme veya açılacak menfi tespit, itirazın iptâli ya da istirdat davasında araştırılacak ve değerlendirilecektir. Karar tarihi itibariyle talepte bulunanın ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise, yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren talep konusunda mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine yeniden değerlendirme yapabileceği açıktır. Somut olayda, karşı taraf aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edildiğinden öncelikle belirtilen iddialar konusunda delillerin toplanması ve değerlendirilmesi, sonucuna göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince borcun vadesinin geçtiği ve rehinle temin edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, davalının üye işyeri sözleşmesindeki yükümlülüklerini ihlal edip etmediği, davacı bankanın zararının doğup doğmadığı, doğmuş ise zararın meydana gelmesinde tarafların hangi oranda kusur oldukları gibi hususların yargılamayı gerektirdiği, alacağın varlığı ve miktarı hususlarında yaklaşık ispatı sağlayacak derecede delil bulunmadığı; alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davalı tarafın mal kaçırma eylemine yönelik bir iddia ve delil bulunmadığı, bu aşamada ihtiyati haciz için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, talebin kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı ..... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.05.2026 tarih ███████ E. sayılı ara kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalı .... Şti. vekilinin ihtiyati haciz kararına İTİRAZININ KABULÜ ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında verilen 16.04.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair ara kararın kaldırılarak, DAVACININ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE, 3-İhtiyati hacze itiraz eden davalı ..... Şti. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden davalı ..... Şti. tarafından yapılan giderlerin mahkemece verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 13.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.