Ankara BAM 21. Hukuk Dairesinin ticari şirket genel kurul kararının sahte imza ile müdür atanması nedeniyle iptaline dair asli müdahale ve hukuki dinlenilme hakkı ihlali istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, bir şirketin genel kurul kararının, vekalet yetkisini aşarak sahte imza ile müdür atanması sebebiyle butlanının tespiti istemiyle açılmış; ilk derece mahkemesi, davalı şirketin davayı kabulü ve Adli Tıp Kurumu raporuyla imzanın sahte olduğunun tespiti üzerine davanın kabulüne karar vermiş, ancak feri müdahil, yargılama sürecinde mevcut başka bir dosyanın bekletici mesele yapılmaması ve esasa ilişkin savunmalarının incelenmemesi nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ :ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali/Butlanı İstemli)DAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı feri müdahil vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava dışı ...'ye █████/2017 tarihli vekaletname ile sadece temsil yetkisi verdiğini, ...nin müvekkilinin imzasını taklit ederek █████/2018 tarihli karar ile kendini müdür atadığını, sonrasında █████/2018 tarihinde tescil ve ilan edildiğini, sahte ortaklar kurulu kararının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████████ E sayılı dosyasına defter aslının ibraz edilmesiyle öğrendiklerini, imza incelemesi talepleri üzerine İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nin █████/2020 tarihli raporu ile imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından bu husus hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı'na belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, ...'nin müdürlük sıfatını hiçbir zaman kazanmadığını gösteren davalı şirket adına basılmış Ankara 50. Noterliği'nin █████/2015 tarihli ve ... yevmiye numarası ile onaylanmış karar defterinin 2018/2 sayılı kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin gayri faal durumda olduğunu, şuan gelirinin olmaması, resmi bilirkişi listesinden kayyım atanması halinde ücretini ödeyemeyecek durumda olması, davacı ve davalının kayyım atanacak kişi üzerinde uzlaşmış olması nedeniyle üzerinde uzlaşıldığı bildirilen kişinin kayyım olarak atanmasını, adli tıp raporuyla yokluğu iddia olunan müdürlüğün taklit imza ile oluştuğunun tespit edilmesi nedeniyle davacı tarafından aleyhine açılan davayı kabul ettiklerini, dava edilen genel kurul ve alınan kararın yok hükmünde sayılmasına karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.Feri müdahale talep eden ... vekili dilekçesinde özetle; dava konusunun Müvekkilin müdürlük kararına ilişkin olduğunu, işbu dosyada verilecek kararın sonucundan direkt olarak müvekkili ...nin etkileneceğinden müvekkilin davada davalı şirket yanında feri müdahil olmasında hukuki yararı bulunduğunu belirterek, müdahele talebinin kabulünü talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; kesin nitelikli olan BAM kaldırma karar sonrası ... vekilinin feri müdahle talebinin ara karar ile kabulüne karar verildiği, yine yargılama sırasında üçüncü kişi ... ... Mad. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili █████/2025 tarihli dilekçeyle iş bu davaya asli müdahale talebinde bulunduğu, 6100 sayılı HMK 65. Madde gereğince, yargılama konusu şey üzerinde kısmen yada tamamen hak iddia edebilen üçüncü kişi vekilinin asli müdahale talebinde bulunabileceğinin belirtildiği, iş bu dava konusu TTK nun 622. maddesi atfı ile aynı yasanın 446. maddesinde şirket genel kurul kararının iptalini isteyebilecek kişilerin sayıldığı bunların pay sahipleri, yönetim kurulu ve kararın yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her hangi biri tarafında açılabileceği, bu durumda, üçüncü kişi şirketin bu davacı açabilecek kişilerde olmadığından asli müdahale talebinde aktif husumet yokluğu nedeniyle bulunamayacağı anlaşılmakla davanın aslına ilişkin kabul kararı, davanın taraflarınca istinafa götürülmediği gibi davalı tarafın kabulü ile HMK 308. vd maddeleri geregince davanın kabulüne karar verildiğinden, asıl dava yönünde yeniden hüküm verilmemiş, ancak hüküm infazda teredüt oluşturması için tekrar edilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİAsli müdahile talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davadan önce müdahale talebinde bulundukları Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ve ███████ K. sayılı kararının hali hazırda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesininde incelemede olduğunu, işbu dosyanın önceki kararı hali hazırda istinaf incelemesindeyken taleplerine rağmen mahkemece bekletici mesele yapılmayarak dosyanın aceleyle karara çıkarıldığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, asli müdahilin esasa ilişkin derdestlik, tüzel