Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, trafik kazası sonucu haksız fiilden kaynaklanan cismani zarar ve sürekli maluliyet nedeniyle sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davası kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının 22/09/2017 tarihli trafik kazasında davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın tam kusurlu bulunması sonucu yaşadığı cismani zarar ve %4 oranında kalıcı maluliyet nedeniyle açtığı maddi tazminat davasını ele almaktadır; davacı, başlangıçta 6.260 TL talep ederken, bilirkişi raporlarıyla desteklenen iki artırım dilekçesiyle toplam talebini 319.853,97 TLye yükseltmiş, davalı ise davanın derdestlik nedeniyle reddini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
...
DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan Cismani Zarar)
DAVA TARİHİ : █████/2020
KARAR TARİHİ : █████/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan; Haksız Fiilden Doğan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; █████/2017 tarihinde, zorunlu mali mesuliyet sigortası davalı şirket tarafından yapılan ve dava dışı ... plakalı aracın, müvekkili davacı ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin malul/sakat kaldığı; kazaya ilişkin ceza soruşturmasının ....soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğü; kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği; müvekkilinin kaza neticesinde vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı ve tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığı; ekte sunulan ... raporuna göre müvekkilinin %4 oranında sürekli maluliyetinin, 1 ay bakıcı ihtiyacının ve 3 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğunun belirlendiği; █████/1992 doğumlu müvekkilinin kaza tarihi itibariyle tahmini yaşam süresi düşünüldüğünde hayatını idamesinde normal bireylerden daha fazla güç sarf edeceği beyan edilmiş olup; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00.-TL geçici iş göremezlik, 100,00.-TL geçici bakıcı gideri, 4.500,00.-TL daimi iş göremezlik ve 1.260,00.-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.260,00.-TL maddi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi (avans faizi) ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında özetle; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 43.804,85.-TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 201.880,40.-TL artırılarak 245.685,25.-TL'ye yükseltildiği; 2.038,74.-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.244,25.-TL bakıcı gideri zararı ve dava açılırken talep edilen 1.260,00.-TL adli tıp rapor ücreti ile birlikte toplam dava değerinin 250.228,24.-TL'ye yükseltildiği beyan edilmiş olup; artırılan dava değeri üzerinden davanın kabulü ile tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; yargılama aşamasında yaptırılan (ek) bilirkişi raporu incelemesi ile müvekkilinin alması gerekli sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 315.310,98.-TL olduğu; bu nedenle 245.685,25.-TL olan sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin 69.625,73.-TL daha artırılarak 315.310,98.-TL'ye yükseltildiği; toplam dava değerinin (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve rapor ücreti dahil) 319.853,97.-TL'ye yükseltildiği beyan edilmiş olup; artırılan dava değeri üzerinden davanın kabulü ile tazminatın temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının her ne kadar █████/2017 tarihli kaza ile ilgili maluliyeti sebebiyle işbu davayı ikame etmiş ise de, esasında aynı davayı önce ... Esas sayılı açılmamış sayılmasına ilişkin kararının henüz kesinleşmemiş olup derdestliğin söz konusu olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
...Soruşturma Dosyası.
...Karar Sayılı Dosyası.
...Karar Sayılı Dosyası.
... █████/2019 tarihli ve 17207 Karar Nolu Raporu.
...Karar Nolu Raporu.
... Tutanağı (█████/2020).
...█████/2020 Tarihli Yazısı ve Ekli Ödeme Belgeleri.
... Hastanesi Epikriz ve Tedavi Belgeleri.
... Epikriz ve Tedavi Belgeleri.
... Poliçesi (Poliçe No: ...).
...Dekontu (Adli Tıp Rapor Ücreti - █████/2023).
... Döner Sermaye İşletmesi Alındı Belgesi.
Bilirkişi Raporu (Kusur Tespiti) - Bilirkişi ... (█████/2021).
Bilirkişi Kök Raporu (Aktüerya) - Bilirkişi ... (█████/2021).
