Eczane sahibinin sahte küpürlü ilaçlar, haksız kazanç ve reçete usulsüzlükleri iddiaları nedeniyle kurum tarafından talep edilen tazminat ve cezai şartın temyiz incelemesine konu olduğu hukuki uyuşmazlık.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumu, bir eczaneden sahte kupürlü ilaçlar faturalaması ve mevzuata aykırı reçete uygulamaları sebebiyle haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla dava açmış, ilk derece mahkemesi eczacının sahte kupürlerde kusuru olmadığına karar vererek büyük cezai şart talebini reddederken, diğer usulsüzlüklerden kaynaklanan küçük bir alacak miktarını kabul etmiş; bu karar istinaf mahkemesince onanmış olup, davacı Kurum, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/... E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, ... Eczanesi hakkında 20.02.2012 tarihli soruşturma raporunun düzenlendiğini, soruşturma raporunda Sağlık Bakanlığı Başmüfettişi ... tarafından düzenlenen 15.10.2010 tarihli raporu ile soruşturmanın öğrenildiğini, yapılan tespit ile ... Eczanesinin asıl sahibinin davalı olduğunu, ... ve ... Eczanesinin yeşilkarta ilişkin şifreleri ele geçirdiğini, bazı hastaların raporlarının ... Eczanesine bırakmadıklarını belirttikleri halde eczanede bulunduğunu, bazı hastalara eşdeğer olmayan ilaçlar verildiğini, bazı ilaçların ise sahte küpür olarak düzenlendiğinin tespit edildiğini ileri sürerek; 7.128.465,78 alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; müvekkili hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2013 tarih ve 2010/... sayılı kararı ile takipsizlik kararı verildiğini ve itirazın reddi üzerine kararın kesinleştiğini, hastalara ilaçların verildiğini, kurum zararının söz konusu olmadığını, 2009 Protokolünün yürürlükten kalktığını, uygulanması gereken protokolün 2012 Protokolü olduğunu, dava konusu reçetelerin, raporların, hastalara verilen ilaçların sahte olmadığını, ilaçların ecza depolarından alındığını, ilaçlar üzerindeki sahte kupürler nedeniyle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, sahte kupürlerin ancak özel uzmanlık ve teknik inceleme ile tespit edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Kurum tarafından, eczacının eczanesinde sahte kupürlü ilaç kutularını kuruma fatura ederek haksız kazanç elde etmesi sonucu hakkında 2009 yılı protokolü (6.3.19) maddesi gereği 414.004,13 TL reçete bedelinin on katı tutarında 4.140.041,30 TL cezai şart uygulandığını, ancak davalının sahte kupür olayında bir dahlinin bulunmadığı, ilaçları yasal ecza deposundan temin ettiği ve faturalarının bulunduğu, kupürlerin ayrıt edilmesinin ancak ilaç firmalarının çeşitli yöntemleri ile belirlendiği, ayrıca konu ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ... kararı verildiği, davacı Kurumun davalıdan 4.140.048,30 TL alacağının bulunmadığı, davacı Kurum tarafından hesaplanan 168.173,43 TL asıl alacak ile 03.05.2018 tarihine kadar hesaplanmış 58.054,38 TL yasal faiz ile ilgili talep yönünden söz konusu tutar için davacı tarafından kurum aleyhine aynı alacak için kesintinin haksız olduğu iddiasına dayalı ... 2. Asliye Mahkemesinde ████████ Esas sayılı dosya ile dava açıldığı, yargılamada 168.173,40 TL para cezası kesintisinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine dair karar verildiği, bu husustaki uyuşmazlık o dosya kapsamında giderileceğinden bu davada yeniden değerlendirilmesi mükerrerliğe neden olacağından davalı eczacının bu tutarla ilgili davacıya borcunun bulunmadığı, kurum tarafından borç olarak çıkarılan 434.506,73 TL'nin ise 414.004,13 TL kısmının sahte kupürler ile ilgili olduğu, bakiye 20.502,60 TL borçla ilgili olarak reçetede bulunan bazı ilaçların kupürlerinin bulunmadığı, bazı ilaçlarda doz aşımının olduğu, rapor süreleri dolan ilaçların fatura edildiği ve bazı ilaçlarda uygun tanının bulunmadığı gerekçesi ile hesaplandığı, 15 adet Intron-A 30 MIU adlı ilacın eczane iskontosu düştükten sonra kesinti tutarı olan 5.006,87 TL'nin toplam 20.502,60 TL'den düşüldüğü gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne 15.495,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dava dilekçesindeki iddiaları karşılamadığını, alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarına karşı itirazların değerlendirilmediğini, 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporundaki kurum tarafından hesaplanan 168.173,43 TL asıl alacak ve faiziyle ilgili olarak davalıdan tahsili talebine ilişkin söz konusu bedelin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E sayılı dosyasında değerlendirildiğinden yeniden değerlendirilmesinin mükerrerliğe neden olacağı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, söz konusu alacak kaleminin ilgili dosyada incelenmediğini, kaldı ki söz konusu dosyanın davacısının müvekkili kurum değil, davalı olduğunu, davalı eczacı tarafından açılan söz konusu davanın menfi davası olduğunu, eczacının açtığı menfi davasının reddi ile müvekkili kurumun alacağının kesinleştiğini, eczacının açtığı davanın alacak davası olmayıp menfi tespit davası olduğunu, söz konusu karar bir eda kararı olmadığı için bu kararla kesinleşmiş olan alacağın tahsilini teminen eldeki davanın açıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kurum alacağının tahsili istemine ilişkindir.1. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2. Davacı Kurum tarafından uygulanan 168.173,43 TL'lik cezai işleme yönelik olarak her ne kadar Mahkemece, aynı alacak için ... 2. Asliye Mahkemesinin ████████ Esas sayılı açılan davada yapılan yargılama neticesinde 168.173,40 TL para cezası kesintisinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak davanın reddine dair karar verildiği, bu husustaki uyuşmazlığın eldeki davada yeniden değerlendirilmesinin mükerrerliğe neden olacağı belirtilerek davalı eczacının bu tutarla ilgili davacı Kuruma borcunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de; ... 2. Asliye Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasının, davalı eczacı tarafından davacı Kuruma yönelik olarak açılan menfi tespit davası olduğu ve yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle bahsi geçen davanın menfi tespit davası olması, eczacı tarafından Kuruma yönelik olarak açılması ve davanın reddedilmiş olması nedeniyle, eldeki davada mükerrerlik oluşturmayacağı ortadadır. Kaldı ki ... 2. Asliye Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasının kesinleşip kesinleşmediği de dosyadaki belgelerden anlaşılamamaktadır.O halde Mahkemece ... 2. Asliye Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenip davacı Kurumun talebi hakkında sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmaya karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.