Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararını onarken, kadının velayet ve iştirak nafakasına ilişkin temyiz talebini kesinleşmiş olması nedeniyle reddetti.
Özet: Bu karşılıklı boşanma davasında, tarafların bölge adliye mahkemesi kararının kusur, velayet, iştirak nafakası ve tazminatlara ilişkin çeşitli yönlerini temyiz etmesi üzerine, yüksek mahkeme, davacı-davalı kadının velayet düzenlemesi ve iştirak nafakası miktarı hakkındaki temyizini, bu konularda istinafa başvurmayarak kesinleşme sağlandığı için reddetmiş; davalı-davacı erkeğin tüm itirazları ile kadının diğer temyiz itirazlarını inceleyerek bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak onamış, temyiz giderleri ve vekalet ücretine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, iştirak nafakasının miktarı ile aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet düzenlemesi, aleyhine hükmedilen iştirak nafakası, kişisel ilişki ile tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekili Avukat... ile karşı taraf temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince yapılan velâyet düzenlemesine ve hüküm altına alınan iştirak nafakaların miktarına karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamış, davalı-karşı davacı erkeğin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Böylelikle velayet düzenlemesi ve iştirak nafakaların miktarı kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadın vekilinin, istinaf edilmeyerek kesinleşen bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin reddedilen yön dışında, davalı-karşı davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor düzenlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı-karşı davalı kadın vekilinin, velâyet düzenlemesine ve iştirak nafakaların miktarına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadın vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-davalı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-davacı ...'ye verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.