2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından incelenen, 21/08/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle cismani zarar ve sürekli işgücü kaybı yaşayan davacının maddi ve manevi tazminat talepli dava kararı.
Özet: Bu hukuki belge, 21/08/2023 tarihli trafik kazasında yaralanarak sürekli işgücü kaybına uğradığını ve yatağa bağlı hale geldiğini belirten bir davacının, karşıdan karşıya geçerken kendisine çarparak tam kusurlu bulunduğu ceza mahkemesi kararıyla sabit olan motosiklet sürücüsü ve onun sigorta şirketinden geçici ve sürekli iş göremezlik, tedavi, ulaşım ve bakıcı giderleri ile manevi tazminat talebiyle açtığı davayı ele almakta; davalı sigorta şirketi ise zaman aşımı, kusur oranı ve poliçe teminatı sınırlamaları gibi çeşitli gerekçelerle davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
...
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
..........x..............x.........
..............x................x.
.......x.........x.................x
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, █████/2023 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı motosiklet sürücüsü davalının, karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve sürekli işgücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusuru olmadığını, davalı sürücünün duran trafiğe rağmen ters istikametteki şeride geçerek kazaya neden olduğunu, dava konusu kaza ile ilgili olarak ... 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/3 Esas sayılı dosyası ile açılan dava sonucunda davalının tam kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiğini, davacının zararından davalıların sorumlu olduğunu, davacının tedavisi sırasında ulaşım ve sair masraflar yapmak zorunda kaldığını, tedavisi süresince bakım hizmetinin eşi tarafından yerine getirildiğini, davalı araç sürücüsünün kaza sonrasında davacı ile hiç ilgilenmediğini, davacının kaza sonrasında yatağa bağlı hale geldiğini, halen de iyileşemediğini, kaza nedeni ile büyük üzüntü yaşadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL tedavi için hastaneye geliş gidiş masrafları ve tam malul olduğu dönemdeki bakıcı-refakatçi gideri olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, zaman aşımı, derdestlik, hak düşürücü süre, kesin hüküm, husumet, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu yönünden itirazlarının mevcut olduğunu, davacı tarafın dava öncesinde usulüne uygun bir başvurusu olmadığını, davacı tarafın usulüne uygun bir başvurusu olmadığından ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin ve bu maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının tespiti gerektiğini, geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi giderlerine ilişkin olarak müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, hesaplama yapılacak olması halinde TRH-2010 tablosunun esas alınması gerektiğini, davacının gelirinin belgelendirilememesi halinde hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kaza nedeni ile davacının elde ettiği kazanımların tespiti gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu tutulabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, █████/2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalılardan ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... Sigortanın ise Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (KZMMS) olduğu ... plakalı aracın müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve yol masrafı adı altında maddi tazminat ile bunlara ek olarak manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkememizce dava dilekçesinde davacının 500,00- TL tedavi için yol gideri ve bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunduğu ancak ne kadarının tedavi için yol gideri, ne kadarının bakıcı gideri tazminatı talebine yönelik olduğuna ilişkin açıklık bulunmadığı görüldüğünden, davacı vekiline 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca bu hususu açıklamak üzere süre verilmiş ve davacı vekili 250,00 TL bakıcı gideri, 250,00 TL tedavi için yol gideri talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalılardan ... tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının dava öncesi usulüne uygun başvuru yapmadığını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılardan ... ise yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
Bu noktada eldeki davanın haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davalıların trafik sigortacısı ve sürücü olduğu aracın davacıya çarpması nedeniyle meydana gelen kazada tarafların kusur oranları, davacının bu kazada yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, yaralanmasının bakıcı gerektirip gerektirmediği, davacının tedavi için yol gideri yapıp yapmadığı, davacının manen uğramış olduğu zarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın esasına girmeden önce davalı ... şirketinin zaman aşımı defi yönüyle dosya ele alınmıştır. Bu itibarla, her ne kadar davalı sigorta şirketi zaman aşımı def'inde bulunmuş ise de, kazanın meydana geldiği tarih (█████/2023) ile davanın açıldığı tarih (█████/2024) dikkate alındığında Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca 2 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığı görüldüğünden zaman aşamı def'inin reddine karar verilmiş ve davanın esasına girilmiştir.
1.Davacının maddi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Somut olayda kaza tarihi █████/2023 tarihidir. Bu tarih itibariyle ... plakalı aracın davalı ... nezdinde █████/2023 - █████/2024 tarihlerini kapsar KZMMS'sinin mevcut olduğu görülmüştür. KZMMS'de poliçe limiti ise sakatlanma ve sağlık gideri özelinde kişi başı ayrı ayrı 1.200.000,00 TL'dir. Dolayısıyla bahsi geçen poliçe kaza tarihini kapsamaktadır ve kaza tarihi itibariyle geçerlidir.
