Mirasçıların, murisin eski şirkete ait prim borçlarından sorumluluğunun tespiti ve kendilerine gönderilen ödeme emrinin iptali talepli davanın temyiz incelemesi.
Özet: Vefat eden murislerinin eski bir şirkette %100 hissedar ve müdür olması nedeniyle, davalı kurum tarafından mirasçılara gönderilen şirket prim borçlarına ilişkin ödeme emrinin iptali veya borçtan sorumluluğun tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davacıları borcun bir kısmından sorumlu tutarken bir kısmından sorumlu bulmamış, bu karar istinafça onanmasına rağmen taraflarca şirketin malvarlığı araştırması eksikliği, borcun tamamından sorumluluk veya zamanaşımı gibi farklı gerekçelerle temyiz edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından müvekkillerine 25.03.2022 tarihli ödeme emri gönderildiğini, müvekkilin işbu ödeme emrini 12.04.2022 tarihinde tebliğ alındığını, ödeme emri incelendiğinde borçlu olarak ...'ın varisi, ...'ın ve ...'ın vasisi olarak ... gözüktüğünü, müvekkillerin mirasçı olarak işbu ödeme emri ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davalı Kurum tarafından gönderilen 25.03.2022 tarihli ödeme emri içeriği incelendiğinde "... ve ... ... Şirketi" nin 4/a işveren prim borçları sebebiyle icra dosyasının açıldığını ve iptalini talep ettikleri ödeme emrinin gönderildiğini, müvekkillerin murisi ...'ın 29.11.2015 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilin vefat eden eşi ...'ın işbu bahse konu şirketle ilgili herhangi bir bağlantısı bulunmadığını belirterek 2019/... sayılı takip dosyasında müvekkillerin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, davalı Kurumun 2019/... sayılı takip dosyasında müvekkillerine gönderilen 25.03.2022 tarihli ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun, ... ve .... San. ve.... Şti.'nin Kuruma olan borçlarından dolayı öncelikle dava dışı şirket aleyhinde takip başlattığını, dava dışı şirket adına kayıtlı 41... plaka sayılı araca 08.04.2021 tarihinde haciz konulduğunu, araç üzerinde bir çok haciz mevcut olduğundan müvekkili Kurumun haczinin 36.sırada olduğunu, dava dışı şirket adına başkaca kayıtlı herhangi bir mal varlığı bulunmadığından borcun şirket üst düzey yönetici ve ortaklarından tahsili cihetine gidildiğini, Kurumca yapılan araştırma neticesinde davacıların murisi ...'ın 27.01.2014 tarihinde şirketin %100 hissesini ...'tan devraldığı ve 10 yıllığına şirket müdürlüğüne seçildiğini, akabinde 20.08.2014 tarihinde hisselerini ...'a devrettiği ve müdürlükten istifa ettiğinin tespit edildiğini, ...'ın 29.11.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle sorumlu olduğu döneme ait borcun yasal mirasçıları olan davacılardan tahsili için davacılara 2019/... takip numaralı ödeme emrinin gönderildiğini, 12.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu durumda da davacıların murisi ...'ın dava dışı ... ve .... San. ve.... Şti.'nin % 100 hissedarı ve müdürü olması sebebiyle dava konusu ödeme emrine konu borcun tamamdan sorumlu olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddini, davacı tarafın haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 2019/... sayılı prim alacağına ilişkin ödeme emrinin 2014/9,10,11,12 - 2015/1,2,3,4,5,6,7 aylara ilişkin toplamda 509.475,40 TL alacaktan sorumlu olmadığının tespiti ile bu kısım yönünden davacının talebinin kabulüne, davacının 2014/2,3,4,5,6,7,8. aylara ilişkin toplamda 363.778,23TL sorumlu olduğunun tespiti ile bu kısım yönünden davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ve davalı kurumun istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dışı şirketin başkaca bir mal varlığının bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını, borcun sebebi belirtilmediği için gönderilen ödeme emrinin usulsüz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını ve talep etmelerine rağmen ceza mahkemesi dosyası bulunup bulunmadığının araştırılmadığını beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın dava dışı ... ve .... San. ve.... Şti.'nin %100 hissedarı ve müdürü olması sebebiyle dava konusu ödeme emrine konu borcun tamamından sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacılara tebliğ edilen ödeme emrinden davacıların sorumlu olup olmadıkları, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
Ödeme emrine konu prim borçları yönünden, tüzel kişi işverenlerin ortak ve yetkililerinin kamu alacaklarından sorumluluğu; mülga 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 88, 6183 sayılı Kanun'un 35 ve mükerrer 35. maddelerinde düzenlenmiştir.
506 sayılı Kanun'un 80. maddesi; "Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü öngörmüş; 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesinde de bir kısım farklar dışında anılan maddeye benzer düzenleme getirmiş olup, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." hükmünü getirmiştir.
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde; ... şirketlerin ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları düzenlenmiş; mükerrer 35. maddesinde ise; amme alacakları ve bu bağlamda davalı Kurumun işveren tüzel kişilerden prim ve diğer alacaklarının, tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Kurumun prim alacağına ilişkin olarak işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliği haiz diğer iş yerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunulması gerekir. Ancak, 5510 sayılı Kanun'un 88'inci maddesi burada bir ayrıma giderek özellikle şirket yönetim kurulu üyelerinin, temsil ve ilzam yetkisi aranmaksızın (haklı sebepleri olmazsa) müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını ayrıca belirtmiştir.
Yukarıda anılan düzenleme ve açıklamalara göre eldeki dava değerlendirildiğinde, davacılar murisinin dava dışı ... ve .... San. ve.... Şti.’de 23.01.2014 - 04.08.2014 tarihleri arasında ortak ve müdür olduğu, ... ve .... San. ve.... Şti.’ye ait ... sicil sayılı işyerinin prim borçlarından dolayı davacılar adına düzenlenmiş 2019/... sayılı ödeme emrinin kendilerine tebliğ edildiği, anılan ödeme emrindeki borç dönemlerinin 20 14... . ila 12. aylarına ve 20 15... . ila 7. aylara ilişkin prim ve gecikme zamlarından oluştuğu, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacıların 20 14... ,3,4,5,6,7,8. aylara ilişkin toplamda 363.778,23 TL.'den sorumlu olduklarının tespitine karar verilmişse de; 20 14... . aya ait prim borcu 9. ayda tahakkuk edeceğinden davacıların 20 14... . aya ilişkin prim ve gecikme zammı borçlarından da sorumlu tutularak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan davacıların talebinin kendilerine tebliğ edilen 2019/... sayılı ödeme emrinin iptaline yönelik olduğu açık olup, Mahkemece ödeme emirlerinin iptaline karar verilmeksizin uyuşmazlığın menfi tespit gibi değerlendirilip, buna göre hüküm kurulması da isabetsiz bulunmuştur.
Kabule göre de; davacılardan ... 10.04.2007 doğumlu olup, yargılama aşamasında 18 yaşını ikmal ettiği anlaşılmakla kendi adına asaleten verilen vekaletnamenin ibrazı sağlanmadan karar verilmesi de hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!