kişilik perdesinin aralanması ve zaman aşımı yönünden esasa ilişkin beyanları incelenmeksizin karar verildiğini bildirerek, hak kaybına uğramamak adına ve de hukuki dinlenilme hakkının ihlali sebebiyle , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; davalı şirketin █████/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı şirkette alınan █████/2018 tarih, ███████ sayılı karar ile; "...’nin aksi karar alınıncaya kadar münferiden atacağı imza ile davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasına" ilişkin müdür atama kararının verildiği, bu kararda şirketin tek ortağı olan ... adının yanında imzasının yer aldığı görülmüştür.Yine davalı şirkette alınan █████/2017 tarih, ███████ sayılı karar ile de; davacı şirketin Ankara’da olan adresinin Muğla ili Bodrum ilçesine nakledilmiştir. Bu karar altında da şirketin tek ortağı olan ... adı yanında imzasının bulunduğu görülmüştür.Dosyada bir örneği yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen █████/2020 tarihli raporda; inceleme konusu karar defterinin ███████ ve ███████ karar sayılı sayfalarında ... adına atılı imzalar ile ...’nun mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, imzaların ...’nun eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.Somut olayda ; davanın ... tarafından ... ...ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açıldığı, davacı vekilinin , ...'ye █████/2017 tarihli vekaletname ile sadece temsil yetkisi verildiğini, ...'nin müvekkilinin imzasını taklit etmek sureti ile █████/2018 tarihli sahte ortaklar kurulu kararı ile kendisini müdür olarak atadığını, yapılan imza incelemesiyle de iddialarının ispat edildiğini ileri sürerek █████/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitini talep ettiği, ilgili davanın Ankara 5 ATM'nin ████████ E sayılı sırasına kaydedildiği, ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin █████/2022 tarihinde hem iş bu davada asli müdahale talebinde bulunduğu gibi , hem de bu talebinden ayrı olarak da aynı gün asli müdahale talebi ile açtığı bağımsız davanın Ankara 3 ATM'nin ████████ E sayılı sırasına kaydedildiği,Yine █████/2022 tarihinde de ...'nin de Ankara 5 ATM'nin ████████ E sayılı dosyasına feri müdahale talebinde bulunduğu, Ankara 3 ATM'nin ████████ E sayılı sırasına kaydedilen ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin asli müdahaleye ilişkin davasının █████/2023 tarihinde Ankara 5 ATM'nin ████████ E sayılı dosyası ile birleştirildiği, Akabinde Ankara 5 ATM'nin █████/2023 tarih, ████████ E ████████ K sayılı ilamı ile dosyanın (dolayısıyla içindeki birleşen Ankara 3 ATM'nin ████████ E sayılı dosyasının) Ankara 12 ATM'nin ████████ E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Ancak Ankara 12 ATM'ce ilk celse birleşen Ankara 5 ATM ████████ E ve Ankara 3 ATM ████████ E sayılı dosyaları Ankara 12 ATM'ce ████████ E sayılı dosyasından tefrik edilerek ayrı ayrı esaslara kaydedilmesi neticesinde (Ankara 5 ATM ████████ E sayılı dosya Ankara 12 ATM ████████ E , Ankara 3 ATM'nin ████████ E sayılı istinaf incelememize konu Ankara 12 ATM ████████ E sayılı sıraya kaydedildiği) , Ankara 5 ATM'nin ████████ E sayılı dosyasının Ankara 12 ATM ████████ E sayılı sırasına kaydolduğu ve Ankara 12 ATM'nin █████/2024 tarih, ████████ E ve ███████ K sayılı ilamı ile , davacının davasının HMK'nun 308 maddesi gereğince kabulü ile , davalı ... Ltd Şti'nin █████/2018 tarihli ve 2018/2 sayılı ve ''...'nin müdür olarak atanmasına ilişkin '' ortaklar genel kurulu ve alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, İlgili kararın fer'i müdahil ... tarafından istinaf edilmesi üzere , Ankara 12 ATM'nin █████/2024 tarih, ████████ E ve ███████ K sayılı kararının Dairemizin ████████ E -███████ K sayılı ilamı ile ''... elde ki davada da fer'i müdahilin, müdahale talebi hakkında hükümden önce, yargılama aşamasında usulünce verilmiş olumlu/ olumsuz bir karar bulunmaması, tefrik sonrası mahkemenin ████████ Esas sayılı dosyası kapsamında duruşma gün ve saatinin fer'i müdahile bildirilmemiş olması dikkate alındığında, fer'i müdahilin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine yönelik istinaf istemlerinin somut dosya kapsamında gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, tefrik sonrası alınan yeni esas da fer'i müdahile yer verilmeyerek iddia ve savunmalarını ileri sürme hakkı tanınmaksızın, gerekçeli karar kapsamında fer'i müdahale talebi yönünden değerlendirme yapılması yanlış olup usul ve yasaya aykırıdır...'' gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği, Dairemiz kaldırma kararı sonrası dosyamızın Ankara 12 ATM'nin ████████ E sayılı sırasına kaydedildikten sonra Dairemiz kaldırma kararı gereği yerine getirildiği aşamada , █████/2025 tarihinde ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yeniden eldeki dosyada asli müdahale talebinde bulunduğu,Ankara 12 ATM'nin █████/2025 tarih, ████████ E ve ████████ K sayılı ilamı ile ''Davacının davasının HMK'nın 308 maddesi gereğince kabulü ile; davalı ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin █████/2018 tarihli ve 2018/2 sayılı ve " ...'nin müdür olarak atanmasına ilişkin"ortaklar genel kurulu ve alınan kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ve asli Müdahale Talebinin aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine'' karar verildiği, ilgili kararın bu kez asli müdahil ... şirketi tarafından █████/2025 tarihinde istinafı üzerine dosyanın Dairemiz yukarıdaki esasa kaydedildiği görülmüştür. Asli müdahale talep eden ... şirketinin istinaf itirazları doğrultusunda somut olay irdelendiğinde; Yukarıda ayrıntısı ile safahatı özetlen somut dava genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir.Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ela alınabilir.Bilindiği üzere,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 447. maddesinde ise genel kurulun hangi tür kararlarının batıl olduğu hüküm altına alınmış durumdadır.Kavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.Şirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır.Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konusudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190).İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur.Es söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.3.2008 gün ve ███████-246 E., ████████ K. sayılı ilamında da benimsenmiştir. Yine TTK'nun 445. maddesinde; "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." hükmü düzenlenmiştir. 446. maddesinde ise; "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." düzenlemesi mevcuttur. Asli müdahil ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ... ...ve Ticaret Limited Şirketinin pay sahibi veya yönetim kurulu/üyesi olmadığı dikkate alındığında , ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ... ...ve Ticaret Limited Şirketinin genel kurul kararının iptali davasını TTK'nun 446 maddesi uyarınca açabilecek kişilerden olmadığı yönündeki yerel mahkeme kabulü yerinde ise de, Somut olayda, ... ...ve Ticaret Limited Şirketinin █████/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talepli davaya asli müdahale talebinde bulunulmuştur. Yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere , yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve ilgilisi olmak şartıyla herkesin bu geçersizliği ileri sürebileceği izahtan varestedir. Ancak somut uyuşmazlıkta asli müdahale talep eden ... ... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından , davaya konu genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilmemiş, bilakis ... tarafından ... ...ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan , █████/2018 tarih ve 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti talepli davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nun 65. maddesinde asli müdahil tarif edilmiştir. Buna göre , "(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır" hükmü uyarınca asli müdahil olmak için üçüncü şahsın davanın konusu olan şey veya hakkın kendisine ait olduğunu ileri sürmesi gerekmektedir. Asli müdahilin davasını hem davacıya hem de davalıya yöneltmesi gerekir. Hal böyle olunca, HMK’nun 65. maddesine göre, asli müdahil olmak için üçüncü şahsın davanın konusu olan şey veya hakkın kendisine ait olduğunu ileri sürmesi gerektiği , oysa ki davacı yanca asli müdahale talep dilekçesinde, sadece Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ve ███████ K. sayılı müdahale talep edilen asıl davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, dolayısıyla asli müdahale koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, ilk mahkemesince bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı şekilde aktif husumet yokluğu nedeniyle asli müdahale talebin reddi yönünde hüküm tesisi gerekçe yönünden usul ve yasaya aykırı bulunmuş ise de, istinafa gelen tarafın sıfatı değerlendirildiğinde verilen aktif husumetten red kararının, asli müdahale talebinin şartları oluşmadığından red kararına göre lehe olduğu dikkate alınarak, istinafa gelen asli müdahale talep eden şirketin istinaf itirazlarının dinlenme olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararının istinafa gelenin sıfatı dikkate alınarak kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Asli müdahilden alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın asli müdahilden alınarak Hazineye gelir kaydına, 3- Asli müdahil tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -