Danıştay, üniversitenin doktor öğretim üyesi kadrosuna en uygun aday olduğu belirlenen davacının başvurusunu reddeden işlemin iptali kararını onayladı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir üniversitenin doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuran davacının talebini reddederek başka birini atama işlemine karşı açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacıyı akademik yeterlilik ve eserleri açısından kadroya daha uygun bularak üniversitenin işlemini iptal etme ve davacının yoksun kaldığı mali hakları yasal faiziyle birlikte ödeme kararlarını hukuka ve usule uygun görmüş; böylece üniversitenin temyiz istemini reddederek alt mahkemenin kararını oyçokluğuyla onamıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Düzce Üniversitesi... Fakültesi ... Bölümü'nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma talebiyle yapılan başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlem ile bahsi geçen kadroya yapılan atama işleminin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; konuya ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, davacının ve uyuşmazlık konusu kadroya ataması yapılan kişinin eserleri, akademik yetkinliği ve eğitim geçmişi dikkate alınarak davacının atamasının daha uygun olduğu tespitlerine yer verildiği, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle, mevzuat hükümleri ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu kadro için en uygun adayın davacı olduğu, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı mali ve parasal haklarının dava tarihinden (█████/2023) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, jüri raporları doğrultusunda A.Ç.nin atanmasının uygun görüldüğü, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, idarenin takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Üye ...'nın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca davanın temyize tabi davalardan olmadığı, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin azlık oyuna karşın işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından taraflara iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde usulde ve esasta oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X-) Dava; davacı tarafından, Düzce Üniversitesi ...Fakültesi ... Bölümü'nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma talebiyle yapılan başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlem ile bahsi geçen kadroya yapılan atama işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davalı Üniversitenin █████/2022 tarihli ilanında ... Fakültesi ...Bölümüne doktor öğretim üyesi kadrosu için atama yapılacağı belirtilerek, anılan kadro ile ilgili ilan şartı olarak “Siyasal Düşünceler ve İslami hareketler alanında çalışmış olmak” koşulunun belirlendiği, kadroya 4 adayın başvuru yaptığı, 2547 sayılı Kanun, Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği, Düzce Üniversitesi Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Ek Koşulları uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda Dr.A.Ç.nin doktor öğretim üyesi kadrosuna atanmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdarelerin verilen görevlerin ifasında ve yetkilerin kullanılmasında, takdir hakları bulunmakla birlikte, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, takdir yetkisinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmak zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisine sahip olduğu alanlarda tesis edilen işlemlerle ilgili olarak yapılacak yargısal denetimin de bu çerçevede olacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, her iki adayında atama şartlarını haiz olduğu yönünde açıklamalar bulunmakla birlikte; davacının nitelik yönünden, davalı idarece atanan A.Ç.ye göre daha nitelikli olduğu yönünde görüş verilmiştir..
Bu durumda, davacı ile A.Ç.nin atanma şartlarını haiz bilimsel yeterliğe sahip oldukları, atama yapma hususunda davalı idareye takdir yetkisi tanındığı ve yargı kararıyla idarenin belirli bir adayı atama hususunda zorlanamayacağı dikkate alındığında söz konusu yetki kapsamında atama şartlarını haiz olan iki adaydan davacı yerine atanan A.Ç.nin tercih edilmesinin hukuken idarenin yetkisi dahilinde olduğu, dava konusu işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, temyize konu Kararın bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!