İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, marka hakkına tecavüz davasında davacının markayı devretmesi sonucu oluşan taraf sıfatı eksikliğini göz ardı eden ilk derece kararını inceledi.
Özet: Bu hukuki belge, davacının ... markasına tecavüz edildiği iddiasıyla davalıya ait ... markalarının hükümsüzlüğü ve manevi tazminat talebine ilişkin istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davalı markaları ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek davalıya ait iki markanın hükümsüzlüğüne ve 100.000 TL manevi tazminata hükmetmiş, davalı ise istinaf başvurusunda markalar arasında benzerlik bulunmadığını, talebin net olmadığını ve özellikle davacının dava açıldıktan sonra markalarından birini üçüncü kişiye devretmesi nedeniyle aktif husumet ehliyetinin kalmadığını ileri sürmüş, istinaf mahkemesi de ilk derece mahkemesinin devredilen marka yönünden davacının taraf sıfatının sona erdiğini değerlendirmemesini hatalı bulmuştur.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının ... sayı ile 35. 36 ve 37.sınıflarda davacı adına tescilli olduğunu, ayrıca tescil aşamasında bulunan ... sayılı marka başvurusunun bulunduğunu, davalının aynı sınıflarda adına tescil ettirdiği ... markası ile davacı markaları arasında fonetik olarak ayniyet, yazılış bakımından ise yüksek oranda benzerlik bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının devamı gibi algılanacağını, ... markasının reklam değeri yüksek bir marka olduğunu, davalının bu marka ve reklam değerini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek, davalı adına tescil edilmiş ... markasının iptaline ve manevi zararının tazminini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 2 ayrı ... markasının bulunduğunu, davacının hangi markanın iptalini talep ettiğini açıklaması gerektiğini, davalı şirketin marka ve projesinin davacı markaları gibi birleşik kullanılmadığını, ... ibaresinin markada ikincil unsur olduğunu, proje ile ilgili tüm tanıtım evraklarında “...” ibaresinin yer aldığını ve bu durumun olası bir karıştırılma ihtimalinin önüne geçtiğini, ... ile ... markaları arasında ne yazılış ne de söyleniş ne de logo açısından herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markanın ... olduğunu, İstanbul ibaresinin alt kısımda yer alarak projenin yerini belirtmek için kullanıldığını, davalının kendi ismi ile piyasada tanındığı ve kendi müşteri kitlesini oluşturduğunu, projelerinin başka şirketlerin çalışmaları ile karıştırılmaması için azami çabayı gösterdiğini, davacı yanın haksız kazanç iddiasının mesnetsiz olduğunu ileri savunarak davanın reddini talep istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, hükümsüzlüğü talep edilen ... ve ... sayılı ... markaları ile davacı ... ve ... sayılı ... markaları arasında karıştırılma/ilişkilendirme ihtimali bulunduğu ve SMK m.6/1 uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının SMK'nın 149/1-ç maddesi ile TBK'nın 58. maddesine göre manevi tazminat talep ettiği,SMK'nın 149 ve TTK'nın 56 ve TBK'nın 58. maddelerindeki manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; TPMK nezdinde davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı ve ... tescil numaralı ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dava dilekçesinde, hangi markanın iptalinin istendiğinin ortaya koyulamadığını, netice-i talebi belli olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksikliğin giderildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü yönünde karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, davacı tarafından markanın hükümsüzlüğü talep edilmemesine rağmen, markanın hükümsüzlüğü' yönünde karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, dava açıldıktan sonraki tarih olan █████/2022 tarihinde marka ... Ortaklığı'na devredildiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, marka iptali ve manevi tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda, ... sayılı ... markasının █████/2022 tarihinde davacı şirket tarafından dava dışı şirkete devredildiği belirtilmesine rağmen, söz konusu marka yönünden devralan kişinin davada davacı yerine geçeceği ve davaya davacının kaldığı yerden devam edeceği, davayı takip etmemesi halinde ise HMK'nın 150. maddesinde düzenlenen usul hükümlerinin uygulanacağının tabii olduğu hususları gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken, 3.kişiye devredilen ... sayılı ... markası yönünden davacının taraf sıfatının sona erdiği dikkate alınmadan yargılamaya devam edilmesi (davacı adına tescilli ... sayılı ... markası arasında ayrım yapılmaksızın, her iki marka davacı adına tescilliymiş gibi dava sonuçlandırılmıştır.) doğru görülmemiştir. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin ████████-691 E-K.sayılı kararı) Davacı vekili dava dilekçesinin açıklamalar bölümünde 4.bendin altında, "Bu durumun müvekkil şirket tüzel kişilik haklarını ihlal ettiği şüphesiz olup 10.000 TL manevi tazminat talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunduktan sonra sonuç ve talep kısmında "Müvekkil şirketin kişilik haklarına tecavüz edildiği için uğradığı manevi zararın tazminine" karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ile davalıdan 10.000-TL talep ettiği ortada iken, ilk derece mahkemesince yargılamanın 6.duruşması olan █████/2024 tarihli duruşmada, davacı vekiline manevi tazminat talebini açıklaması için HMK m.119/1-ğ maddesi uyarınca süre verilmiştir. Davacı vekili de, 1/███████ tarihli dilekçesi ile manevi tazminat talebini 1.000.000-TL olarak beyan etmiştir. Manevi tazminat tek ve bölünemez bir hak olup ıslah yoluyla dahi artırılamaz. Bu nedenle kabule göre, dava dilekçesinde davacının 10.000-TL talep ettiği dikkate alınması gerekirken, mahkemenin hatalı ara kararı sonucu, talep edilen manevi tazminat tutarının artırılması ve dava dilekçesinde talep edilenden daha fazla bir miktarda manevi tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, 2-İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kaldırma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 5-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 6- İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 268,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.951,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026