Bilirkişi Ek Raporu 1 (Aktüerya) - Bilirkişi ... (█████/2024).
Bilirkişi Ek Raporu 2 (Aktüerya) - Bilirkişi ...(█████/2025).
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
A) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından,....'ye ("davalı" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Haksız Fiilden Doğan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında; "... plakalı aracın davalı şirket tarafından ... (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) ile sigortalandığı ve davalı sigorta şirketine, dava konusu kaza nedeniyle başvuru yapılmış olduğu" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın; █████/2017 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumunun ve oranlarının tespiti; davacıda geçici ve/veya sürekli iş göremezlik meydana gelip gelmediği; davacının geçici bakıcı giderleri sarfına sebebiyet verilip verilmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalının münferiden işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
B) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
C) HAKSIZ FİİLDEN DOĞAN SORUMLULUKTA MEVZUATIN İRDELENMESİ :
Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
(2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
(2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir."
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Bedensel Zarar Halinde Zararı Düzenleyen 54. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
(2) Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır."
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
(2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder.
(3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar."
D) ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASININ HUKUKİ NİTELENDİRMESİ:
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir.
İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri ...tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır.
Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, ... sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar.
Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır.
İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar:
Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma).
Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması.
Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası.
Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.
E) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIK İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığı ve malul kaldığı iddia edilerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, daimi iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.260,00.-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacının maluliyetinin bulunmadığına dair ... raporu olduğu, derdestlik itirazları bulunduğu belirtilerek; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan incelemede; geçici iş göremezliğin, geçici bakıcı giderinin ve sürekli iş göremezliğin tespiti amacıyla bilirkişi incelemelerine başvurulmuştur.
a) Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi :
Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti hususunda, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir.
i. Adli Trafik Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen █████/2021 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; olay mahalli kavşağın kontrolsüz ve dört yönlü olduğu, kavşağa sağdan giriş yapan davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-c-2 maddesine göre ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen, kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak (KTK 52/1-a-b) dikkatsiz davrandığı ve kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu; davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve sağından gelen araca ilk geçiş hakkını vermeyerek (KTK 57/1-c-2) asli kusurlu olduğu; neticeten davacı sürücü ...'ın %30oranında, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın ise %70 oranında kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir.
Adli Trafik Uzmanı Bilirkişi ... tarafından kusur durumu ve oranları hususunda düzenlenen █████/2021 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak taraflarca herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı anlaşılmıştır.
ii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme:
Mahkememizce alınan bilirkişi raporu kapsamında neticeten; davacı sürücü... %30 oranında, davalı sigortalı araç sürücüsü Uğur Salcan'ın %70 oranında kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir.
Mahkememizce kusur durumu ve oranlarının (ve dolayısıyla müterafik kusurun) resen tetkiki lüzumu bulunan hususlardan olması nedeniyle yapılan nihai değerlendirmede; kaza tespit tutanağı üzerinde yapılan inceleme neticesinde, belirlenen %70 (sigortalı aracın dava dışı sürücüsü) - %30 (davacı sürücü) kusur dağılımının, olayın oluş şekline, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine ve yerleşik yargı içtihatlarına uygun ve doğru tespit edildiği kanaatine varılmıştır.
Şöyle ki;
Kaza, "kontrolsüz dört yönlü kavşakta" meydana gelmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-c-2 maddesi uyarınca; kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise, motorsuz araç sürücüleri motorlu araçlara, motorlu araç sürücüleri ise sağdan gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadır. Dava konusu olayda; davacı ...'ın (motosiklet), sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın (otomobil) seyrine göre sağ taraftan kavşağa girmekte olduğu anlaşılmış; sağdan gelen araca yol vermeyen davalı sürücünün, kazanın oluşumunda en önemli etken olan "ilk geçiş hakkı kuralını ihlal etmesi" nedeniyle asli kusurlu (%70) sayılmasının, hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte; geçiş hakkına sahip olmanın, sürücüye kontrolsüzce ve tedbirsizce kavşağa girme hakkı vermekte olmaması nedeniyle ve bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında, davacının kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığı ve dikkatsiz davrandığı tespiti dikkate alınarak, davacı tarafa tali kusur (%30) atfedilmesinin de, hukuka ve olayın oluş şekline uygun bulunduğu anlaşılmıştır.
