Geri dönüşüm tesisine yönelik kaçak elektrik kullanım faturasının iptali davasında, abone ayrımı, bilirkişi raporu çelişkileri ve teknik incelemeler ışığında haksız tahakkuk tespitine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, geri dönüşüm işi yapan davacı şirketin, davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından sayaç değişimi ve kazı çalışması sonrası gerçeğe aykırı bir şekilde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen yüksek bedelli faturanın iptali ve kaçak kullanımın bulunmadığının tespiti talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; davalı, teknik incelemelerle kaçak kullanımın tespit edildiğini savunurken, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemeleri davacıyı kısmen haklı bularak borcun belirli bir kısmının iptaline karar vermiş, davacılar ise temyiz dilekçesinde kaçak tespit tutanağının usulsüzlüğünü, faturalamanın hatalı yapıldığını, teknik ispat eksikliğini ve mevzuata aykırılıkları ileri sürmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili; geri dönüşüm işi ile ilgili makine ve ekipmanlarla faaliyet gösteren müvekkili şirketin düzenli elektrik abonesi olmasına rağmen, davalı ... tarafından yapılan sayaç değişimi ve sonrasında parsel dışında gerçekleştirilen kazı çalışmasına dayanılarak gerçeğe aykırı şekilde kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla yüksek bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, yapılan işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz yoluna başvurularak müvekkillerin malvarlıklarına haksız şekilde müdahale edildiğini ileri sürerek; söz konusu faturanın iptali ile kaçak kullanımın bulunmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; geri dönüşüm tesislerinde kaçak kullanım ihtimaline yönelik teknik incelemeler kapsamında davacı abonenin sayaç verileri, yük profilleri ve saha ölçümlerinde ciddi tutarsızlıklar tespit edildiğini, sayaç ile hat üzerinden geçen enerji arasında %80’in üzerinde fark bulunduğunu, yapılan kontrollerde akım trafosu kablolarına müdahale edilerek ölçümün düşük gösterildiğinin belirlendiğini, olay yerinde inceleme yapan ekiplerin çalışmalarının engellendiğini ve sonrasında yapılan teknik incelemelerle kaçak kullanımın belirlendiğini, bu nedenle düzenlenen kaçak tespit tutanağı ve tahakkukun hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların aynı adreste faaliyet gösterdikleri ve fiilen ortak elektrik tüketimi yaptıkları, abonelik sözleşmesini imzalayan ... ile kaçak kullanım tutanağı ile ilgili faturalandırma işlemini yapan davalı şirketin ...'a perakende faaliyetleri açısından ayrıştığı, aralarındaki anlaşmaların yalnızca iç ilişkide sonuç doğuracağı ve davacılar yönünden bağlayıcı olmayacağı, hükme esas alınan 27.03.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; ... nolu abonelikte kaçak kullanım bedelinin 1.904.937,03 TL, kaçak tüketime ek normal tüketim bedelinin 3.302.111,75 TL olmak üzere genel fatura bedelinin 5.207.048,78 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacıların davacılardan ... şirketi adına kayıtlı ... nolu aboneliğine bağlı olarak davalı şirket tarafından düzenlenen 06.11.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen 08.11.2021 tarihli ve 6.647.534,94 TL bedelli faturadan kaynaklı olarak ... 10. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasından davalı şirkete 1.440.486,16 TL borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili; kaçak tespit tutanağının abone olan müvekkili ... firması adına düzenlenmesine rağmen, yüksek bedelli kaçak faturasının abone olmayan diğer müvekkili Kontaş firması adına tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yapılan kazı çalışmasının videolarla sabit olduğu üzere kabloların kepçe ile koparıldığını ve sonradan sanki yeni kesilmiş gibi gösterilerek gerçeğe aykırı tutanak düzenlendiğini, söz konusu kabloların ölçüm sistemiyle ilgisi olmayan topraklama kabloları olduğunu, kaçak kullanımın teknik olarak ispatlanamadığını, davalı tarafın iddialarının varsayıma dayandığını, ayrıca mevzuata aykırı şekilde erken icra takibi ve ihtiyati haciz yoluna başvurulduğunu, bilirkişi raporları arasında ciddi çelişkiler bulunduğu gibi hesaplamaların da fahiş olduğunu, abone olan şirketin tarifesine göre yapılması gereken hesaplamanın dikkate alınmadığını, sayaçta herhangi bir müdahale tespit edilmediğini, buna rağmen hem kaçak hem normal tüketim faturalarının usulsüz şekilde davalı tarafından düzenlendiğini, dağıtım ve perakende faaliyetlerinin ayrışması sonrası davalının normal tüketim faturası kesme yetkisinin bulunmadığını, ayrıca EPDK düzenlemelerinin göz ardı edildiğini, ayrıca kısmen kabul kararı verilmiş olmasına rağmen davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, davacı lehine hükmedilenden fazla olmasının Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.2. Davalı vekili; davacı abonenin şüpheli tüketim verileri ve sayaç kayıtları üzerine yapılan teknik incelemelerde sayaç ile hat üzerinden geçen enerji arasında %87 oranında fark tespit edildiğini, sahada yapılan kontrollerde akım trafoları ile sayaç arasındaki bağlantılara müdahale edilerek harici kablolar çıkarıldığı ve bu kabloların trafo dışına uzatılarak ve sonradan kesilerek delillerin ortadan kaldırıldığının tespit edildiğini, sayaç üzerinde yapılan teknik incelemelerde sayaca şok müdahalesi bulunduğu ve müdahalenin geçmişe dönük olarak başladığının tespit edildiğini, yük profili ve tüketim verilerinin de harici müdahale ile ölçümün düşük gösterildiğini doğruladığını, yönetmelik hükümleri gereği kaçak kullanım süresinin ve tüketim miktarının teknik veriler, ... kayıtları ve saha ölçümleri esas alınarak hesaplandığını, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, özellikle süre ve tüketim hesabının davacı lehine yanlış belirlendiğini, fabrikanın gerçek tüketim gücünün beyan edilenden yüksek olduğunu ve kaçak kullanım sonrası tüketimin bilinçli şekilde düşürüldüğünü, ayrıca davacının kötü niyetli davranarak yargı sürecini uzattığını ileri sürerek, kararın bozulmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davacı ... şirketine ait ... nolu abonelik üzerinden kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesine, ticaret sicili ve vergi kayıtlarına göre her iki davacının aynı adreste faaliyet göstermesine, keza dava dilekçesinde de her iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğinin açıkça belirtilmesine, buna göre davacı Kontaş şirketinin fiili kullanıcı konumunda olmasına, bu nedenle kaçak kullanım bedelinden her iki davacı şirketin müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu denetime elverişli olup, Elektrik Piyasası Müşteri Yönetmeliği hükümlerine uygun olmasına, dava niteliği itibariyle tespit davası olup, reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.