İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında, davacı şirket, sahte imza ve senedin geçersizliği iddiasıyla icra baskısı altında ödediği borcun yokluğunu ve takibin iptalini talep etti.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, aleyhinde başlatılan icra takibine dayanak gösterilen kambiyo senetleri üzerindeki yazı ve imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, senetlerde belirtilen lehtar ve ciranta ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla senetlerin sahte olduğunu ve herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek, ticari itibarını korumak adına ihtiyati haciz sırasında icra veznesine yatırdığı paranın davalıya ödenmemesi, borçsuz olduğunun tespiti ve icra takibinin iptalini talep etmektedir; davalı ise senetlerin geçerli olduğunu, imzaların davacıya ait olduğunu ve kambiyo senedi hukukunun soyut niteliği gereği, davacının alacağın tahsilini engellemeye yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2021KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Takibe konu senetlerin üzerindeki yazı ve imzalar müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin münferiden yetkilisi'nin ... olduğunu, dava dilekçesinin ekinde sundukları vekaletname ve müvekkili şirket yetkilisine ait imza sirkülerinde yer alan müvekkili şirket yetkilisinin imzası ile takip konusu bonolar üzerindeki imzalar çıplak gözle incelendiğinde dahi iki imza arasında açıkça büyük fark bulunduğunun, senet üzerinde yazılmış olan metinlerin de müvekkili şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığını, icra takibine konu senetler üzerindeki isimler ile müvekkili şirket arasında hiçbir ticari, hukuki ya da kişisel ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde senetler üzerinde isimleri yazılı lehdar ve ciranta ile aralarında hiçbir ilişki olmadığının görüleceğini, karşı tarafla hiçbir ilişki kurulmamış iken namlarına senet düzenlendiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ne lehdara ne de alacaklı görünen cirantaya hiçbir surette borcu bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinden, alacaklı görünen tarafın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... D.İş dosyası ile aldığı ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkili şirketin sicilde kayıtlı adresine 15.11.2021 tarihinde menkul haczi için gelindiği aşamada haberdar olunduğunu, söz konusu adreste aynı zamanda müvekkili şirket ile alakası olmayan ...A.Ş'nin sahibi olduğu ...' yakıt istasyonu olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu bina içerisinde yalnızca bürosu bulunmadığını, işbu durumun haciz tutağında da sabit olduğunu Müvekkili şirketin, aynı adreste mukim diğer 3.kişilerin zor durumda kalmaması adına ve ticari itibarını müdafaa etmek maksadıyla ihtiyati haciz esnasında, icra baskısı altında, gerçekten var olmayan sahte imzayla tanzim edilmiş senetlere dayalı ihtiyati haciz tutarında parayı icra veznesine yatırmış bulunduğunu, müvekkil şirketin, telafisi zor ve hatta imkansız olabilecek derecede zarara uğrama ihtimalinin olduğunu, icra takibine konu senetler müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini , senetler üzerinde bulunan imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını , senetler üzerinde lehdar ve ciranta görünen taraflarla hiçbir şekilde ilişkisi olmadığını , söz konusu senetlerin sahte olarak düzenlendiğini tekrar ettiklerini, müvekkili aleyhine yapılan ihtiyati haciz sonucu gerçekte var olmayan borç, icra baskısı ve tehdidi altında icra veznesine yatırıldığın, alacaklı görünen davalı tarafın Türk uyruklu olmadığını müvekkili şirketle aralarında hiçbir ilişki bulunmadığını, huzurdaki dava sonuçlandığında ödenen paranın istirdadı konusunda büyük belirsizlikler ve güçlükler oluşacağını, müvekkili şirket tarafından icra veznesine yatırılan paranın davalı/alacaklı görünen tarafa ödenmesi halinde yapılması durumunda müvekkili şirket telafisi zor ve hatta imkansız olabilecek derecede zarara uğrayacağını belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkemeniz aski kanaatte olması halinde uygun göreceği miktarda teminat karşılığında iik.md.72 kapsamında icra takibinin durdurulması ve müvekkilince ödenen icra veznesindeki paranın davalı/alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, yargılama neticesinde müvekkili şirketin alacaklı görünen tarafa borçlu olmadığının tespitine, ... 26. İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, kötü niyetli ve ağır kusurlu olması nedeniyle davalı/alacaklı görünen tarafın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı dava dilekçesinde, takibe konu senetlerin üzerindeki yazı ve imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, ayrıca davacı tarafın imzalar arasındaki farkın çıplak gözle görülebileceğini iddia ettiğini, kesinlikle kabul etmemekle beraber, imzalar arasındaki fark çıplak gözle fark edilmediğini, takibe konu senetler üzerindeki yazı ve imzalar davacıya ait olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde soyut ve kabulü taraflarınca mümkün olmayan ve hayatın olağan akışına aykırı iddialar ile müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellenmek istediklerini, davaya konu alacağın temeli kambiyo senedi olduğunu, davacı taraf borçlu olmadığını ancak yazılı delillerle ispat edebileceğini, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra doğumuna sebep olan ilişkideki