Dava yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine yönelik olduğundan Mahkememizce öncelikle davacının kaza nedeniyle maluliyet durumunun tespiti yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda, davacı ... Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edilmiş ve ... Üniversitesi Adli Tıp Kurumu'ndan █████/2025 tarihli, 827 sayılı maluliyet raporu alınmıştır. Bahsi geçen rapor uyarınca, davacının kaza nedeni ile vücut bütünlüğünü %4 oranında yitirdiği, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğu ve 1 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının maluliyeti tespit edildikten sonra, meydana gelen kazada tarafların kusur oranları ile bu kapsamda belirlenecek tazminat miktarının hesaplanması için dosya kusur, aktüer ve tıp bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır, tutarlı olduğu, gerek kaza tespit tutanağındaki gerekse ceza yargılamasındaki kusur belirlemeleriyle uyum içerisinde olduğu görülmekle, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın sürücüsü ...'ın zarara sebebiyet verdiği sonucuna varılmış ve oluşan zarardan tam sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Aktüer ve tıp bilirkişisi tarafından davacının mesleği ve kazancı dikkate alınarak hazırlanan ve Mahkememizce de hükme esas alınan, gerekçeli, açık, anlaşılır, kabul ve takdir edilen rapor uyarınca davacının talep edebileceği tazminatın 310.009,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 128.939,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 13.414,50 TL bakıcı gideri ve 2.515,00 TL yol gideri olduğu tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında eldeki dava maddi tazminat talebi yönünden ele alındığında, davacının maddi tazminat kalemi olarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi yol masrafını talep ettiği, Mahkememizce denetime açık, anlaşılır, kabul ve takdir edilen bilirkişi raporu ile davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle 310.009,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 128.939,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 13.414,50 TL bakıcı gideri ve 2.515,00 TL yol gideri tazminatına hak kazanacağının tespit edildiği, kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın KZMMS'sinin sakatlanma ve tedavi klozlarında ayrı ayrı limitinin 1.200.000,00 TL olduğunun görüldüğü, bu itibarla, davacı tarafından talep edilebilecek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi yol giderinin poliçe limiti kapsamında olduğu görülmekle, davacının davasını ispat ettiği değerlendirilmiş ve davanın maddi tazminat yönüyle kabulüne karar verilmiştir.
Bu tazminat kalemlerine ilişkin faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede ise, davalı sigorta şirketini davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükünün davacıda olduğu, davacının eldeki davadan önce davalı şirketini temerrüte düşürdüğünü ispat edemediği ancak davacının davadan önce davalı sigortaya yönelik olarak █████/2024 tarihinde alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurduğu anlaşıldığından, davalı sigortanın temerrüt tarihinin █████/2024 tarihi olarak kabulünün gerektiği değerlendirilmiş ve faiz bu tarihten itibaren başlatılmıştır. Davalılardan ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle temerrütün gerçekleştiği tespit edilmiş ve bu davalı yönünden faiz █████/2023 tarihinden itibaren başlatılmıştır. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın hususi bir araç olması nedeniyle alacağa yasal faiz işletilmiştir.
Nihayet, Mahkememizce müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek kaza tespit tutanağı gerek ceza dosyası içeriği gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı kanaatine varılmış ve müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
2.Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede;
Bilindiği üzere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesi uyarınca "(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. (2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Görüldüğü gibi, her ne kadar TBK'nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene ve yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmişse de, hâkim bu noktada serbest değildir. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zira bu şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu husus, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi açısından zorunlu olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun (TMK) 4. maddesindeki "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" düzenlemesi açısından da zorunludur.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dava dosyası ele alındığında, davacı manevi tazminat talebini ... plakalı aracın yaya haldeyken kendisine çarpması neticesinde yaralanmasına dayandırmışlardır. Bu nedenle, manevi tazminatın tutarının somutlaştırılabilmesi ve adalete uygun karar verilebilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kazayla illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve trafik kazasında tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Mahkememizce davacının kaza tarihi olan █████/2023 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca maluliyeti tespit edilmiştir. ... Üniversitesi'nden alınan rapora göre davacının %4 maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, bakıcı ihtiyacının ise 1 ay olduğu anlaşılmıştır. Yine dava konusu kazada tarafların kusur oranının tespiti açısından Mahkememizce kusur bilirkişisinden rapor alınmıştır. Kusur bilirkişisinin raporuna göre meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki kusur noktasındaki belirlemenin kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli, ceza dosyasındaki kusur tespitleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu görülmüş ve Mahkememizce de bu rapor uyarınca karar tesis edilmiştir. Bu çerçevede, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilebilmesi açısından, davacının maluliyet raporu, tedavi süreci, iyileşme süreci, meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranı ve sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, tüm dosya kapsamı uyarınca hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş ve davacı için 80.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
A-Davacının maddi tazminat talebi yönünden;
1-Davanın KABULÜNE, 310.009,06 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 128.939,94 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 13.414,50 TL bakıcı gideri ve 2.515,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 454.878,50 TL maddi tazminatın davalılardan ... Anonim Şirketi'nden arabulucuya başvuru tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren, davalılardan ...'tan haksız fiil tarihi olan █████/2023 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
a-Alınması gerekli 31.072,75 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 8.703,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.369,52 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b-Davacı tarafından yatırılan 8.703,23 TL peşin ve ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 72.780,56 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
ç-Davacı tarafından yapılan 21.587,40 TL ( 427,60 TL başvurma harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.099,00 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
d-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
B-Davacının manevi tazminat talebi yönünden;
1-Davacının manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davacı ... için 80.000,00TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'tan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
a) Alınması gerekli 5.464,80 TL harcın davalı ...'tan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı ...'ın yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!