Bunun yanı sıra davacının "müterafik kusur" değerlendirmesi kapsamında, koruyucu kask kullanımı hususunda yapılan incelemede; Kaza Tespit Tutanağı'nın "Koruyucu Tertibatlar" bölümünde, elektrikli motosiklet sürücüsü olan davacı Şükrü Karatay için kask kullanımı ile ilgili tespit yapılamamış olduğu; ilgili kod tablosunda kask kullanımına dair net bir "Takılı" veya "Takılı Değil" ibarelerinin açıkça belirtilmediği ve tutanakta davacı için herhangi bir kural ihlali olarak "kask takmamak" maddesinin işlenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının yaralanması ile ilgili değerlendirme kapsamında ise; yaralanmasının "sol ayak bileği (lateral malleol kırığı)" bölgesinde olduğu tespit edilmiştir. Motosiklet kazalarında kask kullanımı; kafa travmalarını önlemeye yönelik bir tedbir olup; davacının kafa bölgesinden bir yaralanması veya buna bağlı bir maluliyet talebi de bulunmamaktadır. Davacının maluliyeti; sadece ayak bileğindeki kırığa ve hareket kısıtlılığına dayandırılmıştır. Bu doğrultuda; davacının kask takmamış olması halinde dahi (ki bu konuda kesin bir tespit yoktur), oluşan zarar (ayak kırığı) ile koruyucu ekipman eksikliği arasında bir illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayak bileği kırığının; kask veya standart koruyucu kıyafetle önlenebilecek bir yaralanma türü olmaması nedeniyle, bu yönden müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
b) Maluliyetin Değerlendirilmesi :
Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespitine yarar yeterli delil toplanmış olduğu anlaşılmakla, müteakiben maluliyetin tespiti hususuna geçilmiş;... alınan █████/2019 tarihli raporu doğrultusunda davacının maluliyet oranının %0 olduğu; davacı tarafından sunulan ve ... tarafından hazırlanan █████/2020 tarihli rapor kapsamında ise maluliyetin %4 olarak belirlendiği anlaşıldığından; söz konusu çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya, Mahkememizce ... gönderilmiştir.
i. ... kapsamında; davacının █████/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, █████/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Gr1 XII (32a1) A %5 E cetveline göre %4 (yüzde dört) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; █████/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği'ne göre de tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzde dört) olduğu; iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği; bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı hususlarının rapor edildiği anlaşılmıştır.
... Kurulu tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik; taraflarca herhangi bir itiraz beyanı sunulmadığı anlaşılmıştır.
ii. Maluliyetin Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme:
Yargılama sürecinde ortaya çıkan %0 (.... İhtisas) ve %4 (...) oranları arasındaki temel çelişki, üst teknik merci olan ... tarafından incelenmiş ve Hacettepe raporundaki %4 oranının doğru olduğu teyit edilmiştir.
