Vekalet görevinin kötüye kullanılması sonucu murise ait taşınmazların satış bedellerinin mirasçılara ödenmemesinden kaynaklı alacak davası.
Özet: Davacılar, vefat eden babalarının vekaleten yetkilendirdiği davalının, ölümünden kısa süre önce babalarına ait üç taşınmazı satmasına rağmen, satış bedellerini babalarına ödemediği ve tapuda gösterilen değerlerin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla açtıkları davada; davalının, bedellerin murisin hesabına yattığı veya kendisine ödendiği yönündeki savunmasını yazılı belgeyle veya yeminle ispatlayamaması ve banka kayıtlarında da bu yönde bir işlem bulunmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesi davacıların talebini kabul ederek satış bedellerinin faiziyle birlikte mirasçılara ödenmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirBelli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVAAsıl ve birleşen davada davacılar; müvekkillerinin babası olan muris ...'ün 06.04.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye davacı müvekkiller ile dava dışı eşi ... 'ün hisseleri oranında mirasçı olarak kaldığını, davalının ise dava dışı ...'in ilk eşinden olan kızı olduğunu, murisin sağlığında davalıyı 08.03.2021 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğini, davalı bu vekaletnameye istinaden murisin vefatından yaklaşık 15 gün kadar önce muris üzerine kayıtlı ... ili ... ilçesi ..., 157 ada, 1 parsel numaralı taşınmazı tapuda satış bedelini 90.000,00 TL göstererek, ... ili ... ilçesi ..., 157 ada, 10 parsel numaralı taşınmazı tapuda satış bedelini 35.000,00 TL göstererek, ... ili ... ilçesi ..., 588 ada, 2 parsel numaralı taşınmazı tapuda satış bedelini 75.000,00 TL göstererek dava dışı ... ve ... isimli şahsıslara satış suretiyle devrettiğini, satıştan sonra elde edilen paraların murise ödenmediğini, tapuda gösterilen satış bedelleri ile gerçek satış bedelleri farklı olduğunu, muris ...'e müvekkilleri dışında eşi ...'in de mirasçı olduğunu, davanın tüm mirasçılar tarafından açılamadığından muris ...'ün terekesine temsilci atanması için taraflarına süre verilmesini, dava konusu taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedeline ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 10.000,00 TL'nin taşınmazların satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında muris ...'ün mirasçılarına verilmesini istemiş, 29.11.2023 tarihli dilekçe ile talebini 1.408.516,56 TL'ye yükseltmiştir. Davacı ... terekeye temsilci olarak atanmıştır. II. CEVAP Davalı vekili; müteveffa ...'ün, hem köylüsü hem de uzaktan akrabası köyün muhtarı ... ... ile konuşup bazı taşınmazları satmak istediğini, alıcı bulmasını istediğini, ... ...'in de ...'ün yeğeni olan ... ile konuştuğunu, bu konuşma sonrasında ...'ün, muhtar ... ...'e gelerek 3 adet taşınmazı ... ile ortak almak istedikleri belirttiğini, muhtar ... ... ...'e alıcıların 3 parseli almak istediklerini haber verdiğini vekil eden ... ile arsa satışı konusunda konuşup aracılık eden ve alıcıları bulanın muhtar ... ... olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi zorla ya da baskıyla vekalet alma, arsa sattırma konusunun doğru olmadığını, ...'ün zaten ölümünden yaklaşık 1 yıl öncesinde taşınmaz satmaya karar verdiğini, yaşamının son günlerinde yürümekte zorluk çektiğini, ...'ya ve ...'a gitme gücünü kendinde görmediğinden; akıl sağlığının ve hukuki işlem ehliyetinin tam olduğunu belgeleyen heyet raporu alarak 08.03.2021 tarihli geniş yetkiler içeren vekaletname ile yetki verdiğini ve müvekkilinin de verilen yetkiler çerçevesinde vekillik görevini layıkıyla yaptığını, taşınmaz bedellerinin müteveffanın hesabına yattığını, müvekkilinin alıcılardan para almadığını, müteveffanın banka kayıtlarından bu durumun tespit edilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu'nun 21.06.2023 tarihli raporunda murisin işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, davalı vekilin satış bedelini vekil edenine ödediği iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davaya konu satış bedellerinin hesap verme yükümlülüğü kapsamında davacıya ödendiği iddiasının değer itibariyle tanıkla ispatının mümkün olmadığı, bu iddiaya yönelik yazılı belge yada yazılı delil başlangıcı sunulmadığı ve yemin deliline de dayanılmadığı, davalının satış bedelinin 3.kişiler tarafından murise banka aracılığı ile ödenmiş olduğunu savunmuş ise de; resmi senet içeriğinden taşınmazların satış bedelinin davalı tarafça nakden ve tamamen alındığı, savunmasının aksine, murisin banka hesaplarında 3.kişilerce gönderilmiş bir paranın mevcut olmadığının müzekkere cevaplarından anlaşıldığı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kabulüne, 1.408.516,56 TL satış bedelinin dava tarihi tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak muris ... mirasçılarına ... Sulh Hukuk Mahkemesi ████████ E., ████████ K. sayılı mirasçılık belgesi uyarınca yasal payları oranında verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından alınan bedelin davacıların murisine veya davacılara verildiğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu dikkate alınarak karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; ispat yükünün müvekkilde olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında raporun düzenlendiği tarihten geriye dönük olarak satış tarihine gidilerek hesap yapıldığını, hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, dava konusu yapılan taşınmazların alıcıları ile satışlara aracılık ettiği belirtilen Muhtar ...'in tanık olarak dinlenmediğini, gerek satış bedelleri gerekse bu bedellerin hangi yolla kime yapıldığının yeterince araştırılmadığını, davada taraf olmayan vekil edenin eşinin miras payının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle vekilin hesap verme yükümlülüğünün doğal sonucu olarak ispat yükü üzerinde olan davalının savunmasını geçerli delillerle ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.