KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY iltisakının, beraat kararına rağmen Bank Asya işlemleriyle devam ettiğine hükmeden Bölge İdare Mahkemesi kararının Danıştayca temyiz incelemesi.
Özet: Kamudan ihraç edilen davacının OHAL Komisyonu tarafından iade talebinin reddedilmesi üzerine açtığı davada, ilk derece mahkemesi terör örgütüyle iltisak iddiasıyla ret kararını onamış; ancak temyiz üzerine bozulan kararın yeniden incelenmesinde bölge idare mahkemesi, davacının terör örgütüne yardım suçundan kesinleşmiş beraat kararına rağmen, FETÖ/PDYnin talimatıyla Bank Asyaya para yatırma eylemi, banka hesap hareketlerindeki artış ve çelişkili savunmaları ışığında, masumiyet karinesi ile "irtibat veya iltisak" kriterlerini dengeleyerek kamu görevinden çıkarmanın hukuka uygunluğunu değerlendirmektedir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasıyla cezalandırıldığı, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimat verdiği tarih sonrasındaki dönemde arttırdığı, █████ Aralık 2013 süreci ve devamında, Bank Asya isimli banka hesabında bulunan para miktarını artıran davacının, bu eylemi sebebiyle FETÖ/PDY terör örgütüyle bağ kurduğu, söz konusu tespitin yoğunluğuna göre, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile en az irtibat ve iltisak düzeyinde bağı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu haliyle Anayasa'da yer verilen sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşılan davacının, kamu görevine iadesi istemiyle yaptığı başvurunun Komisyon tarafından reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine dair (... ACM. E:...) kararın temyiz aşamasında bozulduğu ve bozma kararı üzerine delil yetersizliği gerekçesiyle verilen beraat kararının (... ACM. E:...) kesinleştiği görüldüğünden, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmayan davacının masumiyet karinesi gereği anılan suçu işlediğinin kabul edilemeyeceği açık olmakla birlikte, davacı yönünden söz konusu ceza yargılamasından bağımsız olarak Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile "irtibatının veya iltisakının" bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılması karşısında söz konusu ceza yargılamasındaki tespitlerin "iltisak ve irtibat" kriterleri yönünden dikkate alınabileceğinin açık olduğu, Dairece yapılan ara kararına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından verilen cevap ekinde yer alan davacının Bankasya hesap bilgileri ve ceza yargılamasındaki tespitler incelendiğinde; davacının FETÖ/PDY ile iltisaklı Bankasya'da ilk kez █████/2010 tarihinde hesap açtırdığı (Vadesiz TL hesabı), Bakiyeli Hesap Bilgileri incelendiğinde söz konusu hesapta 2014 yılına kadar hiçbir hareket bulunmadığı ve bakiyenin "0-TL" olarak seyrettiği, FETÖ/PDY'nin Bankasya'ya para yatırma talimatı sonrasında █████/2014 tarihinde altın hesabı açtırdığı ve 10.786,96- TL tutarında (118,88-gr) hurda altın alım işlemi gerçekleştirdiği, █████/2015 tarihinde ise söz konusu tutarı çektiği ve bakiyesinin "0-TL"ye düştüğü, Bankasya'nın TMSF'ye devredildiği Mayıs 2015 tarihinde hesaplarını kapattırdığı, dolayısıyla davacının 2010 yılında hesap açtırdığı açtığı Bankasya'da █████/2014 tarihli para yatırma ve █████/2015 tarihli para çekme işlemi dışında hiçbir işleminin bulunmadığı, öte yandan davacının ... Bankasından █████/2014 tarihinde 15.000,00-TL kredi kullandığının anlaşıldığı, davacının 2010 yılında açtırdığı Bankasya hesabında FETÖ/PDY'nin Bankasyaya finansal destek talimatına kadar hiçbir işlem gerçekleştirilmediği ve hesap bakiyesinin 2014 yılına kadar "0-TL" olarak gerçekleşmesine karşılık örgütün talimatı sonrasında bakiyenin █████/2014 tarihli işlemle 10.786,96-TL'ye çıktığı ve bu meblağın █████/2015 tarihine kadar hesapta kaldığı, davacının ceza soruşturmasındaki savunmasında evlendikten sonra ellerindeki parayı "faizsiz bankacılık" nedeniyle Bankasya'ya yatırdıklarını beyan ederken, ceza kovuşturmasında söz konusu savunmayı inkar ederek "karlılık" amacıyla para yatırdığını, beraat kararında yer alan savunmasında; düğünden kalan altınlarını hırsızlık tehlikesi nedeniyle Bankasya'ya yatırdığını, idari soruşturmada ise Bankasya'ya "kazanç elde etmek" amacıyla para yatırdığını, sonrasında yaptığı hatanın farkına vararak hesabını kapattığını beyan ettiği görülmüş olup Bankasyaya faizsiz Bankacılık nedeniyle para yatırdığını beyan eden ve Bankasyada parası bulunmasına karşın ihtiyacını buradan karşılamak yerine █████/2014 tarihinde İş Bankasından faizle kredi kullanan davacının Bankasya hesap hareketlerinin örgütün talimatıyla uyumlu olduğu ve FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisakı yönünden dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşıldığı, dosyada bulunan davacının hakkındaki idari soruşturmadaki ifadesinde; Üniversite öğrenimi döneminde Bursa'da FETÖ/PDY terör örgütüne ait yurtta kaldığını, dikey geçişle üniversite öğrenimine davam ettiği Manisa'da da FETÖ/PDY terör örgütüne ait evde kaldığını, FETÖ/PDY ile iltisaklı Zaman Gazetesi'ne Ekim 2013-Mart 2014 tarihleri arasında aboneliğinin olduğunu ikrar ettiği ve Laboratuvar Müdür yardımcısı Doç.Dr. (T.H.