Üst Kurulun; sadece dosya üzerinden değil, █████/2023 tarihinde davacıyı bizzat muayene ederek nihai kanaatine vardığı; söz konusu muayenede sol ayak bileğinde hareket kısıtlılığı ve cerrahi sekel (nedbe, şişlik) somut olarak tespit edildiği; ilk... raporunun "araz bırakmadan iyileştiği" yönündeki tespitinin, işbu somut bulgularla çürütülmüş olduğu; bunun yanı sıra Üst Kurul raporunda, hem olay tarihinde geçerli olan yönetmeliklerinin hem de güncel mevzuatın (Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi) dikkate alınması suretiyle kapsamlı bir değerlendirme yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Üst Kurul tarafından belirtilen %4'lük oran; tıbbi bulgularla (hafif hareket kısıtlılığı) ve yönetmelik cetvelleriyle örtüşmektedir. Üst Kurul'un "bakıcı ihtiyacı olmadığı" yönündeki tespiti de; yaralanmanın niteliği (ayak bileği kırığı) ve iyileşme süreci dikkate alındığında, kişinin temel yaşam aktivitelerini (yemek yeme, kişisel bakım vb.) tamamen bir başkasının yardımına muhtaç olmadan sürdürebileceği anlaşıldığından haklı bulunmuştur.
Bu doğrultuda; ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır.
c) Aktüer Hesaplama Hususunda :
Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti ile maluliyetin tespitinin sağlandığı anlaşılmakla; müteakiben gerçek zararın tespiti hususunda aktüer hesaplama yapılması amacıyla bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir.
i. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen █████/2021 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; TRH-2010 yaşam tablosu ve Progresif Rant yönteminin kullanıldığı; davacının kusur oranının %30, davalı tarafın %70 olduğu; maluliyet oranı %0 kabul edilirse sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, sadece 2.038,74.-TL geçici iş göremezlik tazminatının hesaplandığı; maluliyet oranı %4 kabul edilirse, davacı lehine 43.804,85.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.038,74.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.244,25.-TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı hususları rapor edilmiştir.
█████/2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; "... raporunun alınması ve güncel verilerin dikkate alınması" amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.
ii. Bilirkişi ...Tarafından Düzenlenen █████/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu :
Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; ... Üst Kurulunun %4 maluliyet tespiti esas alınarak, TRH-2010 yaşam tablosu ve Progresif Rant yöntemi ile yapılan hesaplamada, davacı lehine 2.038,74.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 245.685,25.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; davalı sigorta şirketinin █████/2020 tarihinde temerrüde düştüğü hususları rapor edilmiştir.
█████/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise █████/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “... iptal kararının genel şartları iptal etmediği, TRH 2010 ve 1.8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiği, progresif rant yönteminin kabul edilemeyeceği” gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır.
█████/2024 tarihli bilirkişi raporunda yapılan inceleme neticesinde; "taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve 2025 yılı güncel verilerine göre hesaplama yapılması" gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.
iii. Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen █████/2025 Tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporu :
Anılan bilirkişi 2. ek raporu kapsamında; 2025 yılı asgari ücret verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacı lehine 2.038,74.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 315.310,98.-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; ... raporunda bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtildiğinden bakıcı gideri hesaplanmadığı hususları rapor edilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporuna yönelik olarak, davacı vekili tarafından itiraz beyanı sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise █████/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “progresif rant hesaplama yönteminin kabul edilemeyeceği, TRH 2010 ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiği” gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmış; davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanının, hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ek/yeni rapor alınmasına lüzum görülmemiştir.
