İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, marka kullanım hakkı ve hizmet sözleşmesinden doğan, kar payı hesaplama yöntemindeki anlaşmazlık ile haksız fesih cezai şartı taleplerini içeren alacak davası.
Özet: Davacı, davalı aleyhine, taraflar arasındaki marka kullanımı ve hizmet sözleşmesine aykırı olarak eksik ödeme yapıldığı, sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesiyle cezai şart, kar payı ve diğer alacak kalemlerinin ödenmesini talep ederken; davalı, savunmasında sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca ödemelerin davacının oluşturduğu belirli gıda ürünlerinin satışından elde edilen "net kar" üzerinden yapıldığını, "net gelir" veya tüm ürünlerin cirosu üzerinden talep edilen payın sözleşmeye aykırı olduğunu ve marka hakkı kullanımı ile kar paylaşımı hükmü arasında davacının iddia ettiği gibi bir bağlantı bulunmadığını belirtmiştir.

T.C.

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ███████
DAVA : Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 10.10.2022 tarihli sözleşme bulunduğunu, bu sözleşmenin davacıya ait ''...'' markasının davalı tarafından kullanımı ile davacının davalıya mutfak hizmeti sunması, karşılığında da davalının davacıya kar payı ve ücret ödemesini içerdiğini, davacıya ait kore mutfağı ürünü olan ''...' adlı tescilli marka bulunmakta olduğunu, ''...' marka sahibinin davacı... olduğuna dair marka tescil belgesini dosyaya sunduklarını, davalı şirketin yazılı sözleşmenin 2. maddesi gereği müvekkiline marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesi kapsamında her ay net gelirin %20'sini ödemesi gerekirken eksik ödeme yaptığını, şirketin aylık net gelirleri için ticari kayıtları ve banka kayıtlarının incelenmesi gerekmekle birlikte, davalı şirket kayıtlı gelirlerini düşük göstermekte ve masraflarını da olduğundan yüksek gösterdiğini, davalı tarafından sözleşmenin haksız bir şekilde feshedildiğinden, sözleşmenin 8. maddesi gereği davalının, davacıya 2.000.000,00 TL Cezai şart ödeme sorumluluğunun bulunduğunu, taraflar arasında 10.10.2022 tarihli marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesi dışında işçi işveren ilişkisinin de bulunduğunu, taraflar arasında arabululucuğun olumsuz sonuçlandığını bildirdiğini, davanın kabulü ile sözleşmenin 2.maddesi gereği kar payının hesaplanarak şimdilik 100,00 TL'nin (Hmk m.107 gereği belirsiz alacak olarak) her ay ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte, bu mümkün olmaz ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin 8.maddesi gereği haksız fesih nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin haksız fesih tarihinden (26.06.2025) itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin 1.maddesi 3.paragrafı gereği davacıya ödenmesi gereken 150.000,00 TL'den kısmi ödeme yapılmış olması nedeniyle, ödenmeyen tutarın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL'nin haksız fesih tarihinden (26.06.2025) itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme'nin 2.maddesi gereği kararlaştırılan kâr payının ve sözleşme'nin 1/3 maddesi gereği kararlaştırılan bedelin eksik ödendiği iddiası doğru olmadığını davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme'nin 2.maddesi gereği marka hakkı kullanımı ve hizmet sözleşmesi kapsamında her ay net gelirin %20'sini ödemesi gerektiğini eksik ödeme yaptığı iddiasıyla 100,00 tl alacak talebinde bulunduğunu, ancak işbu iddia, davacının sözleşme’nin 2. maddesini hatalı bildirdiğini ve bunun mahkeme’nin yanlış yönlendirilmesine sebebiyet verdiğini gösterdiğini, davacının iddiasının ise, sözleşme'nin 2.maddesinde "bütün" ürünlerin satışından elde edilen "net gelir"in değil; "sadece davacı güldem tarafından oluşturulmuş" gıda ürünlerinin satışından elde edilen aylık cirodan işletmeye ait tüm masraflar ve vergiler çıktıktan sonra kalan "net kâr"ın %20'sinin ödenmesi kararlaştırıldığını, bu madde kapsamında yapılacak ödeme marka hakkı kullanımına ilişkin olmadığını, davacı tarafından oluşturulmamış içecekler (kola, fanta, su, ayran, soda, bubble tea vb.) ve dışarıdan temin edilen yiyecekler (tavuk eti, makarna, sosis, et ürünleri, tatlı çeşitleri, mandıra ürünleri vb.) net kâr hesabına dahil olmadığını, zira sözleşme yalnızca davacının bizzat oluşturduğu gıda ürünlerinden elde edilen net kârın paylaşımını öngördüğünü, davacının hatalı olduğunu gösteren bir başka husus, "net gelir (ciro)" ile "net kâr" arasındaki fark olduğunu, bu iki kavram birbirinden tamamen farklı olduğunu, net gelir (ciro), satışlardan elde edilen toplam tutarı ifade ettiğini, net kâr, tüm işletme giderleri, maliyetler ve vergiler çıktıktan sonra kalan tutarı ifade ettiğini, taraflar arasındaki anlaşma, ciro esasına olmadığını, yalnızca davacı tarafından oluşturulmuş ürünlerin satışından elde edilen net kâr esasına dayalı olduğunu, dolayısıyla davacının bütün ürünlerin cirosu üzerinden pay talep etmesi, sözleşmeye açıkça aykırı olduğunu, sözleşme’nin 2. maddesinde kararlaştırılan ödeme ile marka hakkı kullanımı arasında hiçbir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davacının "kâr paylaşımına" ilişkin hükümleri marka kullanımına dayandırması hukuki olarak mümkün olmadığını, davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme'nin 1/3.maddesi uyarınca belirlenen 150.000,00 tl tutarındaki maktu bedelin, müvekkilinin şirketi tarafından kurulacak olan iş yerinde davacı tarafından kuruluş aşamasında gerçekleştirilecek edimler karşılığında ödeneceği hususunun olduğunu, anılan maddede, 75.000,00 tl’nin 10.10.2022 tarihinde, bakiye 75.000,00 tl’nin ise şirketin faaliyete geçtiği ayı takip eden aydan itibaren üç ay süreyle aylık 25.000,00 tl olarak ödenecek olduğunu, davacı ise işbu maktu bedelin eksik ödendiği iddiasıyla 75.000,00 tl alacağı bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 100,00 tl alacak talebinde bulunduğunu, beyan etmiş olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kâr payı kapsamında alacağın ve cezai şartın tahsiline yönelik davadır.
Davacı ile davalı arasında █████/2022 tarihinde yapılan davacıya ait "..." ibareli markanın kullanımı ve kâr payı kapsamında sözleşmenin 2. Maddesinde düzenlenen eksik ödeme olup olmadığı cezai şartın gerçekleşip gerçekleşmediği, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, cezai şartın belirli olması nedeniyle belirsiz alacak davasına konu edilip edilemeyeceği mahkememizin görevli olup olmadığı, sözleşme kapsamında eksik ödenen bedel, kâr payı ve cezai şart noktalarında uyuşmazlık toplanmakta olup yapılan yargılamada İzmir ... ATM'nin tensip kararı ile markadan kaynaklı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve mahkememize gönderilmekle yapılan incelemede;
Öncelikle taraflar arasında yapılan sözleşmenin █████/2022 tarihli sözleşmenin incelemesinde davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme de Kore mutfağı olmak üzere bilimum gıda ürünlerinin imalatında görev alacak olup, davacının kurulacak iş yerindeki mutfak düzeninden çalışacak personelin eğitiminden, ürünlerin çeşitlendirilmesinden, menünün düzenlenmesinden, iş yerine servis edilecek tüm ürünlerin orijinal halde servis edilmesinden ve...den sorumlu olacak ayrıca davacı Kore mutfağına ve bilumum gıda ürünlerine ilişkin ...markasının tescil ettirecektir.
Davacının edimlerini yerine getirmesi durumunda taksitler halinde ödemeler yapılacak, ...SATIŞINDAN ELDE EDİLECEK AYLIK CİRODAN İŞLETMEYE AİT TÜM MASRAFLAR VE VERGİLER ÇIKTIKTAN SONRA NET KÂRIN %20'si HER AY DAVACIYA ÖDENECEK ŞEKİLDE sözleşmenin yapıldığı bu sözleşmenin niteliği itibariyle karma sözleşme olup hizmet ilişkisi, ortaklık payı içeren bir sözleşme olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Ön inceleme duruşmasından sonra 5 numaralı ara kararında davacı vekiline davasını somutlaştırması yani karma sözleşme içerisinde yer alan mahkememizin görev ve yetki alanında bulunan... markasından kaynaklı alacak kalemlerini ve marka hakkının ihlali ile ilgili maddi talebinin olup olmadığı somutlaştırması için davacıya süre verilmiş davacı █████/2026 tarihli dilekçesinde...markasının kullanımına dayalı bir alacak davasının açılmadığı sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen kâr payının ödenmemesi sözleşmesinin 8. maddesinde haksız fesih nedeniyle cezai şart, sözleşmenin 1. Maddesinin 3. Paragrafında eksik ödemeden kaynaklı alacak taleplerinin olduğunu ve davasının bu şekilde somutlaştırdığı anlaşılmıştır.
Davacının tacir olup olmadığına yapılan ilişkin gerekli yerlerden Esnaf Odası, Ticaret Odası ve Vergi Dairesinden kayıtları getirtilmiştir.
Davacının █████/2026 tarihli dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere davasını marka hakkından kaynaklanan alacak niteliğinde açmayıp taraflar arasında karma sözleşme niteliği taşıyan hizmet, kâr payı ortaklığı alacaklarından kaynaklı olduğu davalının tacir olup yapılan işinde ticari iş niteliği taşıdığı kâr payı ve alacak kalemlerinin davalının ortaklığının davaya konu alacağın mahkememiz görev alanında değil de ticaret mahkemesinin görev alanında olduğundan HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince görevsizlik kararı verilmiş olup, İzmir ... ATM ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunması nedeniyle resen istinafa gönderilmesine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanacağı Üzere
1-6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 156/5 ve 6100 sayılı HMK'nin 114//1-c,115/ 2 maddeleri gereğince Mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik olması nedeniyle, davanın usulden reddine,
2-Yetkili ve görevli mahkemenin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin olduğuna,
3-Mahkememiz ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan resen olumsuz görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için ilgili istinaf dairesine gönderilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili 8-12 Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E imza
Hakim ...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!