Ç.) ile Manisa'da üniversite öğrenimi döneminde FETÖ/PDY evinde kalırken tanıştığını, bu kişinin FETÖ/PDY ile ilişkili olduğunu düşündüğünü, bu kişiyle ilişkisinin sağlık problemi konusunda görüşmesinden kaynaklandığını beyan ettiği, ceza yargılamasında yapılan HTS incelemesinde FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği isnadıyla haklarında adli işlem yapılan kişilerle telefonla görüşme kayıtları olduğunun tespit edildiği,
dosyada bulunan özet bilgi tablosunda; tanık ifadelerinde FETÖ/PDY terör örgütüyle ilişkili olduğunun ve çalıştığı kurumda FETÖ/PDY yapılanması içinde olduğu kanaatinin hakim olduğunun belirtildiği, dava konusu Komisyon kararında; Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında; davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı olduğuna dair kurum kanaati olduğu belirtilmiş, davacı hakkında yapılan idari soruşturmadaki Üniversite Akademik Personel Soruşturma Komisyonu görüşünde de aynı yönde ifadelere yer verildiğinin görüldüğü, uyuşmazlıkta, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Bankasya'ya (Örgütün talimatı sonrasında) 2014 yılından itibaren para yatırması, FETÖ/PDY terör örgütüne ait yurt ve evlerde kaldığına, Zaman Gazetesi aboneliğine ilişkin ikrarı, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan haklarında adli işlem yapılan şahıslarla irtibatına dair HTS tespitleri ve davacı hakkındaki kurum kanaati davacının savunma ve beyanları ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, dolayısıyla davacının başvurusunun reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında ve davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat ya da iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği, adli yardımın yargılama giderlerinden tam bir muafiyet sağlaması gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Bankasya'ya (Örgütün talimatı sonrasında) 2014 yılından itibaren para yatırması, FETÖ/PDY terör örgütüne ait yurt ve evlerde kaldığına, Zaman Gazetesi aboneliğine ilişkin ikrarı, FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan haklarında adli işlem yapılan şahıslarla irtibatına dair HTS tespitleri ve davacı hakkındaki kurum kanaati davacının savunma ve beyanları ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu görüldüğünden, temyiz isteminin reddi ile ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde ... olarak görev yapmakta iken Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurusu ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçu kapsamında yürütülen ceza yargılamasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, yapılan temyiz başvurusu neticesinde Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyet hükmünün bozulduğu, yeniden yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği, Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan kararın (temyiz kanun yoluna başvurulmadan) █████/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
█████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde: ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti (Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararıyla 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunması, anılan Bankada █████/2014 tarihinde 10.786,96 TL para yatırması, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkum edildiği, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında üniversite yıllarında örgüt evinde kaldığı, HTS Analiz Raporunda birçok örgüt üyesi ile telefon kayıtları olduğu, çalıştığı kurum tarafından gönderilen personel bilgi dosyasında FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu gösterilmiş; davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre, davacı hakkında Akademik Personel Soruşturma Komisyonunca inceleme yapıldığı, ifadesi ve savunması alındığı, yapılan inceleme neticesinde, davacının 2000-2002 yıllarında öğrenciyken bir dönem örgüt evlerinde kaldığı, Ekim 2013-Mart 2014 döneminde Zaman Gazetesi aboneliği olduğu, alınan tanık ifadelerine göre davacının örgüt üyesi olduğunun belirtildiği, kurum genelinde davacının FETÖ/PDY yapılanması içerisinde olduğu kanaatinin hakim olduğu tespitlerine yer verilmiş olduğu görülmüştür.
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Örgüte insan kazandırma faaliyetlerinde bulunduğuna, örgütün otel ve yurtdışı organizasyonlarına dahil olduğuna, örgütün gizli haberleşme programlarını kullandığına, örgüte müzahir dernek, sendika veya bir vakfa üye olduğuna, örgüt içi kod isim kullandığına, örgüte himmet verdiğine dair hakkında herhangi bir tespit veya delil bulunmayan sanığın, Bank Asya hesap hareketleri üzerinde mahkememizce yapılan incelemeye göre, "Hesap açılış tarihinin █████/2010 olduğu, ana hesabın uzantısı olarak toplamda 1 adet altın hesabının olduğu, 2 ek nolu altın hesabının █████/2014 tarihinde açtırıldığı, bu hesap dışında sanığın döviz, altın ve TL cinsinden katılım hesabı açtırmadığı, █████/2014 tarihinde 118,88 gram hurda altın alımı gerçekleştirdiği, bu nedenle şubat ayında bakiyenin 11.238 TL, Mart ayında 10.673 TL, Nisan ayında 10.467 TL, Mayıs ayında 10.051 TL, Haziran ayında 10.670 TL, Temmuz ayında 10.554 TL, Ağustos ayında 10.631 TL, Eylül ayında 10.566 TL, Ekim ayında 9.889 TL, Kasım ayında 10.026 TL, Aralık ayında 10.657 TL, 2015 yılının Ocak ayında 11.670 TL, devam eden aylarda 0 TL olduğu, sanığın 2014 yılının Şubat ayında yatırdığı tutarı 2015 yılının Şubat ayında çekmesi nedeniyle Bank Asya'daki işlemlerinin rutin hesap hareketleri olduğu kabul edilmekle, Yargıtay yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, sanığın "evliliğinden kalan altınları hırsızlık endişesi taşıdığı ve en yüksek kar marjının Bankasya olması sebebiyle 2014 yılının Şubat ayında 118 gram altını Bankasyaya yatırdığı, vadesi dolduğunda çektiği" yönündeki hayatın olağan akışına ve aksi kanıtlanamayan savunmasına uygun hesap hareketlerine göre, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığı ya da örgüt liderinin talimatı doğrultusunda bankacılık işlemi yaptığı hususunda her türlü kuşkudan uzak mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığı gözetilerek sanığın üzerine atılı suçtan CMK’nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek" gerektiği gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği ve bu kararın da kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar Bank Asya'da hesabının bulunduğu görülse de, hesaba ilişkin ceza yargılaması sürecinde yapılan tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, davacının örgüt talimatıyla Bank Asya'da hesap açtığı veya hesabındaki mevduatını artırdığından söz edilemeyeceğinden, davacının rutin bankacılık olarak gerçekleştiği kanaatine varılan bankacılık işlemlerinin örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, HTS Analiz Raporunda birçok örgüt üyesi ile telefon kayıtları olduğu, personel bilgi dosyasında FETÖ/PDY ile bağlantısı-ilişkisi olduğu yönünde değerlendirmede bulunulduğu, davacı hakkında Akademik Personel Soruşturma Komisyonunca inceleme yapıldığı, ifadesi ve savunması alındığı, yapılan inceleme neticesinde, davacının 2000-2002 yıllarında öğrenciyken bir dönem örgüt evlerinde kaldığı, Ekim 2013-Mart 2014 döneminde Zaman Gazetesi aboneliği olduğu, alınan tanık ifadelerine göre davacının örgüt üyesi olduğunun belirtildiği, Üniversite genelinde davacının FETÖ/PDY yapılanması içerisinde olduğu kanaatinin hakim olduğu belirtilmiş ise de, bu beyanların soyut nitelikte olduğu, dolayısıyla davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibatını gösterecek yeterlilikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakı noktasında hükme esas alınan ve davalı idarece dosyaya sunulan özet bilgi tablosunda; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olduğu yönünde tanık ifadeleri olduğu belirtilmiş ise de; bu hususu destekleyen herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığı görülmekte olup, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu sebeplerle, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY :
Delil değerlendirmesinin bütün olarak yapılması gerektiğinden, dosyadaki mevcut delillerin irtibat veya iltisaklı olma yönünde kanaat edinilmesi için yeterli olduğu, İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kararın hukuk ve usule uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!