iv. Aktüer Hesaplama Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme:
Mahkememizce aktüer hesaplama hususunda yapılan nihai değerlendirmede; bilirkişi 1. ek raporu ve 2. ek raporu aşamalarında; Mahkememiz tarafından, ... Üst Kurulundan alınan ve çelişkiyi gideren █████/2023 tarihli nihai raporun esas alınmış olduğu; hesaplamaların, salt güncel veriler üzerinden revize edilmiş olduğu; Anayasa Mahkemesinin 2918 Sayılı KTK'nın 90. maddesindeki "Genel Şartlar" ibaresini iptal etmesi ve ...'ın yerleşik içtihatları (özellikle ... kararları) doğrultusunda, tazminat hesabının teknik faiz uygulanmadan Progresif Rant Yöntemi ile yapılması gerektiğinin dikkate alınmış olduğu (bu yaklaşımın; zarar görenin "gerçek zararının" karşılanması ilkesine ve güncel yüksek yargı uygulamalarına uygun olduğu); █████/2025 tarihli bilirkişi 2. ek raporu kapsamında hesaplamanın 2025 yılı asgari ücret verilerinin dikkate alınması suretiyle güncellenmiş olduğu; hesaplanan tazminat miktarından, davacının %30 oranındaki kusurunun doğru bir şekilde tenzil edildiği; "zenginleşme yasağı" ilkesi gereğince, ...tarafından davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi kısmının (909,78 TL) hesaplanan zarardan mahsup edildiği; hesaplanan toplam tazminat tutarının (315.310,98 TL), kaza tarihi itibariyle geçerli olan ... poliçe limitleri (330.000,00 TL) dahilinde kaldığının tespit edilmiş olduğu anlaşılmış ve sonuç olarak aktüer hesaplama hususunda alınan işbu bilirkişi raporlarının, dosyadaki nihai tıbbi verilere (... Üst Kurul Raporu), kesinleşmiş kusur oranlarına ve Yargıtay'ın kabul ettiği güncel aktüeryal hesaplama yöntemlerine (TRH-2010 + Progresif Rant) uyum sağlamakta olduğu anlaşılmış ve Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık Hususunda Nihai Değerlendirme :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2017 tarihinde davalı ...poliçesi ile sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü ...ın, kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine uymayarak %70 oranında asli kusurlu olduğu; davacı sürücü ...'ın ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmayarak %30 oranında tali kusurlu olduğu, Adli Trafik Bilirkişisi raporu ile tespit edilmiş ve Mahkememizce de bu kusur oranları oluşa uygun bulunarak hükme esas alınmıştır.
Davacının maluliyet durumu ile ilgili olarak dosyada mevcut çelişkili raporlar (... %4 oranlı raporları), ... İkinci Üst Kurulunun █████/2023 tarihli nihai raporu ile giderilmiş; davacının kaza nedeniyle %4 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin 3 ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı kesin olarak belirlenmiştir.
Tazminat hesabı yönünden; Anayasa Mahkemesinin 2918 Sayılı KTK'nın 90. maddesindeki "Genel Şartlar" ibaresini iptal eden kararı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, tazminat hesabının TRH-2010 yaşam tablosu ve ... yöntemi kullanılarak yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda alınan █████/2025 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda da; 2025 yılı güncel verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının %30 müterafik kusuru tenzil edildikten sonraki sürekli iş göremezlik zararının 315.310,98.-TL, geçici iş göremezlik zararının ise (... ödemesi rücu edildikten sonra) 2.038,74.-TL olduğu tespit edilmiştir.... raporunda davacının bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtildiğinden, davacının bakıcı gideri talebinin reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile talep miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda artırdığı görülmüştür.
Anılan gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda █████/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde;
a) Sürekli İş Göremezlik ile ilgili olarak;
315.310,98.-TL'nin, █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Geçici İş Göremezlik ile ilgili olarak;
2.038,74.-TL'nin, █████/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c) Geçici bakıcı ücreti talebinin REDDİNE,
2) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 21.678,16.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.378,51.-TL. (106,91 TL peşin harç ve 1.271,6‬0 TL ıslah harcı toplamı) harcın mahsubu ile bakiye kalan 20.299,65.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 106,91.-TL peşin harç, 54,40.-TL başvurma harcı, 1.271,6‬0.-TL ıslah harcı ve 7,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.440,71.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.500,00.-TL bilirkişi ücreti, dava dilekçesinde talep edilen 1.260,00.-TL adli rapor ücreti ve 505,80.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.265,80.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 9.229,61.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 36,19.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.314,84.-TL.'nin davalıdan tahsili; 5,16.-TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
4) Vekâlet Ücreti :
a) Davacı tarafın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 317.349,72.-TL. üzerinden) takdir edilen 50.775,96.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Davalı tarafın kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 1.244,25.-TL. üzerinden) takdir edilen 1.244,25.-TL. vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.█████/2025
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!