Kendi bahçesindeki ağacı budarken yüksek gerilim hattına temasıyla yaşamını yitiren desteğin mirasçılarının elektrik dağıtım şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, bahçesinde ceviz ağacı budarken davalı şirkete ait yüksek gerilim hattından elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden bir kişinin ailesinin destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerini konu almaktadır. İlk derece mahkemesi, davalı şirketi %80, öleni ise %20 kusurlu bularak davacılardan eş için maddi ve manevi, diğerleri için ise manevi tazminata hükmetmiş; bu karar bölge adliye mahkemesince onanmasına rağmen, her iki taraf da kusur oranları, maddi ve manevi tazminat miktarları ile yargılama usulüne ilişkin eksiklikler ve itirazlarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/... E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/... E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin desteği ...'in kendi bahçesinde bulunan ceviz ağacının dallarını budarken, elindeki orak ya da kesilen ağaç dallarının davalı şirkete ait yüksek gerilim hattına değmesi sonucu vücudundan yüksek elektrik akımı geçmesine bağlı olarak yaşamını yitirdiğini belirterek, destekten yoksun kalma tazminatı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107/1 maddesi kapsamında maddi tazminat ile desteğin eşi için 150.000,00 TL, çocukların her biri için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 270.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 10.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan 19.09.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş ... için maddi tazminat talebini 1.015.280,26 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin yaşanan kaza sebebiyle herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın davacıların desteğinin kusuru ile meydana geldiğini, olay yerinden geçen enerji dağıtım hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nde (Yönetmelik) belirtilen yaklaşma mesafelerine uygun olduğunu, enerji nakil hattıyla ilgili tüm yasal sorumlulukların yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. İhbar olunan... A.Ş. vekili; davanın süresi içerisinde müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, meydana gelen kazanın oluşumunda davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. İhbar olunan ... vekili; soruşturma dosyası ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın vefatına sebep olan olaylarda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; olay mahallindeki ceviz ağacının budama işleminin davalı şirketin iş programında olaydan önce yer aldığına dair bir bilgiye rastlanılmadığı, olay anında hat ile ceviz ağacı arasındaki emniyet mesafesinin ihlal edildiği, bu sebeple davalının yaşanan kazada %80 oranında kusurlu olduğu, desteğin ise olay anında elektriğin ölüm tehlikesi taşıdığını, elektrik tellerine yaklaşmanın tehlikeli olduğunu bilecek ve kendisini koruyacak durumda olduğu, kendi güvenliğine gerekli dikkati ve özeni göstermeyerek dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı, bu sebeple yaşanan kazada %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 1.015.280,26 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın 10.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer davacılar yönünden maddi tazminat talebinin reddi ile her bir davacı için 25.000,00'er TL manevi tazminatın 10.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın kusursuz sorumluluğuna bağlı olarak vefat edenin müterafik kusurunun da bulunduğu davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; maddi tazminat hesabının "varsayımsal" kazanç kavramı hesaba katılmaksızın belirlendiğini, diğer davacılar yönünden de destekten kalma tazminatına hükmedilebileceğini, resen araştırma ilkesi gereği tanıklara gerekli soruların sorulmadığını, manevi tazminatın düşük hesaplandığını, manevi tazminat yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek reddedilen kısım nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı şirket vekili; dava konusu olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin tam kusurlu olup, İlk Derece Mahkemesinin bilirkişi raporuna bu yönde yaptıkları itirazların değerlendirmeden ve kusur bilirkişinin reddi talepleri incelenmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, soruşturma dosyasındaki maddi vakıa tespitinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, cevap dilekçesi ile ibraz edilen ağaç kesimi yapıldığını gösteren bakım formlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığı açıkken Mahkemece bu hususların göz ardı edilerek %80 kusur atfıyla hüküm tesisi edildiğini hesap bilirkişisi raporların itirazları değerlendirilmeden ve bu hususta çelişkiler giderilmeden hüküm verildiğini, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyiz edilen Mahkeme kararında, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükmedilen manevi tazminatların hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
2. Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/... E., ████████ K. sayılı kararıyla; manevi tazminat talepli davalarda, reddedilen tutara ilişkin olarak yargılama giderlerinden haklılık oranına göre sorumluluğa dayanak oluşturan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326. maddesinin ikinci fıkrasının ve karşı vekalet ücreti ödenmesi uygulamasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, anılan kanun hükmünün iptaline karar verilmiş, 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur kararın dokuz ay sonra, 14.12.2025 tarihinde yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife ile manevi tazminat davalarının kısmen reddi durumunda karşı taraf lehine vekalet ücreti verilmesine dair Tarife'nin 10. maddesinin ikinci fıkrasını 08.01.2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile yürürlükten kaldırmıştır.
Temyiz inceleme tarihi itibariyle, mezkur Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe girmiş, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden yargılama giderlerine ve karşı vekalete hükmedilmesinin yasal dayanağı ortadan kalkmıştır.
Yapılan açıklamalar ışığında; davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı bakımından karşı vekalete hükmedilmiş olması, davacılar yararına manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmemiş olması yerinde olmayıp bu husus bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekillerinin tüm, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 5. bendinden sonra 3-(d) bent olarak hüküm fıkrasında yer alan vekâlet ücreti kısmının hükümden çıkartılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!