herhangi bir uyuşmazlık veya aksaklık evrakın geçerliliğine etki etmez bu nedenle HMK m. 201 uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin kesin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıran veya azaltan hukuki işlemlerin kesin delillerle ispatı gerekmekte olduğunu, davacı tarafın mesnetsiz iddialarla, usul ve yasaya aykırı huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı yan müvekkiline olan borcunu ödememek için hiçbir yasal dayanağı olmayan, genel geçer ifadelere dayalı iddiaları ile huzurdaki davayı açtığını, davada davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin kabulü için iddiasında haklılığını yaklaşık olarak ispatlamış olması gerektiğini, davacı tarafın borcu bulunmadığı yönündeki iddiaları soyut beyandan ibaret olduğunu bu iddiasını ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, bu sebeple somut olay bakımından İhtiyati tedbir koşulları oluştuğundan söz edilmesi mümkün olmadığını belirterek, ihtiyati Tebdir Kararına ilişkin itirazlarının kabulü ile ara karardan dönülmesine, Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...İncelemeye konu olan; 25.000,00 USD Miktarlı, █████/2020 Tanzim Tarihli, █████/2020 Vade Tarihli Senet ve1.300,00 USD miktarlı █████/2020 tanzim tarihli, █████/2020 vade tarihli 2 adet senet,üzerindeki borçlu imzalarının, davacı şirketin imza yetkilisi ...'in mevcut imza örnekleriyle göstermiş olduğu tam ve açık benzemezlik nedeniyle kendisinin eli ürünü olmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 2004 Sayılı İİK'nun 72 madde gereğince ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış menfi tespit davasıdır.... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas icra takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ''Örnek No:10'' ödeme emri düzenlendiği, takip dayanağı kıymetli evrakın 2 adet senet olduğu, davacı tarafın borçlu sıfatında, davalı tarafın alacaklı sıfatında olduğu anlaşıldı.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK █████/2006 tarih, ... E., ...K. sayılı kararı)Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller incelendiğinde, davacı tarafça aleyhine başlatılan icra takip dosyasından dolayı borcunun olmadığı, dayanak belgedeki imzaların tarafına ait olmadığı iddiası ile borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafından ise davanın ödemeden kaçınmak amacıyla mesnetsiz olarak huzurdaki davayı ikame ettiği iddiası ile davanın reddini talep edildiği, davacı tarafça şirket yetkisine senetler üzerindeki imzanın ait olmadığı iddiasına ilişkin olarak mahkememiz dosyasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabında davacı şirket yetkilisi olarak bildirilen ...'e ait mukayeseye esas imza asılları toplanıldığı, iddia ve savunmalar doğrultusunda, mahkememiz kasasında bulunan tüm belge asılları ile birlikte yazı ve imza incelemesi yapılarak, davaya konu belge asılları üzerinde bulunan imzanın davacı şirket yetkilisi ...'in eli ürünü olup olmadığının tespiti için dosyanın grafolog bilirkişiye tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporu ile dava konusu senetler üzerindeki imzaların şirket yetkili olan ...'in eli ürünü olmadığının tespit edildiği, uzman bilirkişi tarafından çek düzenleme tarihi öncesi ve sonrası tarihli borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzaları taşıyan belge asıllarının mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun şekilde yapıldığı ,imzanın kaligrafik ve karakteristik özelliklerinin ayrıntılı şekilde belirtildiği ve değerlendirildiği, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu, iş bu rapor ile davacı tarafın imzaya ilişkin itirazının yerinde olduğu, “imzanın sahte olması” iddiasının senedin hükümsüzlüğüne yönelik olduğu, iyi niyetli olsa dahi her hamile karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıya ait olmayan imzanın yer aldığı çek nedeniyle davacının sorumlu tutulamayacağı, iş bu çek nedeniyle borçlu olmadığı, davalı tarafça █████/2026 tarihinde davacı şirket için suç duyurusunda bulundukları ve sonucunun beklenilmesine ilişkin talebinin ise █████/2021 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiği, talebin 6. Celse de dosyanın yekün halde kararlık aşamaya geldiğinde yapıldığı, gelinen yargılama aşamasında bekletici mesele talebinin yerinde görülmeyerek mahkememizce yargılamaya devam edildiği, imzaların davacı şirket yetkisine ait olmadığı, davalı şirketin davaya konu senetler nedeniyle borçlu olmadığı, davalı alacaklının ciranta konumunda olduğu, davacı tarafın imzasının salahiyetini bilebilecek durumda olmadığı iş bu nedenle de kötüniyetinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulü ile; ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmamakla kötüniyet tazminatının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KABULÜ ile; ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,Koşulları oluşmamakla kötüniyet tazminatının reddine,Alınması gereken 17.456,74 TL harçtan peşin alınan 4.364,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.092,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 59,30 TL başvurma harcı ve 4.364,19 TL peşin harç toplamı olan 4.423,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 10.442,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Artan avansın ilgilisine iadesine,Dair, davacı vekili (e-duruşma vasıtası ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.